Bugun...

Recep BULUT
RAMAZAN GELDi, SUCUK PASTIRMAYA DA ZAM GELDi
Tarih: 14-05-2018 10:27:00 Güncelleme: 14-05-2018 10:27:00


Bu açıklamayı yapan çiçeği burnunda yeni Borsa Başkanımız Recep Bağlamış! Evet, bizzat Borsa Başkanı Sayın Bağlamış ramazan öncesi bizlere bu müjdeli (!) haberi duyurdu! Bu açıklamayı acemiliğinden mi yoksa açık
sözlülüğüne mi yorumlamak gerekir bilmiyorum! Öyle ya siyasiler ve meslek örgütü temsilcileri kolay kolay bu tür müjdeli (!) haber vermeyi sevmezler! Malum hükümet zam haberini duyururken bile, “Fiyatlar da yeni ayarlamaya gidildi” der! Bu yöntem rahmetli Özal hükümeti ile birlikte icat edildi ve mevcut hükümetler birlikte zirve yaptı…Hatta yeni bir yöntem bile geliştirdiler…Önce mazot ve benzin de 7-8 kuruş indirime gidildi diye duyuruyorlar vatandaş, “Ah ne güzel bakın hükümet benzin ve mazotta indirime gitti!” diye gevşeyince hemen üçdört gün sonra, “Mazot ve benzin de 17-18 kuruş zam yapıldı” haberleri geliyor…Bu da yeni bir taktik! Tabii yerseniz! Şimdiler de hükümet yeni bir karar almış…Buna göre gerek mazot ve gerekse benzine gelen zamlar duyurulmayacakmış, akar-yakıt
istasyonuna gittiğiniz zaman zam sürpriziyle karşılaşacakmışsınız! Niye? Niyesi var mı? Zam haberi açıklanınca hükümet mensuplarına ağır küfürler ediliyormuş, küfürün önünü kesmek için artık zam haberleri duyurulmayacakmış! Bu da yeni bir önlem! Eeee akar-yakıt istasyonunda zam sürpriziyle karşılaşan vatandaş kime küfür edecek? Anlaşılan hükümet aradan sıyrılıp vatandaşlarla akaryakıt istasyonunda ki pompacıları karşı karşıya getirecek! Nasıl taktik amma? İşte benim anlamadığım  da bu işte…Hükümet bile zam haberini bire bir duyurmaktan böyle kaçınırken bizim çiçeği burnunda yeni Borsa Başkanımız basın açıklaması yapıyor ve ramazan öncesi sucuk ve pastırma fiyatlarına yüzde 15 oranında zam yaptığını müjdeli bir haber gibi göğsünü gere gere duyuruyor! Bravo Borsa Başkanımıza, emek ki hükü - metten daha gözü kara ve daha cesaretli! Gerekçesi de ete yapılan zam… Haklı mı, haklı! Et fiyatları durmak nedir bilmiyor! Ama esas düşündürücü olan tarafı ramazana sayılı günler kala bu müjdeli (!) haberihabizlerle paylaşması düşündürücü…Hoş zaten sucuk-pastırma yiyen de yok da!
Yiyenler düşünsün! Zaten yiyenler için de yüzde 15 zam olsa ne yazar yüzde 40 olsa ne yazar! Nasıl olsa sucuk ve pastırmayı fakir-fukara ve sıradan kendi haliyle geçinenler yiyor değil ya! Ama dedim ya Borsa Başkanı Sayın
Recep Bağlamaz’ın bu cesaretini takdir ettim(!)

MiLLET CADDESi VE BANKALAR
CADDESi SESSiZLiĞE BÜRÜNDÜ

Yıllardır Kayseri’nin nabzı bu iki cadde de atardı… Hem siyaseten hem de ticareten…Ama cumartesi günü Millet Caddesi ve Bankalar Caddesi’nde yüz yüze yaptığım görüşme-ler beni hüsrana uğrattı…Bu iki cadde adeta terk edilmiş hale döndü! Esnaf perişan, işyerleri terk edilmiş, iki-üç adım da bir ya “Kiralık” ya da “Satılık” ilanlarıyla yüzyüze geliyorsunuz… Yıllardır Millet Caddesi’nde esnaflık yapan bir dostum: “Sağolsun Sayın Özhaseki
buraları bitirdi!” dedi. “Niye?” diye sordum… Canı yanmış yılların esnafı: “Niyesi var mı, zaten ekonomi kötüye gidiyor bir de getirdi stadın yerine koskoca alış-veriş merkezini koydu bizleri bitirdi. Oysa kendisi de bu çarşının esnafıydı. Gitti uluslararası sermayeye dayalı dev alış-veriş merkezini Kayseri’nin orta yerine getirdi. Bizler de bura da sinek avlıyoruz. İşte görüyorsunuz, herkes dükkânının kapısında oturmuş müşteri bekliyor. Buralar adeta terk edilmiş, harabeye döndü! Adım başı ya kiralık ya da satılık işyeri ilanlarından geçilmiyor! Yazık bu esnafın haline! Kimse de dönüp bakmıyor!” dedi. Nerdeee o eski günler? Külçe külçe altın karşılığında işyerleri kiraya veriliyordu…
Şimdi adım başı ya “Kiralık” ya da “Satılık” ilanlarından geçilmiyor… Bu çağın getirdiği “marketler zincirinin”
bir sonucu mu yoksa dışarıya endekslenmiş “uluslar arası marketler zincirinin” bir sonucumu bilinmiyor… Ancak “yerli ve milli esnafın” her geçen gün yok olup gittiğinin bir fotoğrafı…İşçi perişan… Memur perişan… Çiftçi perişan… Ve şimdi de esnaf perişan… Her şey ithal ediliyor…Domates, biner, soğan, ayçiçeği, fındık, fıstık,
tohum, gübre, saman, et, un, fasulye, nohut,et… Aklınıza ne gelirse! Böyle bir ekonomik anlayışa hangi ülke dayanabilir?



Bu yazı 5274 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI