Bugun...

Recep BULUT
EY MUSTAFA ELiTAŞ, SEN ŞEKER OPERASYONUNUN NERESiNDEYDiN?
Tarih: 08-06-2018 11:29:00 Güncelleme: 08-06-2018 11:29:00


AKP Grup Başkanvekili ve Kayseri milletvekili Mustafa Elitaş, önceki gün akşam Şeker Fabrikası’nda işçilerle birlikte iftar açtı…Şeker Fabrikası Yönetimi “Şeker Sofrası” adı altında bin 500 işçiye iftar yemeği verdi…
Elitaş, iftar yemeğinde işçilere yönelik yaptığı konuşmada, “16 Yıllık Milletvekilliği hayatımdan çiftçilerle ilgili çok önemli meselelere bu kanun tasarılarına tekliflerine imza attık. Ama benim boynumdaki en önemli övünç Madalyası Kayseri Şeker’in batmaktan kurtarılmasına vesile olmaktır” dedi. Buraya kadar Sayın Elitaş’ın açıklamaları
normal karşılanabilir…Elitaş’ın Vedat Ali Özışık ve ekibinin yönetimden uzaklaştırılması için ne denli gayret gösterdiğini hepimiz biliyoruz… Elitaş, 26 Mayıs 2010 tarihine Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne verdiği teklifle kooperatifler yasasında önemli bir değişiklik yapılmasını sağlamış ve kooperatiflere müdahalenin önünü açmıştı…
Zaten Vedat Ali Özışık seçim yoluyla devrilemeyince öylelikle Şeker Fabrikası’na müdahale edilmişti…
Bahsettiğim bu meseleler hukuk düzeni çerçevesinde yapılabilir…Buna diyecek bir şeyim yok! Yani, demokratik usuller çerçevesinde bir yönetimin gitmesi için gayret gösterebilir buraya kadar da normal! Ancak Sayın Elitaş’ın twettır hesabından atıldığı iddia edilen mesajı çok daha farklı şeyler çağrıştırıyor… Aslında Sayın Elitaş, benzer bir açıklamayı muhalefedaha önce de yapmıştı… İşte o mesaj beraberinde birçok soruyu çağrıştırıyor…Peki, nedir o mesaj? Sayın Elitaş, Tweet’ın mesajında, “Benim 16 yıllık milletvekilliği hayatımda boynumda ki övünç madalyası Kayseri şeker çiftçisini yamyamların elinden kurtarmaktır” diyor… Açık söylemek gerekirse bu çok ağır bir ifade!
Birebir kavgada bile söylenmeyecek kadar ağır! İşte bu ifadeyi okuduğunuz da akla birçok soru geliyor:
Nasıl kurtardınız? Hangi yöntemle kurtardınız? Kimlerle kurtardınız? Birincisi siyaseten mücadele edebilirsiniz…
Yukarıda ifade ettiğim gibi bunun boyutu sınırlı! Müdahalenin önünü açan Kooperatifler yasasında değişiklik yaparak ilk hamleyi yapmış olabilirsiniz! Peki ya sonra ki hamleler nasıl gelişti? Yargıyı, kolluk kuvvetlerini kim harekete geçirdi? Dönemin Ankara Özel Yetkili Savcısı Cemil Tuğtekin, nasıl harekete geçti? Operasyon emrini
nasıl verdi? Kim ya da kimlerin gözaltına alınacağını nasıl ve kimlerle kararlaştırdı? Tek başına mı yoksa yerel ölçekte onunla işbirliği yapan, gözaltına alınacakların isimlerini eline veren birileri oldu mu? Öyle ya, Özel yetkili Cumhuriyet Savcısı Kayseri’de ki yapıyı ne bilsin? Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Cemil Tuğtekin Kayseri
yerelinde kimlerle temas halindeydi? Sivil ayağı var mıydı?Şimdi Sayın Elitaş göğsünü gere gere diyor ki, “Benim 16 yıllık milletvekilliği hayatımda boynumda ki övünç madalyası Kayseri şeker çiftçisini yamyamların elinden kurtarmaktır”… İyi de nasıl kurtardın? Kimle kurtardın? Yargı ve kolluk kuvvetleri bunun neresinde? Niye bu soruları soruyorum? Operasyonu yürüten Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Cemil Tuğtekin FETÖ/PDY mensubu olma suçu iddiası gözaltına alındı ve sonra da tutuklandı… Vedat Ali Özışık ve arkadaşlarını yargılayan Ankara Özel Yetkili 11. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Dündar Örsdemir’den tutunda mahkeme üyeleri Haydar Kol'dan Kadir Kayan'a kadar hepsi tutuklandı… Sadece onlar mı, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetimine kayyım atayan Özel yetkili Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Süleyman İnce'den tutunda mahkeme üyelerinin büyük bir kısmı da tutuklandı…
Operasyonu yürüten kolluk kuvvetleri de benzer şekilde tutuklandı… Dönemin Emniyet Müdürü Mustafa Aydın’dan
tutun da bazı Emniyet Müdür Yardımcıları da ya tutuklandı ya da meslekten ihraç edildi… Kayseri Kom Şube Müdürü Cihat Yapıcı’da açığa alındı ve hakkında yargılama süreci devamediyor… Demem o ki, Kayseri Şeker Fabrikası’na yönelik operasyon ve yargılama sürecini yürüten her kim varsa ya tutuklandı ya dameslekten ihraç edildi…Pekiii buraya kadar her şey normal sürecinde devam ediyor…Devam etmeyen ve önü tıkanan tek bir süreç
var…Yani tek bir ayak var! Nedir o ayak? Siyasi ayak! İşte tam da bu nokta da Sayın Elitaş’a sormak lazım…
Ey Sayın Elitaş, “Benim 16 yıllık milletvekilliği hayatımda boynumda ki övünç madalyası Kayseri şeker çiftçisini yamyamların elinden kurtarmaktır” diyorsunuz! Sizin tabirinizle kastettiğiniz o “yamyamların” elinden nasıl kurtardınız? Kimlerle kurtardınız? Bunun yargı ayağı var mı? Kolluk kuvveti ayağı var mı? Var ise siz bu yapının neresindeydiniz? Bu darbe değil mi? Türkiye’de FETÖ ile mücadele de esas sıkıntı nereden kaynaklanıyor dersiniz?
SİYASİ AYAĞININ BİRTÜRLÜ
ÇÖZÜLEMEMİŞ OLMASINDAN!
FETÖ’nün siyasi ayağı çözülemediği sürece FETÖ ile mücadele gerçek anlamda yürütülemez ve yürütülse bile hedefe ulaşamaz! Yukarı da isim isim örneklerini verdik… Yargı ayağı içeride… Kolluk kuvveti ayağı içeride…
Ama onları harekete geçiren ve hedef gösteren siyasi ayak ortada yok! Böyle FETÖ ile mücadele olur mu?
Şimdi buradan bir kez daha Sayın Elitaş’a sormak istiyorum…“Benim 16 yıllık milletvekilliği hayatımda boynumda ki övünç madalyası Kayseri şeker çiftçisini yamyamların elinden kurtarmaktır” derken bu kurtarma operasyonunu yaparken kimlerle dirsek teması içindeydiniz? Kimlerle omuz omuza verdiniz? Yani işin Türkçesi, siz bu operasyonun NERESİNDEYDİNİZ?



Bu yazı 7287 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI