Bugun...

Sinem YALÇIN
KİMLER PSİKOLOĞA GİDER?
Tarih: 27-03-2019 09:55:00 Güncelleme: 27-03-2019 09:55:00


Psikoloğa kimler gider, neden gider, psikoloğa giden insanlar güçsüz müdür, psikologlar / psikiyatristler deli doktorları mıdır? Toplumumuzda bu saydığımız sorular maalesef ki çok yaygın bir olumsuz algı oluşturmuş durumda. Ancak yukarıdaki soruları teker teker cevaplayacak olursak;
    İnsanlar psikoloğa neden gider?
  
İnsanlar terapiye üç amaçla gelirler. Birincisi yaşam doyumunu artırmak, zayıf ve güçlü yanlarını fark edip bu alanları ön plana çıkarmak veya bu alanları desteklemek kısacası kişisel gelişimlerine katkıda bulunmak için gelebilirler. İkincisi; belirli bir sebepten kaynaklanan veya ortada bir sebep yokken yaşadıkları ruhsal sıkıntı, çökkünlük veya aşırı duygulanımdan rahatsız olup bu olumsuz hissiyatı ortadan kaldırmak amacıyla gelebilirler. Üçüncüsü; genellikle kendisi istemeyerek sosyal çevresinin ısrarıyla, zorlamasıyla veya bir uzmanın yönlendirmesiyle yani özetle tedavi amaçlı gelen danışanlardır.
   Psikoloğa giden insanlar güçsüz müdür?
  
Yukarıda saydığımız nedenlere ek olarak şunları söyleyebilirim. Zaman zaman insanlar çok fazla yaşamsal problemler veya sağlık problemleriyle karşılaşırlar veya sevdiği, yakını olan bir insanı/ hayvanı kaybedip yas sürecine girebilirler. Normal yaşamını sürdürürken karşılaştığı problemleri sorunsuz bir şekilde halledip normal yaşamına kaldığı yerden devam edebilirken, ağır olaylarda problem çözme stratejileri eskisi kadar onu rahatlatamayabilir ve bu da bireyde patolojik anksiyete, ruhsal gerginlik ortaya çıkabilir. Kişi bu ruhsal gerginliği kendi problem çözme stratejileriyle tamamen ortadan kaldıramayabilir ve bir uzman desteğinden yararlanmak ister. Dolayısıyla bu bir güçsüzlük belirtisi değildir.
   Psikologlar / psikiyatristler deli doktorları mıdır?
  
Öncelikle toplumda hiçbir birey ‘’deli’’ olarak tanımlanıp, ötekileştirilemez. Bu insani bir suç olmasının yanında mesleki açıdan etik dışı bir durumdur.  Toplum tarafından delirmek olarak durum, ruh sağlığı alanında ‘’Bireyin gerçeği değerlendirme yetisinin kaybolması, içgörüsünün ortadan kalkması, düşünce ve davranışlarda aşırı tutarsızlık, günlük yaşamda işlevselliğin aşırı bozulması, aşırı ve tutarsız duygulanım, duygulanımın tutarsız ve aniden değişmesi ve bu belirtilerin organik bir sebeple ilişkilendirilememesi.’’olarak basit bir şekilde açıklanabilir ancak bu tanım bile söz konusu durumu tanımlamak için yeterli olması imkânsız bir tanımdır.
   İnsan olmak zaman zaman mutsuz, zaman zaman üzgün olabilmek demektir. Mutlu olmak ne kadar olağan bir durumsa mutsuz olmakta o kadar normal bir duygudur. Yine de mutlu olduğunuz anların daha çok olması ümidiyle…

 

 



Bu yazı 2171 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI