Bugun...

Recep BULUT
MEĞER KAYINBiRADERi DE GENEL MÜDÜR YARDIMCISIYMIŞ!
Tarih: 13-04-2019 09:27:00 Güncelleme: 13-04-2019 09:27:00


Bizler Özhaseki’nin Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde sadece sağ kolu olarak seçim kampanyası aşamasında Genel Sekreterlik makamına getirdiği Refik Tuzcuoğlu var sanıyorduk…Meğer kazın ayağı öyle değilmiş! Kayınbiraderi Mustafa Sarıgül’de Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı EGO Genel Müdür Yardımcısıymış da haberimiz yokmuş! Nereden haberimiz oldu? Mansur Yavaş’ın Büyükşehir Belediyesi makamına oturduktan sonra önce Özhaseki’nin tam da seçim kampanyasının başlayacağı sıralar da Ankara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterlik makamına getirdiği Refik Tuzcuoğlu’nu Genel Sekreterlik görevinden alınmasından sonra dün de bazı üst düzey yetkililerin de peş peşe görevden alındığı haberi yayılınca görevden alınanlar arasında Özhaseki’nin kayınbiraderi ve aynı zaman da EGO Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Sarıgül’ün de bulunduğu makamdan alındığını duyduğumuz da Özhaseki’nin kayınbiraderinin EGO Genel Müdür Yardımcılığı makamında bulunduğunu öğrendik…Elbette yakınları biliyordu ama şahsen ben bilmiyorum…Kayınbiraderi Mustafa Sarıgül’ün Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nde ki görevinden memleketleri olan İzmit’te Kocaeli Belediyesi’nde bir üst düzey makama getirildiğini birkaç kez yazmıştık ancak daha sonra izini kaybetmiştik…Meğer Özhaseki’nin o kayınbiraderi
Mustafa Sarıgül 2015 yılında Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı EGO Genel Müdür Yardımcılığı görevine getirilmiş! 2015 yılından beri o makam da görev yapan işte o Mustafa Sarıgül, önceki gün o görevden alınmış!
Bu işler maalesef böyle… Siyasetle o makamlara gelenler siyasetle o makamdan uzaklaştırılıyorlar…Türkiye’nin gerçeği bu! Bu vesileyle de olsa öğrenmiş olduk!

O ÇADIR ZATEN GEÇiCi
OLARAK KURULMUŞTU!

Dün gazetemizin manşetinde, “Mustafa Çelik yaptı, Büyükkılıç yıkıyor” başlığıyla verdiğimiz haberle ilgili olarak Büyükşehir Belediyesi’nden yazılı açıklama geldi. Açıklama da, sözkonusu o çadırın geçici olarak kurulduğu belirtilerek, “Geçici olarak kurulan çadır Büyükşehir Belediyesi ekiplerince sökülmüştür. Söz konusu çadır demonte olup, daha sonra ihtiyaç duyulan bir başka yerde kurulabilir özelliktedir ve bu özelliği nedeniyle bir ekonomik kayıp söz konusu değildir” dendi. Büyükşe-hir Belediyesi’nden gelen açıklama aynen şöyle: “SERGİ ÇADIRI GEÇİCİ OLARAK KURULMUŞTU Büyükşehir Belediyemiz tarafından Cumhuriyet Meydanı’na kurulan çadırla ilgili
kamuoyunu bilgilendirme gereği doğmuştur. Hunat Medresesi önüne kurulan ve bir süredir Sanat ve mesleki eğitimde Anadolu’nun markası olan KAYMEK tarafından Sanat Galerisi olarak kullanılan çadır Kayseri Kültür Varlıklarını Koruma şeklinde ge Kurulu’ndan alınan izinle kurulmuştur. Kayseri Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nden alınan 6 aylık iznin süresi de sona ermiştir. Bu nedenle de zaten geçici olarak kurulan çadır Büyükşehir Belediyesi ekiplerince sökülmüştür. Söz konusu çadır demonte olup, daha sonra ihtiyaç duyulan bir başka yerde kurulabilir özelliktedir ve bu özelliği nedeniyle bir ekonomik kayıp söz konusu değildir. Çadır, farklı yerlerde kullanılmak üzere şimdilikBüyükşehir Belediyemizin deposuna kaldırılmıştır.” Açıklama aynen böyle… Bende gönderilen açıklamanın noktasına-virgülüne dokunmadan aynen sizlerle paylaşmak istedim… Teselli boyutu
şu; Çadırın içine alçıpandan yapılmış duvarlar ve metaller haricin de esas çadır sökülüp-takılabilen cinstenmiş! Yani sökülüp kaldırıp atılmayacak…En azından bu bile bir teselli payı! Yoksa onca masraf yapılan koca çadır sökülüp atılsa kötü olurdu…Hâsılı o çadır Kağnı pazarından kaldırıldı!

“BU BİR LÜTUF DEĞİL YASAL BİR ZORUNLULUK!”

Esef Özkan’ı ta 1989 yılından beri tanırım…Emekli bir binbaşı. Emekli olduktan sonra siyasete girdi ve peşinden dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı rahmetli Niyazi Bahçecioğlu tarafından önce Zabıta Müdürlüğü’ne ve daha sonra da Personel Daire Başkanlığı’na getirildi…Esef Özkan, söyleyeceği lafı esigemez, doğrudan doğruya takır takır anlının çatısına sayar…İşte o nedenle de Personel Daire Başkanlığı görevi de çok uzun sürmedi…Personel Daire Başkanlarına bu tür profiller pek uymaz! Personel Daire Başkanları biraz daha müsamahalı, hoşgörülü, lafı-sözü keskin olmayan ortamı idare etmeye mahsus yapıları olmalı…Esef Özkan’da eğriye eğri, doğruya doğru
bir yapı olduğu için o görevi bırakmak zorunda kalmıştı… Melikgazi Belediye Meclis üyeliği deneyimi de olmuştu…
Orada da dönemin Belediye Başkanı Şevket Bahçecioğlu’na epey ot yoldurmuştu… Hasılı “Millet İttifakı'ndan” Kocasinan Belediye Meclis Üyesi seçilen Esef Özkan’ın böyle bir siyasi geçmişi var…Esef Özkan, aslında hafta içinde gazetemize uğramış ve manşetimiz de yeralan,“BÜYÜKKILIÇ’IN BÜTÇESİNE MUHALFETTEN RED OYU” manşetimizin için de Melikgazi Belediye Başkanı seçilen Mustafa Palancıoğlu’nun, “Red oyu vereceğinizi bilseydik
sizleri komisyonlara seçtirmezdik” Bölşeklinde ki sözlerine bir hayli içerlenmiş…Esef Özkan, “Aslında, bu bir lütuf değil yasal bir zorunluluk” diyor ve şöyle izah ediyor: “Büyükşehir Belediye Kanunun da her partiden Belediye Komisyon üyelerinin alınması yasal bir zorunluluktur. Bu hem tüm partilerin temsilini sağlamak hem de belediye
hizmetlerinin denetlenebilir ve daha şeffaf kılınması için. Ama mecliste çoğunluğu olan Belediye Başkanları normal de beş olması gereken komisyon üyeliklerini üçe düşürüyor ve bir de bunu partilerin çıkarmış oldukları meclis üyesi sayısıyla çarpıp, taksim edince meclis üye sayısı az olan partiler o komisyonlar da yer bulamamış oluyor. Şu an da uygulanan işin özü tamamen bu! Yoksa Sayın Palancıoğlu’nun geçmiş Belediye Başkanının faaliyet raporuna
muhalefet partili meclis üyeleri red oyu verince, böyle yapacağınızı bilseydik sizleri komisyonlara seçtirmezdik demesi hoş bir yaklaşım değil! Doğru da değil.” Millet İttifakı Belediye Meclis Üyesi Esef Özkan, aslında geçmiş Belediye Başkanların faaliyet raporuna da “red oyu” verilmesinden yana olmadığını belirterek, “Örneğin Melikgazi de Memduh Bey'in 2018-2019 yılları arasında ki faaliyet raporuna hayır denmesinin de bir anlamı yok. Niye? Memduh Bey 2018-2019 yılında bir faaliyette bulunmuş mu? Bulunmuş! Şimdi biz bunu yok farzederek, efendim biz o dönem de meclis üyesi değildik, meclis üyesi olmadığımız bir dönemi nasıl ibra edelim deniliyor? Doğru da faaliyet her dönemin nisan ayından nisan ayına meclise gelir ve görüşülür! Ee geçen dönemin meclis üyelerinin süresi 31 Mart'ta sona erdi, o zaman ne olacak? O faaliyet raporunu nisan ayının ilk haftasına görüşmeyelim
mi? Kabul etmeyelim mi? Böyle bir şey olmaz! Ha şunu anlarım, faaliyet raporu önümüze gelir, inceler ve siz de
uygun görmediğiniz harcama kalemlerine kabul eder veya red oyu veririsiniz. Bunu anlarım. Ama geçmiş döneme ait faaliyet rapor muhakkak nisan ayının ilk haftasında meclise gelir ve görüşülür. Devlette devamlılık bir esastır” diyor. Esef Özkan’ın takıldığı ve hatta tepki gösterdiği bir başka nokta da, seçimlerden sonra İYİ Parti İl Merkezinde düzenlediği basın toplantısında, “Seçimlerden sonra ittifakımız sona ermişti” diyen İYİ Parti Milletvekili Dursun Ataş’ın bu sözleri… Özkan, “Millet İttifakı büyük zorluklara rağmen kurulmuş ve Türk demokrasisinin önünü açmak üzere hem Sayın Kılıçdaroğlu’nun hem de Sayın Meral Akşener’in olağanüstü çaba ve özverileriyle kurulmuştur. Bu birlikteliği hafife almamak lazım. Tam tersi bu birlikteliğinne denli zorunlu olduğunu iyi kavramak lazım. Bu birliktelik küçük kasaba hesaplarıyla kurulmuş bir ittifak değildir. Tabii bu ittifakın liderleri koca koca şehirlerden
feragat ederken küçük bir kasaba düzeyinde ki rekabetten feragat edemeyenlerin kafasının alacağı bir birliktelik değildir. Bu ittifak ülkemizin birliği, dirliği ve demokrasimizin geleceği için bugün de sürmeli gelecekte de sürmeli! Bunu iyi özümsemek ve onu her iki parti saflarına da iyi anlatmak lazım! Bu birliktelik öyle küçük hesaplara
feda edilecek bir birliktelik değil. İşte bu nedenledir ki Belediye Meclis Üyeleri olarak bizler de henüz ayrışarak kendi partilerimize dönmüyoruz. Niye dönmüyoruz? Her iki liderin ve her iki parti genel merkezlerinin alacağı karara kendimizi endekslediğimiz için. Olması gereken de, bu. Öyle bir milletvekilinin çıkıp da basının huzurunda artık bu birliktelik bitmiştir demesiyle bitmez!” dedi. Ben de yazım da o nedenle CHP’li Meclis Üyesi değil “Millet İttifakı” Kocasinan Belediye Meclis Üyesi Esef Özkan demeyi uygun buldum… Doğrusu da o! Niye Sayın Özkan’ın dediği gibi henüz bu konu da her iki parti Genel Merkezi’de, “Meclis üyeleri kendi partilerine dönebilir” şeklinde bir
açıklama yapmadığı için…



Bu yazı 3957 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI