Bugun...

Zeki GÜMÜŞ
NEREYE EVRİLİYORUZ!
Tarih: 27-12-2017 09:55:00 Güncelleme: 27-12-2017 09:55:00


   Dün resmi gazetede OHAL kapsamında yayınlanarak yürürlüğe giren 695 ve 696 sayılı KHK ile birçok kanunlarda değişiklik ve yeni uygulamalar getirildi. Bu değişikliklere ve yeni uygulamalara kısaca bakacak olursak;
   1- Öncelikle kamudan 2.756 personel görevlerinden ihraç edildi.
   2- KHK ile daha önce görevlerinden alınan 115 kişi ise görevlerine iade edildi.
   3- Taşeron işçi düzenlemesi ile 4/c statüsündeki işçiler 4/b (sözleşmeli) statüsüne geçirildi. Taşeron işçilerin sürekli işçi kadrosuna geçmesi, 4 Aralık 2017 itibarıyla çalıştırılmakta olanları kapsayacak. Taşeron işçiler, on gün içinde çalıştıkları idarenin hizmet alım sözleşmesinin yapıldığı birime, sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmek üzere yazılı başvurabilecekler.
   4- Barış için imza toplayan 105 akademisyen ile 50 üniversite personeli ihraç edildi.
   5- Danıştay’a 16 üye, Yargıtay’a ise 100 yeni üye kadrosu ihdas edildi. Ayrıca Danıştay ve Yargıtay üyesi olmak kolaylaştırıldı. Bunların bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin sağlık giderleri de milletvekillerine verilen sağlık güvencesi gibi güvence verilerek kurum bütçesinden ödenecek.
   6- Devletin hükmi şahsiyetine karşı eylem ve faaliyette bulunduklarından bahisle 6 öğrencinin öğrenciliklerine son verilerek okulla ilişikleri kesildi.
   7- Hükümlü ve tutuklular eğer Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar nedeni ile yargılanıyorsa, duruşmalara badem kurusu ve gri renginde tulum giyerek tek tip kıyafetle getirilecekler. Bu durumun anayasanın eşitlik ilkesi ve masumiyet karinesi yönünden uygunluğu tartışma konusu olacaktır. Tecavüzcü, hırsız sivil kıyafetle takım elbise kravatla gelirken henüz mahkûmiyeti kesinleşmemiş tutuklu tek tip kıyafetle hâkim karşısına çıkacaktır.
   8- Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu ile Şeker Kurumu kapatıldı. Tütün ve Şeker Kurumuna ve Şeker Kuruluna yapılmış olan tüm atıflar Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına yapılmış sayıldı.
   9- Milli Savunma Bakanlığına bağlı, Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Cumhurbaşkanlığına bağlandı. KHK'de, “Mevzuatta Savunma Sanayi Müsteşarlığı ile ilgili olarak Milli Savunma Bakanı’na yapılan atıflar Cumhurbaşkanına yapılmış sayılır” ifadesiyle yer aldı. Bu değişiklikle artık savunma sanayi ile ilgili tüm alım ve yatırımlar Cumhurbaşkanlığının bünyesinde yürütülecektir.
   10- Uzun süredir tartışılan Vakıfbank’ın Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait hisselerinin Hazineye devride KHK ile yapıldı.
   11- Bu KHK’ler ile 7 dernek, 7 vakıf, 2 gazete, 1 sağlık kuruluşu olmak üzere 17 kurum kapatıldı.
   12- Daha önce kapatılan Türk Genç İşadamları Vakfı tekrar açıldı.
   13- Sağlık Bakanlığında üst düzey göreve gelme de kolaylaştırıldı.
   14- MİT personellerinin istifasını güçleştiren ve görev yapmalarına ilişkin katılığı artıran cezai sorumluluk doğuran dikkat çekici bir personel düzenlemesi yapılmıştır.
   15- Dikkat çekici, kaygı verici ve tartışmaya açık diğer bir düzenleme ise; 15.7.2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden siviller hakkında soruşturma yapılmayacağı idari mali ve cezai sorumluluk doğurmayacağı belirtilmiş olmasıdır. Bu durumdan şu anlaşılmaktadır darbe teşebbüsü ve terör eylemleri olduğunun kriteri nedir ve buna kim karar verecektir. Demokratik bir hak olan toplu gösteriş ve yürüyüşün terör eylemi olarak nitelendiremeyeceğinin garantisini kim verebilir? Bu düzenleme belirsizlik ve keyfiliğe açık bir düzenleme olup, acilen bunun irdelenmesi gerekir.
   16- Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ve Ceza İnfaz Kanunlarında da birçok değişiklikler yapılmıştır. Hiç yapılmayacak değişiklikler de bu KHK ile maalesef yapılmıştır.
   17- Ekonomiye ilişkin yeni düzenlemeler de getirildi. Buna göre Varlık Fonu ve Fon tarafından kurulan alt fonlar ve fona devredilen kamu iktisadi teşekkülleri ile kamu şirketlerine dış borçlanma imkânı sağlandı. Hazine garantisini de kapsıyor.
   Görüldüğü üzere ekonomideki dış borçlanma ve hazine garantisinden tutun da savunma sanayisinin Cumhurbaşkanlığına bağlanması, kurumların kapatılması ve açılması ile kılık kıyafet uygulaması, yeni kadro ihdası, taşeron işçi düzenlemesi, kamudan personel ihracı ve öğrencilerin okullarından ilişiklerinin kesilmesine kadar artık KHK ile yönetilmekteyiz. Bu KHK de gerekçe ve dayanak olmadığı gibi içerik ve kriterde bilinmemektedir. Personel neye göre ihraç ediliyor ve neye göre geri alınıyor veya kurumlar neye göre kapatılıyor, neye göre geri açılıyor. Bütün bunların bir kriteri var mıdır? Adil ve keyfilikten uzak olduğundan nasıl emin olabiliriz? Bütün bunların denetimlerini hangi kurum neye karşı yapacaktır? Bu soruların tamamı aklıma şöyle bir soru getiriyor? Yoksa bütün yetkilerin tek bir elde tek bir iradede toplandığı, merkeziyetçi bir rejime doğru mu evriliyoruz?



Bu yazı 1102 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI