Bugun...

Recep BULUT
iNŞAAT ŞiRKETLERi BiR BiR KONKORDATO KARARI ALDIRIYOR
Tarih: 01-01-1970 03:00:00 Güncelleme: 01-01-1970 03:00:00


Kayseri’nin en köklü inşaat şirketleri patır patır dökülüyor…Her biri şehrin dört bir tarafında birbi­rinden kaliteli inşaatlar dikiyor…Ama gel görkü he­men hemen hepsi ödeme sıkıntısı çekiyor…Demire, çimentoya, işçiliğe gelen zamanlar koca koca inşaat firmalarını sıkıntıya soku­yur…İki hafta önce değil Kayseri’nin ünü İstanbul’a bile taşan Suat Altın inşaatın konkordato talebiyle mahkemeye başvur­duğunu ve mahkemenin de üç ay süre verdiğini duyurmuştuk. Ertesi gün gaze­temizi ziyaret eden Suat Altın, verdikleri tüm taahhütlerinin arkasında olduklarını, kimsenin endişelnemsine gerek olmadığı­nı açıklamıştı.

Suat Altın inşaatın durumunu konuşur­ken Kayseri’nin iki büyük inşaat şirketi­nin daha iflaz erteleme talebiyle yargıya başvurduğunu öğrendik… Biri sahipliğini Mustafa Aslantaş’ın üstlendiği ÖKİ İnşa­at diğeri de Hayrullah Aytekin’in TKN İnşaat Limited Şirketi’nin İflaz erteleme talebi…

Aslında ÖKİ İnşaat Mustafa Aslantaş Kiçikapı semtinde ki Mustafa Eraslan’dan kalan eski adıyla Eras Oteli devraldıktan sonra sıkıntıya girmişti…İnşaat sektörün­de gayet iyi projelere imza atıyordu… Ama daha sonra ödeme planlarında meydana gelen aksamalardan dolayı zora girmiş olmalı…

İşi babasıyla birlikte yürüten TKN İn­şaatın Limited Şirketi’nin Sahiplerinden Alim Aytekin ve oğlu Hayrullah Aytekin de gayet güzel işlere imza atıyordu. Hele hele Erciyesevler’de başlatmış oldukları ve bir hayli de yol aldıkları inşaat son derece kaliteli… Bir taraftan yaşanan ekonomik kriz diğer taraftan da şehrin dör t bir tara­fına açılan şantiylerde de sıkınıtı baş gösterince TKN İnşaatte Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne başvurarak iflaz erteleme talebinde bulundu…

TKN İnşaat Limited Şirketi 9 Ekim 2019 tarihin de Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne yaptığı Adi Konkordato’dan kaynaklanan başvurusunda mah­keme 10 Ekim 2019 tarihinden itibaren başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet verilmesine karar verdi…

Yani TKN İnşaat Limited Şirketi üç ay süresince bilançolarını mahkeme tarafından görevlendirilen ve üç kişiden oluşan komiserlere ibraz edecek, borç ve alacak taleplerini kabul edecek ve üç aylık sürenin bitiminde kesin kararını verecek.

Sonuç itibariyle her iki firma içinde orta da üzücü bir durum sözkonusu…

Ülkenin içinde bulunduğu zor kuşular her sektörü vuruyor. Ama görünen o ki en çok da inşaat sektö ­rünü etkiliyor. Yansıyan bilgilere göre Kayseri’nin önde gelen bazı inşaat şirketleri de konkordato ha ­zırlığında.

BEDİR’İN AÇIKLAMASINDAN
NE ANLAM ÇIKARMALI?

 Önceki gün akşam saatlerinde Kayseris­por Kulübü eski Başkanı Erol Bedir yazılı bir açıklama da bulundu…

Açıklama yapmasının nedeni MHP Mil­letvekili Baki Ersoy’un yaptığı ve bir gün sonra da gazetemiz de yeralan açıklama­sı…

Ne diyordu Baki Ersoy?

“Kayserisporumuza başkan adayı olarak çıkan insanları “Şehrimizin kültürü kabul etmedi” ifadesiyle itibarsızlaştırmaya ça­lışmak son derece yanlıştır. Sonra da sağ­da solda onlara demedim başkasına de­dim diyerek konuyu çarpıtmaya çalışmak ise trajikomik bir hadisedir. Cümlelerinizi kime kuruyorsanız delikanlı gibi gidin söyleme cesaretiniz var ise muhatabına söyleyin.”

Erol Bedir yaptığı açıklama da buna nasıl cevap vermiş?

“Kendimden, yaptığımdan ve konuşma­larımdan emin bir şahıs olarak da hiçbir ilave açıklama yapma gereği duymadım. Şu veya bu şekilde itibar zedelemeye yönelik bazı beyanları bu sektörün do­ğasında var diye düşündüm veya yeni polemikler oluşturmak istemediğim için konunun tarafı olmadım.”

Siz bu cevaptan ne anlıyorsunuz?

İstifa ettikten sonra yaptığı açıklama da aday olanlar için“Şehrimizin kültürü ka­bul etmedi” dedin mi demedin mi?

Dedin!

Bunun inkâr götürecek tarafı var mı? Yok! Peki bu sözleri kime atfen söyledin? Karşına aday olarak çıkan ve MHP Mil­letvekili Baki Ersoy’un desteklediği bir tek Sedat Kılınç vardı…İkinci ya da üçüncü bir isim varmıydı? Yoktu! O halde kastet­tiğin isimler bu kişiler mi? Bu isimlerdi! Baki Ersoy bunu sert bir dille cevap verdi mi? Verdi? Üstelik Baki Ersoy, “Sonra da sağda solda onlara demedim başkasına dedim diyerek konuyu çarpıtmaya çalış­mak ise trajikomik bir hadisedir. Cümle­lerinizi kime kuruyorsanız delikanlı gibi gidin söyleme cesaretiniz var ise muhata­bına söyleyin” dedi mi? Dedi!

Eee Erol Bedir buna ne cevap veriyor?

“Kendimden, yaptığımdan ve konuşma­larımdan emin bir şahıs olarak da hiçbir ilave açıklama yapma gereği duymadım.”

Yani Sayın Bedir, hiçbir yer de ne Sayın Baki Ersoy’un ne de Sayın Sedat Kılınç’ın adını zikretmemiş mi?

Sayın Bedir’in esas cevap vermesi gere­ken soru bu!

Gelelim kulüp hesaplarının şeffaf olup olmadığına ilişkin ifadelerine…

Sayın Bedir diyor ki, “Kayserispor'umu­zun 1966 yılında kuruluşundan itibaren ilk ve tek Mali Genel Kurul benim döne ­mimde yapılmış kulübümüzün mali du­rumu şehrimizin dikkatine sunulmuştur. Son genel kurulda, benim teklifim üzerine kulüp tüzüğü değiştirilmiş ve diğer ta­kımlarda olmayan bir uygulama olarak, Başkan ve yönetime, dönemleriyle ilgili maddi sorumluluk getiren madde eklen­miştir. Her genel kurulda, öncesiyle kıyas­lanamayacak şekilde, detaylı bilançolar taraftarımız ve medya mensuplarının da hazır olduğu genel kurul toplantılarında hazirunla paylaşılmıştır. Hatta bu top­lantılarda ve sonrasında bu kadar şeffaf olmanın ve bilgi sunumunun doğru ol­madığı ve alışık olunmadığı konusunda espri de yapılmıştır. 3 yılda 4 genel kurul yapılarak her konu, üyelerin bilgisine ta­şınmış, bilgi verilen genel kurul üyeleri ve misafir olarak katılanların sayısı da 20-30 kişiden 800-1000 sayısına çıkarılmıştır. Paralel olarak, Kayserispor'umuza ilgi duyan ve maçlara gelen taraftar sayımız da, aldığımıza göre en az 5 kat ar tmıştır. Genel kurullarda, verilen bilgileri yeterli bulan ve hizmetleri takdir eden genel ku­rul delegeleri de aleyhte tek bir söz söyle ­memiş veya olumsuz oy kullanmamıştır. Bütün genel kurullarda yönetimimi oy birliği ile ibra etmişlerdir. Dolayısıyla bu konularda, sanki olumsuz bir şey varmış gibi konuşmak, açıklama yapmak veya itibar zedeleyici davranışlarda bulunmak en azından " yalan-dedikodu veya iftira " olur ki, bunlar dinimizce ciddi günahlar­dır. Bunlar hiçbir hemşehrimizin bilerek yapacağı işler olmayıp, yeterli bilgiye sahip olmadıklarından ve bazı yanlış anlaşmalarla birlikte, kişileri birbirine dü­şürmeyi kendine meslek edinmiş kişilerin gayretlerinin de bir tezahürüdür."

Siz bu açıklamadan ne anlıyorsunuz?

Kulübün kurulduğu 1966 yılından bu yana en şeffaf genel kurul yaptığını beyan ediyor…İyi Sayın Bedir o ge­nel kurul günü kürsüden neler söyledi? Kayserispor’a iki yılda 88 milyon TL verdiğini, 72 milyon TL’yi geri aldığını ve kalan 16 milyon TL’ye de temlik koydur­duğunu beyan etmişti…

Şuradan bir kez daha soruyorum…

88 milyon TL’yi ne zaman ve hangi periytolar da verimiş? Hangi hesaplara yatırılmış? Hangi hesaplardan nasıl geri çekmiş? Kaç Yönetim Kurulu Üyesinin bilgisi ve onayı var? O gün Genel Kurul ­da kürsüden bazı dekontları göstermişti, hiç o dekontları inleceleyen bir Allah’ın kurulu Yönetim Kurulu üyesi olmuş mu?

Şeffaf olan bir bilanço çıkarılır ve tek tek Yönetim Kurulu üyelerine dağıtılır…

Hangi futbolcuya ne verilmiş? Kaça alın­mış, kaça satırlmış? Geçmişten gelen borç ne? Ne kadarı ödendi ne kadarı kaldı?

Bunları kalem kalem ne veren var ne de soran! Hiçbir yönetim kurulu üyesi de bu bilgilere vakıf olmak bile istemiyor…

SERDAR MARAŞLI AYRI HESAP MI AÇTIRDI?

Kayserispor’da ilginç bir işleytiş var…Tahsil edi­len paralar doğrudan doğruya kulübün resmi he­sabında değil de Yönetim Kurulu Serdar Maraşlı üzerinden ayrı bir hesaba yatırılıyor ve oradan da alacaklı olan kişilere ödeniyormuş! Cidden böyle bir işlem yapılıyorsa hem Serdar Maraşlı’nın hem de ödeme yaptığı kişilerin başı bir hayli ağırır! Sayın Maraşlı Botanik Çiçekçilik olarak daha önce Şeker Davasından ne sıkıntılar yaşadıklarını unutmuş ola­mazlar…

 

 

 



Bu yazı 3276 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI