Bugun...


Recep BULUT
VALİ ŞERİF YILMAZ'I KİMLER HARCAMAK İSTİYOR?
Tarih: 25-02-2013 16:09:00 Güncelleme: 25-02-2013 16:09:00


Aslında son bir hafta da oynanan oyun yeni değil…

Bu oyun daha önce de “yerel ölçekte” denenmiş, Vali Şerif Yılmaz’ı yıpratmak ve pes ettirmek için hem perde gerisinde gizli gizli hem de yerel basın aracılığıyla Vali Şerif Yılmaz aleyhinde bir kampanya yürütülmüştü…

Vali’nin etrafını boşaltmak için bürokratlara: “Valinin safında yer almayın, nasıl olsa o ilk kararnamede gidecek!” diye telkinlerde bulunuldu…

Ama Vali Şerif Yılmaz yılmadı…Kararlılıkla geldiği ilk günden itibaren doğru olduğuna inandıklarını yapmaya ve Kayseri’de kaybolmaya yüztutmuş olan devlet adamlığını tesis etmeye gayret etti…Kayseri’de kurulan menfaat birlikteliğine dayalı “kirli ilişkileri” cesaretle kırmaya gayret etti…Baktılar ki Vali Şerif Yılmaz Yılacak gibi değil, bir adım geri çekilip pusuya yattılar…

Sonra tam Başbakan Erdoğan’ın Kayseri’ye geleceği hafta tekrar harekete geçtiler…Bu kez “yerel ölçekte” değil, “ulusal ölçekte” harekete geçtiler…Sanki Vali Şerif Yılmaz sağda solda, “Ben Başbakan’ın adamıyım1 Bana kimse dokunamaz! İstediğimi bürokratı görevden alır, dilediğim yere veririm!” diye Kayseri’de hukuk dışı bir uygulama yürütüyormuş gibi Başbakan Erdoğan’la karşı karşıya getirebilecek şekilde bir izlenim yaratmaya kalktılar…

Sanki Kayseri’de Cumhurbaşkanı Gül ile Başbakan Erdoğan arasında gizli bir siyasi çekişmenin startını Vali Şerif Yılmaz başlatmış gibi bir olgu oluşturulmaya gayret ediliyor…Bu olguyu yaratmak için de bir süre önce görevden alınan İl Özel İdare Genel Sekreteri Mustafa Atsız’ın görevden alınmasını ve Atsız hakkında başlatılan bazı soruşturmalardan yola çıktılar…Oysa Mustafa Atsız, Vali Şerif Yılmaz’a doğrudan doğruya bağlı bir üst düzey bürokrat! Yaptığı bir takım keyfi uygulamalardan dolayı görevinden İçişleri Bakanlığı tarafından emsal bir göreve atanmak üzere görevinden alındı…

Bunu Cumhurbaşkanı Gül ile Başbakan Erdoğan arasında patlak veren siyasi bir hesaplaşma havasına taşımanın ne anlamı olabilir? Eminim ki şu ana kadar öyle değildi…Ama oluşturulan bu suni hava nedeniyle bu vakitten sonra Cumhurbaşkanı Gül ile Başbakan Erdoğan arasında çekişme, gizliden gizliye bir” kırılma noktasına” dönüşebilir…

Hem de sırf Mustafa Atsız’ın “keyfi uygulamalarına” son verilmesi bir bahaneye dönüştürülerek…Bugüne kadar Kayseri’de Mustafa Atsız için, Macit Gül’ün dolayısıyla da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “adamı” diye bir takım yakıştırmalar yapılıyordu…Ben şahsen bu yakıştırmalara pek fazla itibar etmiyordum…Ama ulusal çapta başlatılan bu “kirli kampanyadan” sonra bizler inansak da inanmasak da mesele hızla o boyuta doğru taşınıyor…

Yazık!

Hem de çok yazık!

Peki, bu işin bu noktaya gelmesine Valinin emrinde ki bir bürokratın keyfi uygulamalarından dolayı görevden alınmasını Kayseri’de Gül ve Erdoğan’ın siyasi kavgası, Gül’ün memleketi Kayseri’de patlak verdi havasını yaratanlar kim dersiniz?

Hafta içinde Sözcü Gazetesi Veli Toprak imzalı bir haber çıktı…Haberde Kayseri Valisi Şerif Yılmaz’ın, “Ben Başbakanın adamıyım” diye Gül’e yakın bir bürokratı görevden aldığı ve dolayısıyla Kayseri’de Gül-Erdoğan çekişmesinin başladığı dile getiriliyordu…

Bizler de zaman zaman Sözcü Gazetesi’ne haber geçiryoruz…Birkaç kanaldan AK Parti haberlerini toparlayan ve AK Parti kulislerini yakından takip eden meslektaşımız Veli Toprak’a bu haberi nasıl ve hangi kanallardan topraladığını dordurdum…Veli Toprak, meslek etiği gereği haber kanalını doğrudan doğruya isim vererek söylemiyor ama “bir AK Parti milletvekilinin” verdiği bilgiler doğrultusunda o haberi toparladığını söylüyor…

Aslında bu bilgi şahsen benim için yeterliydi…O haberi hangi AK Parti milletvekilinin yaptırabileceğini ben de Kayseri’de ki siyasiler de gayet iyi tahmin edebiliyor…

Anlaşılan o AK Parti milletvekili kendi Başbakanının atadığı valiyi doğrudan doğruya yıpratmayı göze alamadığı için “el altından” verdiği yalan-yanlış bilgilerle gerek Başbakanının ve gerekse kamuoyunun nazarında yıpratmak istiyor…İstiyor ki basın da çıkan bu haberlerden sonra Başbakan o Valiyi çağırmalı ve “Sağda solda nasıl ben Başbakanın adamıyım, dilediğimi asar-dilediğimi keserim dersin?” diye ipini çekmesini hedefliyor…Başbakanın da bu oyuna geleceğini sanmıyorum…Ama onlar Vali Şerif Yılmaz’ı yıpratabilmek için gizli gizli her yöntemi deniyor…

Bununla da yetinmediler…

Bir adım daha atarak, Vali Şerif Yılmaz’ı bizzat kendileri doğrudan doğruya harcayamadıkları için sürekli eleştirdikleri anamuhalefet partisinin milletvekilini bile kullanmaya kalktılar…Vali Şerif Yılmaz’ı harcayabilmek için CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran’a bizzat Başbakan Erdoğan’ın cevaplandırması talebiyle soru önergesi verdirdiler…

Sık sık kamuoyunda dillendirilen ancak boyutu bilinmeyen Cumhurbaşkanı Gül ile Başbakan Erdoğan arasında ki siyasi çekişmenin Gül’ün memleketi Kayseri’de start verdirmek için kolları sıvadılar…Ve bu oyunu Vali Şerif Yılmaz üzerinden Kayseri’de sahnelemek için kolları sıvadılar…Bunun taşeronluğunu da anamuhalefet partisinin milletvekiline verdiler…

Hafta içinde manşetten bir haber vermiştik…Kayseri’de cemaat evlerinde yapılan toplantıları da konuşulan konuları gündeme taşımış ve cemaatin artık daha fazla geç kalmadan bir an önce siyasallaşma yoluna gitmeleri gerektiği yönünde konuştuklarını duyurmuş, siyasi hareket için lider olarak kimlerin benimsenebileceği üzerinde durduklarını zikretmiş hemşerimiz TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun isminin de geçtiğini yazmıştım…

Yukarı da vurguladığım gibi Sözcü Gazetesi’nde çıkan o haberden sonra bir adım daha atıldı demiştim…Bahsettiğim adım CHP Genel Başkan Yardımcılarından milletvekili Umut Oran’a bizzat Başbakan tarafından cevaplanmak üzere verilen soru önergesi…

Umut Oran verdiği soru önergesinde, “Siz tüm Valilerin patronu musunuz?” diyor Ve Mustafa Atsız’ın neden görevden alındığını soruyor…

Çok ilginç?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, Kayseri’de görevden alınan Mustafa Atsız meselesiyle niye bu kadar yakından ilgileniyor? Oran, Atsız’ın görevden alınmasının Gül’e yakın oluşundan kaynaklanıp kaynaklanmadığını da soruyor…

Sizce de çok ilginç değil mi?

Peki, CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, Kayseri’de bir üst düzey bürokratın görevden alınması olayıyla niye bu kadar yakından ilgilenme gereği duymuş olabilir dersiniz?

Kayseri’de olup bitenden nasıl haberdar olmuş olabilir?

Kayseri milletvekili Şevki Kulkuloğlu’ndan mı öğrenmiş olabilir?

Bu bilgileri Şevki Kulkuloğlu mu verdi dersiniz?

Kesinlikle hayır!

Çünkü Umut Oran’ın bu konuda bizzat Başbakan Erdoğan tarafından cevaplandırılmak üzere soru önergesi verdiğini çok daha sonra gazete haberinden öğrendi…

Peki, CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran ve İstanbul Milletvekili Kayseri’yle ilgili olarak böyle bir soru önergesi verecekse o İl’in kendi partisinin milletvekiline niye sorma gereği duymaz?

Bu hem parti disiplini gereği hem de etik olarak Kayseri milletvekiline o soru önergesini vermeden önce danışması gerekmez mi?

Elbette gerekir!

Peki, bir adım daha atalım ve Umut Oran’ın Kayseri’de olup bitenleri partisinin milletvekili ve İl Örgütünden öğrenmemişse kim ya da kimlerden öğrendiği sorusunu soralım…

Öyle ya CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul milletvekili Kayseri’de yerel ölçekte ki bu hesaplaşmayı nereden biliyor?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, soru önergesini vermeden önce hemşerimiz ve TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu ile görüşmüş…TOBB Başkanı hemşerimiz Hisarcıklıoğlu’na Cumhurbaşkanı Gül ile Başbakan Erdoğan arasında ki siyasi çekişmenin hangi boyutta olduğunu ve bundan sonra bir araya gelip gelemeyeceklerini soruyor…Hemşerimiz Hisarcıklıoğlu hiç de olumlu şeyler söylemiyor …

Hisarcıklıoğlu, bazı çeverlerle yaptığı sohbetlerde, bundan birkaç yıl önce Başbakan ile Cumhurbaşkanı arasında hiç kimsenin giremeyeceğini ve asla aralarının açılmasının sözkonusu bile olamayacağını söylerken şimdi ise “asla bir ayara gelemeyeceklerini” söylüyormuş!

Görüyor musunuz neler olup bitiyor?

Bir partinin Genel Başkanı Yardımcısı, bir İl’in Valisi ile ilgili Başbakan’a soru önergesi veriyor, ama bu önergeyi verirken de ne o İl’in milletvekiline ne de Parti Örgütüne sorma gereği duyuyor…Sivil Toplum Örgütü liderine sormayı daha uygun buluyor…Siyaset bu işte!

Yani anlayacağınız Cumhurbaşkanı Gül ile Başbakan Erdoğan arasında devam edegelen içten içe siyasi çekişme Kayseri’de tamamen keyfi bir uygulama içinde olan bir bürokratın görevden alınması Başbakan’ın o İl’e atadığı Vali üzerinden hem de o iktidarın mensupları tarafından ana muhalefet partisi milletvekili kullanılarak siyasi bir hesaplaşmanın fitili Kayseri’den ateşlenmek isteniyor…

Hem de Başbakan Erdoğan’ın Kayseri’ye yapacağı ziyaret arifesinde…Yani Kayserililer hem Başbakanı en yüksek perdenden ağırlıyor hem de Başbakan Erdoğan ve O’nun atadığı Vali hakkında perde gerisinde “gizli hesaplar” yürütülüyor…

Bir AK Parti Milletvekili kendi hükümetinin atadığı O İl’in valisi hakkında haber yaptırıyor…

Bir Sivil Toplum Örgütü lideri de Anamuhalefet partisinin Genel Başkan Yardımcısına O İl’in valisi hakkında Başbakan’a soru önergesi verdiriyor…

Pes doğrusu!

Bakalım bu kavganın sonu nereye varacak?

Sabırla bekleyip görmek lazım!



Bu yazı 13716 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI