Bugun...

Süleyman KESKİN
GEL DE SUMİ’Yİ ARAMA!
Tarih: 07-11-2018 13:02:00 Güncelleme: 07-11-2018 13:02:00


Bir süredir siyasetle ilgili yazılar yazmaya başlamıştım. Siyaset konusunda çok önemli konulara değinir olmuştum. Siyaset yazıları ile önemli konulara değinme şansım olmaya başladı. Siyaset yazarlığı iyice sarmıştı beni. Ne var ki, yıllarca spor yazarlığı yapmış birisi olarak, spor yazılarını neredeyse unutmaya başlıyordum. Birden aklım başıma geldi. “Neden spor” yazmıyordum, neden sporla ilgili köşe yazmıyordum.
   Bu düşünce ile yola çıkınca aklıma önemli konular gelmeye başladı. Konu ‘spor ve futbol’ olunca satırlar kendiliğinden akmaya başladı. Siyaseti ve siyasi konuları bir kenara bırakıyorum bugünlük. Spor yazısı ile sizlere buradan bir şeyler aktarmak istiyorum.
   Konu spor ve ana mesele ise Kayserispor olunca bu satırları sizlere aktarmaya başladım. Evet, konu Kayserispor.
   Lige ‘Sağlam’ başlayan bir Kayserispor vardı. Hatırlarsınız, yeni transferlerin imza töreni oldukça görkemliydi. Kadir Has Kulüp Tesisleri bugüne kadar böyle bir coşku yaşamamıştı. Kayseri’nin çok yakından tanıdığı ve önemli başarılara imza atan Ertuğrul Sağlam ile yola çıkılmıştı. Erol Bedir başkanlığında oluşturulan yönetimin hedefi çok büyüktü. Bu hedeflerle ilgili imza töreninde çok güzel sözler söylenmişti.
   Önce ‘ilk beş’ deniyordu ve bunun ardından Avrupa kupaları hedefleniyordu. O gün taraftarın da büyük ilgi gösterdiği imza töreni akıllardan çıkacak gibi değil. Coşkulu başlayan törenin ardından lige başlanmıştı.
   Kayserispor lige evindeki Antalyaspor galibiyeti ile başlamıştı. Ardından dışarıda Bursaspor beraberliği. İçerde Yeni Malatyaspor beraberliği ve dördüncü haftada Kadıköy’de Fenerbahçe zaferi.
   Dört maçta yenilgi yok ve kazanılan sekiz puan. Sekiz puanla ilk dörde giren Sarı-kırmızılı ekibe ne olduysa Fenerbahçe galibiyetinden sonra oldu. Yenilgisiz Kayserispor’a bir haller olmuştu. Dört maçta adından söz ettiren Sarı-Kırmızılı ekipte beklenmedik sonuçlar geliyordu. Önce İzmir’de Göztepe yenilgisi, ardından Kadir Has’ta Atiker Konyaspor mağlubiyeti. Herkes üzgün, Kayseri düşünceli ve taraftar sıkıntılı. Ardından İstanbul’da Beşiktaş yenilgisi. Üç maçta sıfır puan. Bu üç maçta dokuz puan uçup gitmişti.
   Bu yenilgiler ardından yeniden çıkış hesapları yapılıyordu ve bu düşünce ile Kadir Has’ta Çaykur Rizespor maçına çıkılmıştı. Sarı-Kırmızılılar bu maçı 2-2 bitirmişti. Bu maçta telafi ederiz duygusuyla İstanbul’da Başakşehir maçına çıkılmış ve alınan 1-0’lık yenilgi. Toplam beş maç ve haneye yazılan sadece bir puan.
   Kayserispor tabana ‘demir’ atmıştı. Herkesin gözü bu kez Kadir Has Stadı’ndaki Sivasspor maçına çevrilmişti. Onuncu haftadaki 2-0’lık Sivasspor galibiyeti moral getirmişti. Kayserispor geride kalan 10 hafta sonunda 12 puanla puan cetvelinde kendine 12. sırada yer bulmuştu. Moraller düzelmiş ve herkese geleceğe umutlu bakar olmuştu. Kayserispor bu moralle Ankaragücü Osmanlı Stadı’na çıkmıştı. Bu maçta ortaya konulan silik futbol ile bu maçtan da puansız ayrılan taraf Kayserispor’du.
   Kısacası 11 haftada 3 galibiyet, 3 beraberlik, 5 yenilgi. “Neden bu sonuçları ortaya koydun” diyenleriniz olacaktır. Bir anda Rumen teknik direktör Marius Sumudica aklıma geldi. Romen teknik adamla başlanan “ligin ilk 11 maçına bir bakayım” dedim.
   Sumudica ile ilk 11 haftada alınan 19 puan. Marius Sumudica ile 11 maçta 5 galibiyet, 4 beraberlik ve sadece iki yenilgi. Kayserispor, Sumudica ile 11 maçta tarih yazmıştı. Romen teknik adam ilk yarı sonunda ilk yarıyı 30 puanla tamamlamış ve büyük bir başarıya imza atmıştı ve sonrası anlatmaya gerek yok sanırım. Marius Sumudica ile ilk 11 haftada gelen 19 puanı hatırlayınca “Ertuğrul Sağlam ile gelen 12 puan” için ne demeliyiz bilemiyorum. Sumudica ile 19 puanla dördüncü sıradaki ekip bugün ise 12 puanla küme düşme potasının biraz uzağında. Bir başka deyişle Kayserispor adeta bıçak sırtında. Kalan altı haftada 30 puan hedefi yakalanır mı? Kalan altı maçı kazanırlarsa neden olmasın. Altı maçta 18 puan alınacağına inanmıyorum. İnananlar olabilir.
   Halk arasında bir söz var bilirsiniz. ‘Çıkmamış candan, ümit kesilmez’ diye. 12 puanı toplayana kadar ‘canı çıkan’ bir ekip bunu nasıl başaracak bilemiyorum. Bu nedenle ‘Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek gerek’
   Bu sezon 11 haftada alınan sonuçları gördükten sonra ‘Gel de Sumi’yi arama’
   Bunu ben söylemiyorum, sonuçlar söylüyor. Alınan puanlar söylüyor.
   Daha doğrusu ‘Anlatmaya gerek yok, görüyorsunuz’



Bu yazı 173 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI