Bugun...

Recep BULUT
ÖNCE AKP’Yi ZiYARET ETTi SONRA CHP YÖNETiMiNE GiRDi!
Tarih: 13-01-2018 10:22:00 Güncelleme: 13-01-2018 10:22:00


İnsan bazen gördüğü görüntüler karşısında üzülmeden edemiyor…12 Eylül 1980 öncesiydi… 27 Nisan 1980 tarihinde dönemin CHP Develi İlçe Başkanı emekli Veteriner Hayrettin İstanbulluoğlu, gece evine giderken üç kişinin silahlı saldırısına uğramış, ağır yaralanan İstanbulluoğlu, Kayseri’ye getirilerek yoğun bakıma alınmış 25 gün süren tedavi sürecinde kurtarılamayarak 22 Mayıs 1980 Perşembe günü hayatını kaybetmişti…
Rahmetli Hayrettin İstanbulluoğlu, tam bir beyefendi, kibar ve centilmen biriydi… Develi’de de hem partilileri hem de vatandaşlar tarafından son derece sevilen-sayılan biriydi…Gel zaman git zaman İstanbul’da yaşayan oğlu
Burak İstanbulluoğlu’nun Kayseri’ye gelerek milletvekili aday adayı olduğu kulağıma geldi… Rahmetli babasından gelen sevgiden dolayı bir yakınlık duydum… Fakat sırf siyasi düşüncesi uğruna Hayrettin İstanbulluoğlu’nun hayatını kaybettiğini bilmeyen (bilse bile maalesef son yıllar da CHP’de senin adamın/benim adamım düşüncesi ağır bastığı için) Burak İstanbulluoğlu adına pek itibar eden olmadı… Neyse, bu anlattıklarım geçmişe dair!
Şimdi anlatacaklarım da bugünlere dair! Yazımın başın da, “İnsan bazen gördüğü görüntüler karşısında üzülmeden edemiyor” dedim ya, gerçekten üzülmeden edemiyor…Üzüntüm şundan ileri geliyor…Sırf o siyasi düşüncenin adamı olduğu için öldürülen bir babanın oğlu gidiyor farklı bir siyasi partinin kapısını aşındırıyor ve sonra da geliyor
CHP İl Yönetim Kurulu üyesi oluyor…Yanlış anlaşılmasın ben olaya fanatik bir siyasi saplantı gözüyle bakmıyorum… Babanın düşüncesi farklı olur, oğlu farklı, onu yadırgamam. Nihayet tarihte örnekleri çok! Örneğin
Türkçülük davanın yılmaz mücadelecisi ve ırkçı Nihal Atsız’ın oğlu Yağmur Atsız, (bırakın normal solculuğu) sosyalist bir düşünceye sahip! Eleştirilebilir mi, eleştirilemez! Olabilir mi, olabilir! Benim Burak İstanbulluoğlu ile ilgili değerlendirmem farklı! Burak İstanbulluoğlu, bundan önceki seçimler de ta İstanbul’dan kalkıpKayseri’ye CHP’den milletvekili adayı olabilmek için geliyor, sonra AKP Develi İlçe Başkan adayı Uğur Ziya Özbek’in koluna giriyor ve AKP İl Merkezi’ne gidiyor… Adama sormazlar mı, bu ne lahana bu ne perhiz diye? Burak İstanbulluoğlu'nun durumu da aynen böyle! Hadi diyelim ki ağustos ayında AKP İlçe Başkan adayı Uğur Ziya Özbek’in koluna girip AKP İl Merkezi binasına gittin, geçen hafta Pazar günü niye kalkıp CHP İl Yönetimine talip oldun? Şimdi Burak İstanbulluoğlu’nun AKP Develi İlçe Başkan adayı Uğur Ziya Özbek ile birlikte AKP İl Merkezi’nden çıkarken kol kola
fotoğrafları sosyal paylaşım ağı Facebook’tan yayımlanınca kızılca kıyamet koptu! Burak İstanbulluoğlu’na umut bağlayan partilileri küplere bindi ve verip veriştiriyorlar…Ziyaret niyetin her ne olursa olsun, oldu mu
şimdi bu yaptığın? Hadi diyelim ki “nezaketen” gittin, o parti binasının önünde AKP İlçe Başkan adayı ile sanki “hatıra” olsun dercesine poz verilir mi? Dedim ya insan bu görüntüleri görünce üzülüyor…
HEMEN İL YÖNETİMİ TOPLANSIN
VE TALAS İLÇE BAŞKANININ
DURUMU GÖRÜŞÜLSÜN!
CHP Genel Merkezi’nden böyle talimat gelmiş! Hemen İl Yönetimi toplansın ve derhal Talas İlçe Başkanının durumu görüşülsün! Niye görüşülsün? Neyi görüşeceksin? İstifa edip etmediği mi? Adam istifa etmiş! Daha nesini görüşeceksiniz? Bir ilçe Başkanı istifa edebilir, istifasını da dilekçeyle İl’e bildirebilir ama pişman olur da
istifasından vazgeçerse istifası işlemden kalkardiye bir tüzük maddesi mi var? Yok! Tam tersi, istifa tek taraflı bir harekettir, istifa beyanında (yazılı olarak) bulunulduğu taktir de gereği yapılır denilir! Daha ne yapılması gerekir yani? Yahu arkadaşlar bu arkadaşın kızgınlık anına geldi, o nedenle istifa etti, fakat sonra kızgınlığı
geçince istifasından vazgeçti, gelin bu arkadaşın istifasını işleme koymayın deme hakları var mı? Yok! Bunu İl Yönetimi değil de o Parti’nin Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı talep etse ne çıkar? Parti Tüzüğünden üstün yetkilerle donatılmış biri ya da birileri mi var? Defalarca yazıyı/çiziyorum ortada yazılı bir istifa kararı var, bu istifa kararınızı gereği yapılıp bir an önce Talas’a öyle kızgınlık anında istifa dilekçesi vermeyecek biri İlçe Başkanı seçilmeli ve yedekten de bir kişi yönetime davet edilmeli! Bundan ötesi nafile arayış ve zaman kaybından
başka bir şey değildir!

ODA YÖNETiMLERi ÖYLE
KOLAY KOLAY DEĞiŞMiYOR!

Onca eleştiri ve suçlamalara rağmen yıllardır koltuklarını korumayı başarıyorlar… Seçimler de karşılarına çıkan rakipleri hezimete uğratıyorlar…Meslek Odalarından bahsediyorum…Minibüsçüler ve Servisçiler Odası Başkanı
Yavuz Ay, temsil ettiği odayı zarara uğratmakla suçlandı. Odaya ait aracı önce Develi’de bir başka esnafa satıp o esnafa satılan odaya ait aracı tekrar oda sekreterine aldırmakla suçlandı… O, “Kullandığımız o aracın o modelleri
sık sık arıza veriyor, o nedenle sattık” diye yaptığı işi savundu. Oda Sekreteri’ni kendisiyle birlikte seçilen üyelerin önüne koydu, yine meslektaşlarından “gık” çıkmadı. Özel ilişkilerigündeme geldi, günlerce o mevzular konuşuldu.
Kayınvalidesi durak durak dolaştı, “Ona oy vermeyin kime oy verirseniz verin!” dedi. Ama tüm bu eleştirilere rağmen Yavuz Ay geçen haftasonu yapılan seçimde iki rakibini de geride bırakarak tekrar seçildi. Yani temsil ettiği makamı korudu!
ÖZEL HALK OTOBÜSLERİ
BAŞKANI DA GÜVEN TAZELEDİ…
Benzer olmasa da farklı eleştirilere hedef olan Özel Halk Otobüsleri Odası Başkanı Ahmet Erkan’da rakipleri tarafından ağır bir dille eleştirildi. Daha önceki seçim sonrası meslektaşlarına attığı mesajdan dolayı yargılandı ve para cezasına çarptırıldılar. Özel Halk otobüslerine konulanekranların kaldırılması nedeniyle açılan davayı
da kaybetti ve meslektaşları para ödeme riskiyle yüz yüze geldi. Tüm bu iddialar genel kurul da kürsüden rakipleri tarafından dile getirildi. Ancak tüm bu eleştiri ve suçlamalara rağmen Ahmet Erkan’da iki rakibine de fark atarak tekrar Oda Başkanlığı görevine bir kez daha seçildi…
İKTİDARI ELİNDE BULUNDURANLAR
HER ZAMAN İKTİDAR OLMANIN
AVANTAJINI KULLANIR!

Eskiler, “İktidarı elinde bulunduranlar, iktidar da olmanın avantajını da kullanarak öyle kolay kolay makamlarını teslim etmezler!" derlerdi… Galiba bu görüş son yıllar da daha da ağırlık kazanıyor ve iktidar da olanlar her ne şekilde olursa olsun makamlarını korumayı başarıyorlar… Tıpkı iktidar da olduğu gibi! İktidara da türlü türlü eleştiriler gelir ama her ne hikmetse seçim zamanı iktidar iktidarını korur!



Bu yazı 3947 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI