Bugun...


Recep BULUT
HANi BENDEN HABERSiZ BELEDiYE PERSONELi KULLANDI DEMiŞTiN?
Tarih: 22-05-2020 16:43:00 Güncelleme: 22-05-2020 16:43:00


Bazen gözünüzün önünde olup-bitenleri gördü­ğünüz de anlamakta zorlanıyor…

İnsan, MHP Milletvekili Baki Ersoy’un dediği gibi “Acaba bir akıl tutulması mı yaşıyorlar” diye düşünmeden edemiyor…

Batmış, bitmiş bir hanedan ailenin saltana­tından yedi düvele karşı verilen amansız bir mücadele sonunda kurulan bir cumhuriyeti ve o cumhuriyeti kuran kahramanlar için ağza alın­mayacak ifadeler kullanan birine “ÜSTAD“ de­mek o muazzam bağımsızlık mücadelesini veren kahramanlara karşı işlenen bir ahde vefasızlık değil de nedir?

Hadi Fesli Kadir’i bir tarafa bıraktık, sonuçta adam hem kafayı yemiş hem de İngiliz vatan ­daşlığına geçmiş; tabii ki İngilizlerin koltuğunda silahlanan ve başta İzmir olmak üzere tüm ege kıyılarını işgal eden Yunanlılar için “Keşke Yu­nan galip gelseydi” diyecek! Peki ya onu “ÜS ­TAD” diye yadedenlere ne demeli?

Öyle ya, Fesli Kadir’e, “Üstad” dediğine göre kendini Fesli Kadir’in çırağı olarak görüyor ol­malı…

Bunun başka türlü izahı var mı?

Şimdi bunlar da nereden çıktı diye soranlar olabilir…

Malum Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu’nun sosyal paylaşım hesabında Fesli Kadir’in ölüm yıldönümünde ilginç bir mesaj yer almıştı…

Mesaj da, geçen yıl bu zamanlar ölen ve kamu ­oyunda Fesli Kadir olarak bilinen Kadir Mısıroğlu için “ÜSTADI” rahmetle anıyoruz ifadeleri yer almıştı… Bu ifadelerin basın yoluyla kamuoyu­na yansıması üzerine hem Kayseri’den hem de Türkiye genelinden Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu’na tepkiler yağmıştı…

Gelen tepkiler üzerine Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, “O paylaşımı ben değil belediye personelim yaptı” diye tepkileri bertaraf etmeye gayret etmişti…

Gelen tepkileri suçu belediye personelinin üstüne atarak bertaraf eden Palancıoğlu’nun tepki duyulan o mesajı kaldırmamış olması, o mesajı dediği gibi belediye personeli değil bizzat kendisinin bile bile kullandığı kanaatinin oluşma­sına neden oldu… Öyle ya, cidden dediği gibi o paylaşımı kendisinden habersiz belediye perso­neli kullanmış olsaydı gelen tepkilerden sonra kaldırmaz mıydı? Kaldırmadığına göre demek ki o paylaşım belediye personeline değil bizzat kendisine ait…

Eyy Palancıoğlu, madem başta Gazi Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları ile istiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy için hertürlü çirkin küfür ve hakaretleri kullanan biri için “ÜSTAD” tabirini kullanıyorsunuz, o halde sizin de daha fazla renginizi gizlemenize ve suçu emrinizde ki belediye personelinize atmanıza gerek yok, renginizi belli ediniz!

Gerçek yüzünüzü ortaya koyun!

Yüzünüzde ki o maskeyi indirin de gerçek yüzünüzü görelim!

Bir insan ancak kendisini böyle bitirir!

Nasıl mı gelin size şöyle izah edeyim…

MELİKGAZİ BELEDİYE BAŞKANI

PALANCIOĞLU NASIL KENDİ KENDİNİ BİTİRDİ?

O aslında tipik bir halk çocuğu…

Daha gençte, 70 doğumlu…

Babası Nuh Mehmet Emmi, 27 Mayıs Caddesi’nin sonun da bugünkü Bakkaloğlu İş Merkezi’nin yanında “Günaydın” Bakkallının sahibiydi…

Rahmetli iyi bir insandı…

Hemen onun arkasında, eski Ticaret Odası’nın soka­ğında dayısı Muharrem Bey’in Lokman Eczanesi vardı…

Mustafa Palancıoğlu’da hayata gençlik yıllarında okul­dan kalan zamanı babasının bakkalında adeta çıraklık yaparak hazırlanıyordu… İlkokul, ortaokul ve liseden sonra 1992 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Harita Mühendisliğinden mezun oldu. Sonra Erciyes Üniversi­tesi İnşaat Mühendisliği Bölümünde Araştırma Görevlisi olarak çalışmaya başlayan Palancıoğlu, 1997-2002 yılları arasında Amerika Birleşik Devletlerinde University of Maine’de Doktora eğitimini tamamladı. 2002 yılında Türkiye’ye dönüş yaparak Erciyes Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümünde 2009 yılına kadar Yardımcı Doçent olarak görev yaptı. Harita Mühendisliği Bö­lüm Başkan Yardımcısı ve Ölçme Tekniği Anabilim Dalı Başkanı, Develi Meslek Yüksek Okulu Yönetim Kurulu Üyesi, Uluslararası Ofis AB Projeleri Koor­dinatörü, Erciyes Teknopark A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi Danışmanı olarak farklı tarihlerde çeşitli görevlerde bulundu.

Erciyes Üniversitesinde Harita, İnşaat, Endüstri, Bilgisayar ve Biyomedikal Mühendisliği gibi birçok bölümde Konum Ölçmeleri, Coğrafi Bilgi Sistemleri, Gayrimenkul Değerlemesi ve Yönetimi, Ölçme Bil­gisi, Teknik İngilizce, Bilimsel Araştırma ve Sunum Teknikleri, Mühendislikte İnsan İlişkileri ve Girişim­cilik gibi farklı alanlarda Lisans ve Yüksek Lisans dersleri veren Palancıoğlu, Erasmus Öğretim Üyesi değişimi programı kapsamında 2008 yılında İsveç Vaxjö Üniversitesinde kısa süreli ders verdi.

Ulusal ve Uluslararası birçok bilimsel yayın, ödül ve plakete sahip olan Palancıoğlu, birçok Tübitak ve Erciyes Üniversitesi Bilimsel Araştırma projesinde yürütücü ve araştırmacı olarak görev yaptı.

2009 yılında T.C. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı tarafından Orta Anadolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreterliği görevine atandı. Bu görevi kap­samında Kayseri, Sivas ve Yozgat il ve ilçelerinin kalkınma planlarının hazırlanması, kamu ve özel sektör kurum projelerinin finansmanı ve uygulan­ması, bölge potansiyellerinin harekete geçirilmesi ve tanıtılması için yoğun faaliyetler yönetti.

Uzmanlık alanları arasında yerel kalkınma, şehir planlama, kent bilgi sistemleri, uydu konum belir­leme sistemleri, gayrimenkul yönetimi, kentsel dö­nüşüm, AB ve Tübitak projeleri gibi birçok alan yer alan Palancıoğlu, yurtdışında birçok ülkede toplantı ve proje çalışmaları kapsamında bulundu.

Kalkınma Ajansındaki görevinden 2014 yılı ma­halli idareler seçimleri nedeni ile ayrılan Palancı­oğlu, AK Parti Talas Belediye Başkanı seçildi. Son seçimler de de Melikgazi Belediye Başkanı oldu… Yani Bakkal çıraklığındanTürkiye’nin en saygın üni­versitelerinden biri olan Yıldız Teknik Üniversitesi Harita Mühendisliği’nden mezun olacak ve uluslar arası düzeyde eğitiminize eğitim katacaksınız sonra memleketinize dönecek ve genç yaşta önce Talas ve sonra da Melikgazi Belediye Başkanı seçileceksiniz bunlar övünç duyulacak şeyler…

Peki o zaman şu soruyu sormak gerekmez mi:

Velev ki “ÜSTAD” diye şükranla yadettiğiniz “Fesli Kadir’in” temennisinde dile getirdiği gibi yedi düve­le karşı verilen o kurtuluş savaşında “Yunan galip gelseydi” Yıldız Teknik Üniversitesi’nde okuyabilir miydiniz?

Cumhuriyetle birlikte kurulan o güzide okullar da okuyabilir miydiniz?

Bu şehrin iki güzide İlçesine Belediye Başkanı ola ­bilir miydiniz?

İngilizler ve Yunanlılar tarafından işgal edilen bir ülkede bağımsızlıktan sözedilebilir miydi?

Bağımsız olmayan Müslüman bir ülke de camileri­mizin kapısı açılabilir miydi? Ezan okunabilir miydi? Fesli Kadir’in ağza alınmayacak ifadelerle hakaret ettiği İstiklal Marşımız Mehmet Akif Ersoy tarafından yazılabilir miydi?

Yedi düvele karşı başta Gazi Mustafa Kemal Paşa olmak üzere tüm silah arkadaşları ve Anadolu insa­nıyla birlikte topyekün mücadele verdik…

Hiç mi bu muazzam mücadeleye saygınız, sevginiz ve daha da önemlisi ahde vefanız yok?

Hadi her şey bir yana, sizin o kibar duruşunuza, o “Fesli Kadir’in” kullandığı ve benim de bu sayfada bile yazmaktan hicap duyduğum ifadeleri kullanan birine nasıl “ÜSTAD” dersiniz?

O çirkin kelimeleri kullanan birini nasıl kabullenir­siniz?

Yazık! Çok yazık! İnsan ancak kendini toplum na ­zarında böyle bitirir!

Sanıyor ki birkaç bin kişi sırf gerek siyasi yandaşlık ve gerekse farklı şahsi beklentilerle, “Başkanımızın arkasındayız, onu size yedirmeyiz!” deyince milyon­lar arkasında!

Demek ki insanın gözü bazen böyle kararıyor!

Önünü, arkasını ve daha da önemlisi oturduğu kol­tuğu böyle yakı-yıkıyor…

Oysa ondan geleceğin Büyükşehir Belediye Başkan adayı diye bahsediliyordu…

O beklentiyi de yakıp-yıktı!

Tıpkı Şükrü Karatepe gibi!

Eskiler derler ya, “Bir insanın kendisine yaptığı kötülüğü bir başkası yapamaz!” diye!

İşte Palancıoğlu’nun yaptığı da tıpkı böyle bir şey…



Bu yazı 1206 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI