Bugun...

Recep BULUT
“ŞEFFAF OLMAYAN BiR KULÜBE KİMSE PARA VERMEZ!”
Tarih: 20-09-2019 10:06:00 Güncelleme: 20-09-2019 10:06:00


Kayserispor Kulübü için başlatılan yardım kampanyasına saatler kala MYK Üyesi Serap Şule Kalın ve İl Başkanı Serkan Tok ile birlikte kahvaltılı basın toplantısı düzenleyen MHP Milletvekili Baki Ersoy, kulübün borçlarından tutun da futbolcu alımına kadar birçok konuya değindi…Milletvekili Baki Ersoy’un söylediği her söz adeta kınından sıyrılmış kılıç yarası gibiydi…Hele hele kulübün yönetim anlayışı, şeffaflık vurgusu, alınan futbolculara ödenen yüklü transfer paralarından tutun da Kulüp Başkanı Erol Bedir’in kulübe borç olarak verdiğini açıkladığı 88 milyon liradan arta kalan ve kulüp gelirlerine konulan 16 milyon TL tutarında alacağına kadar…Milletvekili Baki Ersoy yaptığı açıklamalarla adeta infial uyandırdı… Bir dostum, “Baki Ersoy’un kurşun gibi açıklamalarını canlı yayın
yapan bir kanaldan izleyen Kulüp Başkanı Erol Bedir, Ersoy’un söyledikleri karşısında adeta dondu kaldı” dedi. Sözü uzatmadan başlıklar halinde hem Milletvekili Baki Ersoy’un hem de dünkü basın toplantısında ona eşlik eden MYK Üyesi Serap Şule Kalın ve İl Başkanı Serkan Tok’un sözlerini aktarıyorum…
“DAVET EDİLMEDİĞİM
YERE GİDİP OTURMAM!”
“Dünden (Önceki günü kastediyor) beri Kayserispor taraftarlarından aldığım binlerce mesaj da bunun göstergesidir ki Allah hepsinden razı olsun. Davet edilmediğim yere gitmenin “Davetsiz giden, mindersiz oturur” gerçeğinden hareket ile benim için mümkün olmadığını belirtiyor, kıymetli taraftarlarımızın 'Neden orada yoksun?' sorusuna verilecek cevabım olmadığı için cevabın muhatapları tarafından verilmesini rica ediyorum. Nitekim cumartesi günü oynanacak Denizlispor maçında arkadaşlarımla, dostlarımla omuz omuza maçı izleyeceğimi de buradan belirtmek isterim. Herkes bilmelidir ki bizim Kayseri sevdamız yalnızca Kayseri sınırlarında şekillenmediği gibi Kayserispor sevdamız da bir masanın başında, ortasında, sağında ya da solunda oturmakla şekillenmez. Kayserispor’un
sahipsiz olmadığını, şehrin ileri gelenlerinin bir araya gelip lig başlamadan takımımıza destek olma konusunda çağrılar yaparken sahip çıkmayıp sesi çıkmayanların flaşları görünce bir masa etrafında toplanması ve bizleri hiçe sayarak bu toplantıyı gerçekleştirmeleri hususunu sizlerin vicdanlarına bırakıyorum. Bu yok sayılma benimle
birlikte bu takıma gönül vermiş taraftara yapılan bir hata olarak tarihe geçmiştir. Elbette bu yaşananlara aziz hemşerilerim şahitlik edeceği gibi tarih de şahitlik edecektir. Herkes şunu çok iyi bilsin ki bizim Kayserispor sevdamız Kapalıkale taraftarının karşılık beklemeden atan kalplerinin sesi kadar gürdür. Bizim Kayserispor sevdamız localardan değil, tribünden akan bir yürek selidir. Bizim Kayserispor sevdamız belli bir zaman diliminde değil, zamansızdır. Bizim Kayserispor sevdamız meclis kürsüsünden dile getirdiğimiz gibi her ortamda da dile gelip anlatılacak ve uğruna mücadele edilecek kadar mekânsızdır. O sebeple ne sevdamızı ne de tavrımızı tartışmaya açar ya da açtırırız. Aziz Hemşehrilerim ve Kayserispor taraftarlarımız iyi bilsin ki ben Milliyetçi Hareket Partisi Kayseri Milletvekili Baki Ersoy olarak dün söylemiş olduğum ne var ise bugün de arkasındayım. Dün şehrim ve
şehrimin göz bebeği takımıma verdiğim hangi söz var ise bugün de sözümdeyim. Samimiyet ile dillendirdiğimiz ve yapılmasını istediğimiz “Kayserispor Zirvesi” şehrimize hayırlı uğurlu olsun. Şehrimizin iyiliğine, kalkınmasına ve güçlü temsiline yapılan her adıma da 1 Baki değil, 1000 Baki feda olsun.” KİM HANGİ KISTASA GÖRE O TOPLANTIYA ÇAĞRILMIŞ? Milletvekili Baki Ersoy, bir basın mensubunun Kulüp Başkanı Erol Bedir’e, niye Baki Ersoy’un çağrılmadığını sorduğunu ancak Bedir’in sadece belediye başkanlarıyla yapılan bir toplantı olduğu için çağrılmamış olabileceği cevabını verdiğini hatırlatması üzerine şu cevabı verdi: “Erol Bedir'e sormuşsunuz o da size cevap vermiş. Toplantıya Sayın Özhaseki Bakan'ın davet edildiğini, belediye başkanlarının katıldığını yapılacak yayın hakkında görüştüklerini söylemiş. Peki Kapalı Kale Taraftarlar Derneği Başkanı Ahmet Dirgenali’ye kim haber vermiş? Mustafa Tokgöz'e kim haber vermiş? Yine Boydak'ın CEO'su Alpaslan Baki Erketin'e kim haber vermiş? Burada samimi olsunlar. Bu konu tüm Kayseri'yi ilgilendiren bir konudur. Böyle bir gece yapılacak ise herkes çağırmalıydı, herkes kenetlenmeliydi çünkü burası siyaset üstü bir kurumdur. Maalesef Kayserispor yönetimi ve başkanı bunu gerçekleştirememiştir.”AKŞAM Kİ YAYINA DA KATILMAYACAĞIZ Dün akşam BEYAZ TV ve TGRT’de yapılan yayına saatler kala bir basın mensubunun sorduğu soruya Ersoy şu cevabı verdi: “Bugün akşam (Dün akşam ki yayın kastediliyor) yapılacak olan programa Sayın İl Başkanımız Serkan Tok, MYK Üyesi Serap Şule Kalın ve ben de davet edilmedim. Onun için bu programa katılmayacağım. Orada benim adıma liste yapmışlar. Baki Ersoy onu arasın, bunu arasın gibi liste oluşturmuşlar. Benim adıma kimse orada konuşamaz.
Ben şahsiyet sahibi birisiyim. Ülkücüyüm. Biliyorsunuz dokuz ışıkta da şahsiyetçilik vardır. Dolayısıyla bizi şahsiyetsizleştirmeye, itibarsızlaştırmaya kimse çalışmasın. Buna da asla müsaade etmem. Benim kimi arayacağıma kadar karar vermek bana göre ayıpların en büyüğüdür. Ben Baki Ersoy, şahsımdan önce milletvekilliği
kimliğime, milletin bana vermiş olduğu vekilliğe bunu yaptırtmam.”
DÜN AKŞAM YAPILAN CANLI
YAYINA NİYE KATILMAYACAKLARINI
ŞÖYLE İZAH ETTİ…
MYK Üyesi Serap Şule Kalın ve İl Başkanı Serkan Tok’un ortaya koydukları tavrın Cumhur İttifakı ile bir ilgisinin olmadığı ve Cumhur İttifakı'nı bozacak herhangi olumsuz bir harekette bulunmadıklarına ilişkin açıklamalarından
sonra Milletvekili Baki Ersoy tekrar mikrofonu alarak şu açıklamada bulundu: “Burada İl Başkanım da belirtti. Bu işin Cumhur İttifakı ile falan alakası yoktur. Biz bu işi siyasi olarak görmüyoruz. Kimse yanlış anlamasın ama diyoruz
ki Kayserispor bizim sevdamız, bizi bu sevdanın dışına itmeye çalışıyorsanız yanılırsınız. Ancak tirübüne, ancak deplasmana itersiniz ancak taraftarın yanında ve TBMM kürsüsünden Kayserispor'u haykırırken görebilirsiniz. Biz,
Cumhur İttifakı ile uyumlu çalışmamızı devam ettiriyoruz. Biz anlıyoruz ki bizim zihniyetimiz ile onların zihniyeti aynı değil. Biz onlar gibi değiliz,onlar da bizim gibi değil. Ben bunu anlıyorum. Ben bu kadar iyi niyetli davranırken
Antalya deplasmanında bir birlerine ateş etmiş taraftar gruplarımızı biraraya getirip barıştırıyorsam, buraya kulüp başkanımızda gelsin diyerek nezaket gösteriyorsam, onlarda bu nezaketsizliği yapıyorsa demek ki bizim aramızda bir zihniyet farkı var. Şu ana kadar dört maçta 10 puan kaybetmiş bir Kayserispor var ama Kayserispor'u elbette takip edeceğiz ve biz bu takımın asla sahipsiz kalmasına müsade etmeyeceğiz. Ben şimdi bir telafi beklemiyorum. Şunun için beklemiyorum. Bana inanmış, güvenmiş binlerce mesaj atmış, binlerce kişinin duygu ve düşüncelerine
kayıtsız kalamam. Şöyle, madem dar çerçeveli bir şey düşünüyorlar ben sen, bizim oğlan bu işi yaparız, siz bu işin dışında kalın diyorlar. Bizde ne yapalım Kayserisporumuz için dua ederiz bir taraftar gibi Kayserisporlu gibi yanında oluruz ama biz davet edilmediğimiz hiç bir yere gitmeyiz. Orada bir davet var. Milletvekilleri, belediye başkanları falan ama orada bir de parantez var. Zaman yokmuş. Bakın bu kulübü bu kadar acizleştirmenin anlamı yoktur. Bu kulübü kurumsal olmayan bir yapıya götürmenin anlamı yoktur. Ne demek zaman problemi var. Ne demek zaman problemi o zaman bu hafta yapmayın diğer hafta yapın. Burada MHP'nin, AKP'nin CHP'nin, BBP'nin, SP'nin Kayserispor taraftarı yokmudur? Niye bunları ayrıştırıyorsun. Bunları dört-beş belediye başkanıyla bir tane milletvekiliy ile bir araya gelirip dar bir çerçevede, senben bizim oğlan liste yapalım işi götürelim,eğer yapamazsak da bunu parantez içinde söylüyorum 'Biz çok uğraştık ama Kayseri bu işe sahip çıkmadı, kimse elini taşın altına koymadı, bu iş yine bize kaldı, ne yapalım biz elimizden gelen her şeyi yaptık mı' diyeceksiniz. O zaman ben de derim ki! 'Bu akşam ki programa katılmayacağım...''' KİMİN KAÇ LİRAYA SATILDIĞI BELLİ DEĞİL MHP Milletvekili Baki Ersoy, basın toplantısının sonuna doğru kulübün şeffaflığı ile ilgili konulara değindi… Ersoy konuşmasını şöyle sürdürdü: “Erol Başkan genel kurulda aday olmayacağını söyledikten sonra kulüp sahipsiz kalmasın diye bir arkadaşımız da bu işe talip oldu ve aday oldu. Ben adayım deyipte basın açıklamasını mail attığında anında Büyükşehir Belediyesi'nin aynı ekibi toplandı ve Erol Başkan'ın adaylığını açıkladı. Daha sonra Sayın İl Başkanımız Serkan Tok bey devreye girdi ve dedi ki! "Diyorlar ki bu şehirde düzen bozulmasın, bu şehirde biz madem konu Kayserispor ya derdimiz bu şehirde birliği beraberliği bozmayalım bunu bozan taraf biz olmayalım dedi, bizde dedik ki, biz şunun için çıkmıştık zaten Erol başkan ben yokum, kim yapacaksa yapsın dedi, bizde dedik ki bu şehirde bu kulüpte sahipsiz değil." Bugünde söylüyorum, bu şehirde kulübüde asla sahipsiz kalmaz ve inanın Allah'a ben buna inanarak söylüyorum çok daha iyi yerlere geliriz. Bugün dördüncü haftada Kayserispor düşer mi-kalır mı tartışmalarını konuşmayız. İlk beşte bu takımı nasıl oynatırız onun derdine düşeriz. Kulüpte hale bitmek tükenmeyen ekonomik problemler var. Kimin kaç liraya satıldığı belli değil. Paranın nereye gittiği belli değil, şeffat yönetim anlayışıyız ya. Biz bunları şimdilik yüzeysel konuşuyoruz. İleriki günlerde belgeli konuşacağım. Çünkü
Kayserisporumuzun ne ligden düşmesini ne de bu aciz durumlara düşmesini isterim. Ben şahsım olarak elimden ne geliyorsa dostlarım ile birlikte yaparım. Allah dostlarımızdan da razı olsun. Dünden beri birçok telefon aldım. Herkes şunu soruyor. Sana bu yapıldıysa ayıp etmişler. Biz de gereğini yapalım diyorlar. Ben de onlara inanın şöyle söylüyorum. Kayserispor yine bizim takımımız, sahip çıkalım. Geceye destek verin. Yarın bir gün derler ki! Baki Ersoy böyle böyle yaptı, sizin önünüzü kesti. Yani biz bu işi başaramadık demezler de Baki Ersoy önümüzü kesti derler. Bugün siz basın mensuplarının önünde söylüyorum. Çünkü akşam programda neler olacağını az çok tahmin ediyorum. Ama şu şehri bu kulübü bu kadar küçültmenin anlamı yoktur. Bu şehir çok büyük bir şehirdir. Kayseri deyince gerçekten ticari zekasıyla, çalışkanlığıyla, gayretiyle, sanayisiyle, kültürüyle bir şehir akla gelir. Dolayısıyla
şu şehri bu kadar küçültmenin anlamı yoktur ve bu dar çerçevede düşünmeye bir son vermenin zamanı gelmiştir diye düşünüyorum. Şeffat yönetim anlayışı diyorsanız o zaman şeffaf yapalım bu işi. Örnek veriyorum Deniz Tunç kaç liraya satılmıştır. Kaç liraya gitmiştir. Normal futbolcularkaça gelmiştir. Yani bir bütçede, gelir-gider de bir nizam şeklinde ortaya konmalıdır. Biz bunların konulduğunu görmüyoruz. Ancak genel kuruldan genel kurula. Bir kişi çıkıyor mali raporu bir kişi okusun diyorlar, 15 saniye geliri şudur gideri şudur, kasada kaç TL vardır gibi saçma sapan bir mizan düzeni ile açıklanıyor değil mi? Şimdi bugün gece yapıyorsun kaç paraya ihtiyacınız vardır, o kadar paraya neden ihtiyacınız vardır. Bu para nereye gidecektir. Bunları bir belirleyelim bu bir. İki insanlara bu şekilde yaklaşmaktansa yani işadamları parayı versin bizde bu işi yapalım şeklinde yaklaşmaktansa şöyle yaklaşsalar
bence daha samimi olduklarını görürüz. Kendilerinin bu takıma borç verdiklerini söylüyorlar ve temlik aldıklarını iddia ediyor doğru mu? Biz bu takımın yönetimi olarak 16 milyon borç verdik ama karşılığında temlik aldık. Önce siz
yöneticiler olarak biz hepimiz yıllarda yöneticilik yaptık hala milletvekili sıfatım var. İl başkanına da teşkilatlara da yardımcı olmaya çalışıyorum. Hangi yönetici verdiği paraya bir gelirden temlik almıştır. Böyle bir durum var mıdır? Vefa gecesi öncesi çıkacaklar diyecekler ki! 'Biz bu 16 milyon TL'yi Kayserispor'a bağışlıyoruz, analarının sütü gibi helal olsun' diyecekler. Önce bunu yapacaklar, yapabiliyorlarsa. İşadamı demez mi ! 'Tamam ben size yardımcı olacağım, bak seninde yöneticin 50 bin dolar para vermiş, sen bunun karşılığında temlik etmişsin kulübü. Kulübü borçlandırmışsın. Ben niye vereyim' deme şansı var mı? Var. Senin kendi cebinden bir lira çıkmasın istiyorsun.
Başkalarından alayım bu parayı ondan sonrada başkanlık yapayım. Alamadığım taktirde de şöyle söyleyeyim. 'Ben para alamıyorum, bu şehrin takımına hiç kimse sahip çıkmıyor, benim yapacak bir şeyim yok, kim yaparsa yapsın' deyip ondan sonra tamam siz yapamıyorsanız bırakın. Türkiye'de de bizim iyi kötü spor camiasındada kulüp başkanı tanıdığımız var, menajer tanıdığımız var, teknik direktör tanıdığımız var, futbolcu tanıdığımız var. Birde biz bakalım ne yapabiliriz yeni seçilip dediğinde aman yok. Onun ardından bir toplantı 'Biz her şeyi yaparız'.
ÜÇ YILDIR KAYSERİSPOR’DA
SADECE PARA KONUŞULUYOR…

Özhaseki’nin kulüp genel kurulu öncesi, kulüp başkanlığına talip olacak kimsenin önce cebine n10 milyon lirayı koyup karşılarına çıkması gerektiği ve ondan sonra kimin aday olacağına kendilerinin karar vereceğine ilişkin sözlerini hatırlatarak, “Sayın Özhaseki, o televizyon programına bağlanarak söylediği sözler son derece ağır ve inciticiydi. Ne demek 'İpi sapı belli olmayan bir takım insanlar'" dedi. MHP Milletvekili Baki Ersoy basın toplantısının sonunda son üç yıldır Kaysersipor’da sadece paranın konuşulduğunu da hatırlatarak sözlerini şöyle tamamladı: “Bakın Kayserispor'da son üç yıldır konuşulan tek şey para. Sportif başarı hiç yok. Alt yapı konuşulmuyor bile. Futbolcu yetiştirip Avrupa'ya transfer. Büyük İstanbul takımlarına transfer konuşmuyoruz. Konuştuğumuz tek şey var o da para. Para olursa biz bu işi yaparız, olmazsa yapmayız. Para olursa herkes bu işi yapar. Sayın Özhaseki bir televizyon programında bizleri kastederek dedi ki! 'İstanbul'dan ne idüğü belirsiz mafya vari isimler geçiyor, biz bu kulübü asla vermeyiz' dedi. Bizim tanıdıklarımız ve dostlarımız için böyle dedi. Bende diyorum ki bizim ismi geçen dostlarımızın dünya genelinde üç büyük kulübü var, yanlarında çalışan 40'a yakın menajer var, yine kendi çemberinde bulunan 300'e yakın futbolcu var. Bunu neye göre söylüyor bilmiyorum. Kendisine söylediğim içinde rahat konuşuyorum. Şimdi 10 milyon AVRO cebine koyacak başkan adayı. Bu iş sadece parayla da olmaz, birde vize alacak, onay alacak başkan olmak için, kimden Özhaseki bakandan. Ben böyle bir yapıyı da kabul etmiyorum. Şimdi kulübü biz devralsaydık ben kulüp başkanı olsaydım borçları bir masaya yatırırdık. Bu borçlar nereden geliyor diye araştırırdık, kafamızda bir soru işareti varsa da hemen savcılığa bir dilekçe verir ve 'Kafamızda şöyle şöyle soru işaretleri var efendim biz bunun araştırılmasını istiyoruz' derdim. Hatta bağımsız denetçilerle birlikte bir mali rapor ortaya koydururdum. Geçmiş yönetimin, şu anki yönetimin üç yıldır bunu yapmamasından dolayı bununla alakalı projelere verdiği bir cümle yoktur. Üç sezondur bütün basın açıklamalarında geçmişe atıfta bulunarak geleceği bilemezsiniz. Geçmişe atıfta bulunuyorsanız gereğini yapacaksınız. Hiç bir yönetici cebinden para vermemiş. Ben de diyorum ki eğer siz vefa gecesi yapıp vefa bekliyorsanız tüm Kayserililerden önce siz yapacaksınız.Sizin yapmadığınız bir şeyi başkasından beklemek bana göre çok garip durum. Onun için ben diyorum ki sponsorluklardan para alınıyor, Türkiye Futbol Federasyonu'ndan para alınıyor, yayın gelirleri var, para alınıyor. Ben bir şey daha söylemek istiyorum. Bu da sizde kalsın. Yarın bir- birbuçuk yıl sonra şimdiden gördüğüm için söylüyorum, eğer yanılırsam da bir gazeteci arkadaş o gün bana hatırlatsın. Kayserispor, Bernard diye bir futbolcu aldı. İyi bir sporcu ama üç milyon 600 bin Avro'ya alındı yanılmıyorsam. Türk Lirası olarak da 25 milyona tekamül ediyor. Kayserispor 25 milyon liraya futbolcu alabiliyorsa kaldı ki bu çocuğun peşinatı 15 bin Avro. 15 bin Avro verip sözleşmeyi imzalattılar. Yani kalan para Kayserispor'un hanesinde borç. Bu futbolcu niye alındı o kadar parayla? Çok iyi futbolcu 6 milyona satarız diye alındı. Beşiktaş'tan Alpay diye stoper kiraladık daha hazırlık maçında sakatlandı, 8 aydır sahalardan uzak. Şimdi Kayserispor gibi bir kulübün 3 milyon 600 bin Avro verip bir futbolcuya umut bağlayarak ilerde olmayan paranızla futbolcu alacaksınız ve bunu satarım diyeceksiniz. Yarın bir gün, bir buçuk iki sene sonra Bernard kulübü icraya verdiğinde, bugünden söylüyorum Allah korusun ne diyecek. Kayserispor gibi bir kulüp üç milyon 600 bin Avro'ya inanın beş tane kaliteli futbolcu alır. Dolayısıyla bizim bunları konuşmamız lazım. Biz bunları konuşup tartışamıyoruz. İşin teknik boyutunu konuşamıyoruz. Geçen gün Hikmet Karaman ile konuştum. Allah senin yardımcın olsun dedim. Sol beke beni koy dedim ben daha iyi oynarım hocam dedim. Valla doğru söylüyorsun dedi. Hoca bana oyuncu yok kardeşim dedi. Onun için bazı şeyleri konuşurken önce kendimiz ne yaptık diye bakacağız ondan sonra konuşacağız. İnşallah yarın bir gün Kayserispor sıkıntılı bir süreç yaşamaz. İlk yedi hafta sonunda Kayserispor'un puanına hep birlikte bakalım.", MHP Milletvekili Baki Ersoy, MYK Üyesi Serap Şule Kalın ve İl Başkanı Serkan Tok ile düzenlediği basın toplantısında böylesine kritik konulara değindi, bakalım gerek Özhaseki ve gerekse Kulüp Başkanı Erol Bedir nasıl cevap verecek?



Bu yazı 2929 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI