Bugun...

Süleyman KESKİN
BU KAYSERİ’YE KAYSERİSPOR BİLE FAZLA!
Tarih: 18-05-2018 10:42:00 Güncelleme: 18-05-2018 10:42:00


Yazımın başlığını okuyanlar soracaktır elbet.

Nereden çıktı bu başlık diyenleriniz olacaktır.

Yanlış mı okuduk diyenleriniz  çıkacaktır.

Ne yanlış okudunuz, ne de yanlış anladınız.

Anlatayım o halde vakit geçirmeden sizlere.

Kayseri ne ile anılır, ya da nasıl anlatılır.

Sanayi şehri Kayseri diye anlatılır yıllarca.

Kayseri için yeni bir unvan yakıştırılmıştı.

 “Spor kenti Kayseri” diyen siyasiler çıkmıştı.

Evet, spor kenti Kayseri diyenleri unutmadık.

Hatırlayın, Kadir Has Stadı ile hava atar olmuştuk.

Erciyes ile yurt dışına taşmıştı Kayseri hatırlayın.

Spor tesisleriyle övünmüş, destan yazmıştık adeta.

“Spor  kenti Kayseri” ne de güzel yakışmıştı.

Süper Lig’de iki Kayseri takımı vardı.

Üçüncü liglerde iki takımı olmuştu Kayseri’nin.

Kocasinan Belediyespor vardı üçüncü ligde.

Kayseri Şekerspor üçüncü ligde oynamıştı.

Hentbol Süper Ligi’nde bir takımımız vardı.

Yıllar önce basketbol liginde bir erkek takımı.

Meysuspor kapanmıştı yıllar öncesinde.

Kocasinan Belediyespor kapatılmıştı unutmayın.

Kayseri Şekerspor küme düşürülmüştü hatırlayın.

Bu iki takıma Kayseri, Kayserili sahip çıkmamıştı.

Kayserispor vardı, Kayseri Erciyesspor vardı.

Bu iki takımla teselli bulduk ve buluyorduk.

Futbol tarihine ilkler yaşatan bir takım vardı.

“Olmaz” denilen olmuş ve bir ilke imza atılmıştı.

Kayserispor soluğu üçüncü liglerde almıştı.

Bir babayiğit çıkmış ve kabus bitmişti hatırlayın.

O babayiğit, rahmetli Niyazi Bahçecioğlu’ydu.

Geriye, gerilere fazla gitmeye gerek yok herhalde.

Son yıllara dönelim ve kendimizle yüzleşelim.

Süper Lig’in asansör takımı olarak bilinirdi.

Kaç kere küme düştü, kaç kere çıktı Kayserispor.

Adını Erciyes dağından alan bir takım vardı.

Kayseri Erciyesspor vardı, destanlar yazmıştı.

İki kez şampiyon olarak çıkmıştı süper lige.

İlk çıktığında Kayserispor’a hayat vermişti.

O günlerde ağabey takım alt ligde oynuyordu.

İmdadına kardeş Kayseri Erciyesspor yetişmişti.

Ağabeyine şampiyonluğunu vermişti hatırlayın.

Avrupa’da arenasında başarılara imza atmıştı.

O mütevazi takım Kayseri’nin gururuydu.

Kayseri Erciyesspor ile gurur duyuyordu Kayseri.

İki isim çıkmış ve ilk kibrit çakılmıştı o yıllarda.

“Kayseri’ye iki takım fazla” denilmişti hatırlayın.

Bundan birkaç yıl önce söylenmişti bu sözler.

Birisi Süleyman Hurma, diğeri Ertuğrul Sağlam.

Bu iki spor adamıydı bu takıma dinamit koyan.

Bu sözlerden sonra olan olmuş ve düşüş başlamıştı.

Dağ gibi takım erimeye başlamıştı o günden sonra.

Kötü gidiş başlamıştı Kayseri Erciyesspor’da.

Çok sürmedi hazin son, dört yılda eridi gibi Erciyes.

Avrupa’da tarih yazıyorlardı, şimdi ise tarih oldu.

Ağabeyine hayat veren o takımın hayatı kaydı.

Dört yıl gibi bir sürede bitirildi, yok olup gidiyor.

Tarihe damga vuran kulübün yaşadığı hazin sona bakın.

BAL’a düştü, amatöre düşürüldü tek gerçek bu inanın.

Kayseri sahip çıkmadı, Kayserili sahip çıkmadı.

Kayseri, kendi elleriyle bir efsaneyi yok etti inanın.

Efsane takımı kendi ellerimizle yok ettik.

Kimsenin “gıkı” çıkmadı, kimse “dur” demedi.

Asırlık çınar yok oldu, daha doğrusu yok edildi.

Kim yaptı, kimler yaptı herkes bunu çok iyi biliyor.

Burada isim ve isimler vermeye gerek var mı sizce.

Herkes kendini iyi biliyor, herkes onları iyi biliyor.

Ne istediniz beyler, neden sahip çıkmadınız söyleyin.

Birileri bir yerlerden “kına” yakıyordur herhalde.

Bu sevinci onlara yaşatanlara buradan selam olsun.

Bu hazin sonu yaşatanlara buradan selam olsun.

Selam olsun Kayseri’ye, selam olsun Kayserili’ye.

Selam olsun “spor kenti Kayseri” diyenlere.

Dört yılda bu kulübü bataklığa atanlara selam olsun.

Ne istediniz asırlık çınardan, elinize ne geçti.

Kayserispor’da “bu şehire fazla” inanın.

Son günlerin fenomen videoyu hatırlatmak istiyorum.

“Mükemmel” diye bilinen klibin sözleri kapak olacaktır,

“Mükemmel manzara mükemmel, görüyorsunuz”

“Anlatmaya hiç gerek yok, görüyorsunuz”

“Anlatmaya gerek yok, konuşmuyorum, görüyorsunuz”

“Vay şöyle olmuş böyle olmuş konuşmam, kesin”

 (NOT: Bu yazıyı yaklaşık bir ay önce Cemiyet Dergisi için kaleme almıştım.)



Bu yazı 3221 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI