Bugun...

Recep BULUT
“O SUCUKLARIN PARASI BU DAVADAN ALINMADI!”
Tarih: 21-08-2019 08:58:00 Güncelleme: 21-08-2019 08:58:00


AK Parti’nin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili Mehmet Özhaseki’nin avukatı Mehmet Savruk’tan açıklama geldi…19.08.2019 tarihli Gazetemizde yeralan “O SUCUKLARIN PARALARINI HASEKİ MİÖDEYECEK ?” başlıklı haber ile ilgili olarak yazılı bir açıklama gönderdi. Av. Mehmet
Savruk’un gönderdiği yazılı açıklama aynen şöyle: Bilindiği gibi, CHP Genel Başkanı, 2010 yılında TBMM Genel Kurulunda ve par tisinin grup toplantılarında, basın ve televizyon açıklamalarında, yani bulduğu her fırsat ve or tamda Kayseri Büyükşehir Belediyesi hakkında, asılsız isnat ve iftiralarda bulunmuş, Kılıçdaroğlu aleyhine, o zamanki Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mehmet Özhaseki ile birlikte bazı belediye çalışanları ve Daire Başkanları tarafından, Kılıçdaroğlu”nun her asılsız isnat ve iftiralar içeren konuşması için ayrı ayrı ve onlarca pek çok tazminat davaları açılmıştı. Yapılan yargılamalar sonunda, o zamanki Belediye Başkanı Sayın Mehmet Özhaseki'nin ve bir kısım belediye çalışanlarının Kemal Kılıçdaroğlu aleyhine açtığı bir kısım manevi tazminat
davaları kabul görmüş, Yargıtay'dan da geçmiş, belediye çalışanlarının açtığı davaların bir kısmı kesinleşmiş, kesinleşen mahkeme kararları, davalı tarafça Anayasa Mahkemesine taşınmış, Anayasa mahkemesi, belediye çalışanları tarafından açılan bir kısım davalar ile ilgili kesinleşmiş kararları, “ifade özgürlüğü- nün” ihlal edildiğinden bahisle, kaldırmıştır. İfade edelim ki, Sayın Özhaseki'nin, Kılıçdaroğlu aleyhine açtığı bazı davalar ile ilgili olarak, Kılıçdaroğlu'nun Anayasa mahkemesine yaptığı bu yöndeki talebi, Anayasa Mahkemesince reddedilmiştir. Bu dava ile ilgili verilen karar icraya intikal ettirilmiş ve tazminat miktarı, davalıdan tamamen tahsil edilmiştir. K.Kılıçdaroğlu'nun 2010 yılında bütçe görüşmeleri sırasında TBMM deki konuşması ile ilgili olarak açılan dava ise, birkaç ay önce, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca da onanmış, tahsil edilen para ile sucuktan ayrıca, halkımıza
döner ikramı yapılmıştır. En son Yargıtay HGK’nca bozulan ve habere konu olan dava, Kılıçdaroğlu'nun bir toplantı
için gittiği Bürüksel dönüşü, uçakta gazetecilere verdiği 28.11.2011 tarihli beyanıdır. Beyanında “vilayet-belediye savcı herkes olayı kapatmak için uğraşıyor. Savcı banka hesaplarına baksa yetecek, yok, bakmıyor, hesap dökümü bile istemiyor” şeklinde ifadeler kullanmış, davalı aleyhine açtığımız, davada, davalı, “konuşmasında bir isim vermediğini, gündeme taşınan ve güncel olan konu hakkında eleştiride bulunduğunu savunmuş, ancak, dava
kısmen kabul görmüş", Yargıtay 4.HD. oy çokluğu ile kararı bozmuştur. Bozma gerekçesi, “davacının isminin geçmediği konuşma yoluyla (yansıma yoluyla) kişilik haklarının ihlal edildiği kabul edilemez” şeklindedir. Yerel mahkeme, kararında direnmiş bu yüzden dosya H.G.K na gitmiştir. HGK Yargıtay 4.HD kararını onamış ve direnme kararının bozulmasına karar vermiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı gerekçesi de, savunma doğrultusunda olmuş, aynen “ …davalı,(davacıyı değil) soruşturma maka mındakileri eleştirmiş olup, ifadelerinde davacının adı ve sıfatı hiç geçmemektedir” şeklindedir. İşte bu dava Kayseri Yeni Haber Gazetesinde habere konu yapılmaktadır. Olayın izah ve gelişimi bu şekilde olmasına rağmen, olay, verilen haber içeriği ile kamuoyuna yanlış ve yanıltıcı bir biçimde lanse edilmiştir. Hemen şunu önemle ifade etmek gerekir ki, Üzerinde durduğumuz, habere konu olan
yargı kararı, CHP Genel Başkanının sarf ettiği sözlerin, manevi tazminatı gerektirip gerektirmediği hususu ile ilgilidir. Bundan asla ve asla, Kayseri Büyükşehir Belediyesinde usulsüz ve kanunsuz işler yapıldığı sonucu ve yorumu çıkarılamaz. Yerel mahkeme ve bir kısım Yargıtay daire üyeleri, Kılıçdaroğlu'nun sözlerinin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve tazminatı gerektirdiği sonucuna varmasına rağmen, H.G.K. üyeleri “konuşmada davacının adı
geçmediğinden” bahisle kararı bozmuştur. Haber, gazetede kamu oyunu yanlış ve yanıltıcı biçimde, kasıtlı yorumlarla verilmiş olmakla birlikte, şu hususların da kamuoyunca bilinmesi gerekir.
1-Sayın Mehmet Özhaseki adına Kemal Kılıçdaroğlu, Atilla Kart, Şevki Kulkuloğlu ve Sözcü gazetesi aleyhine sadece bir dava değil, onlarca davalar açılmış ve önemli bir kısmı lehimize sonuçlanarak, kesinleşmiştir. Tahsil edilen paralar ile sucuk alınıp halka dağıtılmış, ayrıca halkımıza döner ikramı yapılmıştır. Haberde, “davalıdan tahsil ettiğimiz miktarların bu dava nedeniyle iade edileceği” yönünde imada bulunulmaktadır ki, bu doğru bir beyan değildir.
2- Kaldı ki, bu davadan dolayı, davalıdan bir kuruş bile tahsil edilmemiştir ki, iadesi söz ko - nusu olsun. Sadece Yerel mahkemece verilen ilk karar Kayseri 2. İcra Müdürlüğünün 2013/ 9219 sayılı dosyası ile tarafımızca icraya konu edilmiş, davalı, o tarihte dosyaya 23.750,16 T.L yatırmış, ancak karar henüz kesinleşmediği için, yatırılan miktar tarafımızca alınmamış, Yargıtay HGK kararı beklenilmiştir. Davalı tarafça yatırılan para halen icra dosyasında durmaktadır. Bir başka ifade ile bu davadan dolayı bir tahsilat yapılmamış, dolayısıyla sucukların
parasında da, bu davanın hiçbir katkısı olmamıştır. Açıktır ki, direnme kararı HGK’nca onanmış olsa idi, yine Sayın halkımıza, ayrıca sucuk veya döner ikramı yapılacaktı.
3-İfade edelim ki, Kılıçdaroğlu'nun asılsız ve haksız iddia ve isnatları iki kez yargı organlarınca araştırılmış, incelenmiş, en ufak bir suç unsuruna rastlanmamış, soruşturma iki kez takipsizlik kararı ile sonuçlanmıştır. Yani Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı ve belediye çalışanlarının, suçsuzluğu, masumiyeti tescil edilmiş, buna karşılık Kılıçdaroğlu'nun iddia ve isnatlarının haksızlığı, yersizliği ve iyi niyet taşımadığı kesinleşmiştir. Hiçbir mahkeme kararı, bu olguyu ortadan kaldıracak nitelikte değildir.
4- Gazetede, HGK kararı hakkında yapılan değerlendirmeler, yeterli hukuk bilgisine sahip olmamaktan kaynaklanmaktadır. HGK, Yargıtay”ın üst bir kurulu olup, ilk derece mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi
kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi üzerine, inceleme, Yargıtay HGK ca yapılır. HGK ca verilen kararlara uymak zorunludur. (HMK Madde :373). “Hem de ne bozma!” gibi, sanki, HGK, bu davaya özgü olarak kesin karar vermiş gibi değerlendirmelerin nedeni, hukuk bilgisinin yetersizliğindendir. Görüldüğü gibi “O sucukların Parasını Özhaseki ödeyecek” gibi anlamlar taşıyan ifadeler doğru olmayan, yanıltıcı ve kasıtlı yorum ve beyanlardan ibarettir. Saygı ile Kamuoyunun bilgisine sunulur."

MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NDE NE İŞİNİZ VAR?

CHP Milletvekili Çetin Arık, İl Başkanı Ümit Özer, İl Yönetim Kurulu Üyeleri Tülay Onat Hazer, Güler Gülerözü ve Muttalip Ak, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer'i makamında ziyaret ederek bir süre karşılıklı bilgi alış-verişinde bulunmuş…Dün için muhtemelen de Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ziyaret edileceklerdi… Bu ziyaretler önemli…Sosyal demokratlar 1994’te kaybettikleri belediyelere 31 Mart yerel seçimleriyle tekrar sahip oldu…Başta İzmir olmak Ege ve Akdeniz’de bazı İllerin dışında belediyeleri AKP’ye kaptırmıştı…31Mart yerel seçimlerinde 1994’te kaybettiği belediyelerin büyük bir kısmını tekrar kazandı…
17 Yıldır da baskıcı AKP iktidarı devam ediyor…Kendi yandaşlarından başka hiç kimseye ne iş ne de aş olanağı tanıyor…O nedenle sosyal demokratlar ve çocukları 1994 yılından beri ne belediyeler de ne de diğer kamu kuruluşlarında iş bulamıyor…İşte o nedenledir ki 31 Mar t’ta sosyal demokratların tekrar belediyeleri kazanması son derece önemli…Yıllardır işsizlikten çoluğu-çocuğu kırılan sosyal demokratlar CHP’li belediyelerin kapısını
aşındırıyor…İş, aş ve makam istiyorlar…Hakları mı, elbette hakları…Ancak 31 Mart yerel seçimlerinde tekrar
kazanılan belediyeleri bir iş ve işçi bulma kurumuna çevirirseniz bunun altından kalkamayacağınız gibi çok büyük kavgalar çıkar. Çıkan kavga ve gürültü de ayyuka çıkar! Bu görüntü de vatandaş nazarında sizi mahkûm eder ve
bir daha kolay kolay o belediyeleri kazanamazsınız… Burada izlenecek yol ve yöntem şu olmalı…Belediyeleri bir İş ve İşçi Bulma Kurumu havasına sokmadan, gerçekten makul ölçüler dahilinde varsa ihtiyaç ve daha da önemlisi vasfı  tutuyor ve gerçekten de acilen ihtiyaç sıralamasında öncelik tanınması gereken konumda olanlara iş vermek için gayret sarfetmeli… Aksi taktirde milletvekilinin falanca yakını, ya da İl Başkanının bilmem nesi, İl Yönetim Kurulu üyesinin oğlu, İlçe Başkanının kızı gibi bırakın sokakta ki vatandaşı CHP içinde bile isyan derecesine varacak “torpilli kişilere” iş bulma derdine düşerseniz önce vatandaşın nazarında mahkum olursunuz sonra da kendi par tinizin içinde onarılması mümkün olmayan “bir iç çatışmanın” fitilini yakmış olursunuz…İşte bu tehlikeyi çok iyi gören ve gözlemleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu açıkça diyor ki, bu parti de eşini-dostunu ve yakınını belediyeler de işe aldırma peşinde koşmasın! Dinleyen mi var? Tüm bunları peşinen niye yazdım?
İzah edeyim…Önceki gün CHP İl Yönetim Kurulu toplantısı vardı…Çoğunluk sağlanamadı ve toplantı yapılamadı…
Aslında İl Yönetim Kurulu toplanmış olsaydı bir hayli hararetli sorunlar vardı…Toplantıya Abdullah Üçgül, Tülay Hazel, Kenan Akpınar, Barış Özdemir, Hamdi Korkmaz, Duran Teke ve Vural Ekinci katılmış, sonradan
da bugüne kadar hiçbir toplantıya katılmayan Burcu Karataş gelmiş. Hatta bazı Yönetim Kurulu Üyeleri “Siz kimsiniz hanımefendi?” diye de sormuş! Burcu Karataş’ta, “Ben İl Yönetim Kurulu Üyesi Burcu Karataş!” demiş! Yani bugüne kadar toplantılara bile katılmayan Burcu Karataş’ı bazı İl Yönetim Kurulu üyelerinin bile tanımıyor oluşu bir handikap değil mi? Bugüne kadar toplantılara katılmayan Burcu Karataş için niye parti tüzüğü çalıştırılmadı o da başlı başına bir tüzük ihlali değil mi? Her ne kadar İl Başkanı toplantı gündemimiz de sadece iki gündem maddesi var diye İl Yönetim Kurulu üyelerine duyurmuş olsa da! Çoğunluğun sağlanamadığı toplantıda
İl Başkanı Özer, 21 Ağustos’ta yani bugün İlçe Başkanları’yla toplantı yapacağını sonra Ankara’ya uğrayacağını ve oradan da tatile gideceğini, bir tek 30 Ağustos kutlamaları için geri gelip tekrar gideceğini söyleyince İl Yönetim
Kurulu Üyesi Vural Ekinci, “Desenize ocak ayına kadar yoksunuz!” diye espri yaptı…Sonra İl Başkanı Ümit Özer, kazanılan belediyelerin ziyaret edileceğine ilişkin ucu açık bir söz söyledi… Peşinden Adana ve Mersin
Büyükşehir Belediye Başkanlarına yapılacak ziyaretten söz açıldı…Bazı Yönetim Kurulu üyeleri, bu ziyaretten
haberdar olmadıklarını, son anda haberleri olduğunu dile getirerek itirazda bulundu… Bu ziyaretlerin birilerinin oğluna iş ayarlamak için yapıldığına ilişkin iddia ve söylentiler dile getirildi. Karşılıklı sert atışmalar oldu…Gerek
İl Yönetim Kurulu Üyeleri Kenan Akpınar ve gerekse Hamdi Korkmaz son derece sert ifadelerle İl Başkanı Ümit Özer’i eleştirdi…Hatta Hamdi Korkmaz, yanlarında oturan İl Yönetim Kurulu Üyesi Duran Teke’ye dönerek, “İlla birileri işe yerleştirilecekse senin oğlunda işsiz ona iş bulan var mı?” diye takıldı…Yani anlayacağınız dün çoğunluğun sağlanamadığı gayri resmi toplantı da çok sert tartışmalar yaşandı…İl Yönetim Kurulu Üyesi Hamdi Korkmaz o gayri resmi toplantı sonrası Adana ve Mersin ziyaretlerinin sadece birkaç kişiyle, birilerinin
çocuğuna iş bulma kaygısında yapıldığını öne sürerek şöyle bir paylaşımda bulundu: “Vekil ve İl Başkan yarın giderayak meclis üyelerini atadığı gibi yandaşlarına iş bulmak için Adana ve Mersin belediye başkanlarını ziyarete gidiyor yönetime de, “Biz yarın Adana ve Mersin’e ziyarete gidiyoruz, haberiniz olsun” dedi. Bunu kamuoyuyla paylaşacağım bilginiz olsun.” Milletvekili Çetin Arık’ın İl Başkanı Ümit Özer ile bir grup İl Yönetim Kurulu üyesiyle başta Adana Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Zeydan Karaları ziyaret edeceği bilgisini alınca aklıma ilginç bir anı geldi… Yaklaşık bundan birbuçuk yıl önce dönemin Çukurova Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın, Kayseri’den bazı partili gençleri işi aldığı ve doğru dürüst işe gitmeyen o gençlerin adeta bankamatik memuru gibi maaş aldığına ilişkin haberleri AKİT Gazetesi’ne kimlerin servis ettiği geldi…Nasıl yüz yüze geleceksiniz? Nasıl yüzyüze bakacaksınız? Bu lafı kime söylüyorum? Kim o gün AKİT Gazetesi’ne bu haberi servis ettirdiyse ona söylüyorum! O kendini gayet iyi bilir, çünkü o günlerde bu meselenin kavgası oldu da ondan söylüyorum! Ahhh! Ah! Bu memleketi nasıl adam edeceğiz bilemiyorum! İşimiz zor! Ama inancımız tam! Bu mantığın, bu zihniyetin kökü kazınmadıkça
huzur yok! Eğer 31 Mart yerel seçimlerinde kazanılan belediyeler nezaketen ziyaret edilecekse o konu İl Yönetim Kurulu toplantısında ayan-beyan gündeme gelir, gitmek isteyenlerin isimleri yazılır, mazeret beyan edenler de gitmez olurbiter! Şeffaflığın gereği bu! Ama yangından mal kaçırır gibi, saklı-gizli! Sanki kapalı kapılar ardında birilerinin çoluğuna-çocuğuna belediye de iş bulma telaşındaymış gibi onca İl Yönetim Kurulu Üyesinden dört kişiyi peşinize takar, arkanızdan da oğluna iş sözü alacağınız kişi sizi bir başka arabayla takip eder ve onu da fotoğraf karelerine sokmamak için ha bire çırpınırsanız olacağı bu!



Bu yazı 3493 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI