Bugun...

Recep BULUT
DEVLETiMiZiN YANINDA SAF TUTMANIN iNTiKAMI BiR ŞEKiLDE BÖYLE ALINIYOR!”
Tarih: 18-02-2020 09:49:00 Güncelleme: 18-02-2020 09:49:00


Günlerdir adı gizli tutulan ve gittiği bir güzellik sa ­lonunda çalışan genç bir kıza tacizde bulunduğu iddi ­asıyla öldüresiye dövülen işadamı Suat Altın, açıkça adını belirterek yazılı açıklamada bulundu.

“KARANLIK GÜÇ ODAKLARI TARAFINDAN KURGULANDI!”

Başına gelen olayın kendisine bir takım karanlık güçler tarafından kurulduğunu iddia eden Suat Altın, “Geçtiğimiz günlerde amacının ne olduğunu devletimizin ilgili birimlerinin or taya koyaca­ğına şüphe duymadığım bir k omplo sonucunda onur ve şerefime yönelik alçak saldırılara hedef oldum.

Bu basit bir şantaj olayı ya da itibarsızlaştır ­ma çabası gibi algılansada etraflıca bakıldığın ­da karanlık güç odakları tarafından k urgulan­mış olduğu apaçık or tada bulunan bir oyuna geldik, komploya uğradık.

Kurulan tuzak cep telefonları ile k ayıt altına alınarak kamuoyuna servis edilmiş ve yıpratma operasyonuna kamuoyu da alet edilmek isten­miştir.

Bu süreçte sosyal medya ve bazı basın k uru­luşları da bu oyuna alet edilmiş, haysiyet cel ­latlığına çanak tutmuşlardır” dedi.

“17/25 ARALIK’TA DA SALDIRILA­RA MARUZ KALMIŞTIM!”

Ünlü müteahhit Suat Altın açıklamasın da, 17/25 Aralık sür ecinde gerek kendisi­nin ve gerekse şirketinin devletin yanında aldığı tavır nedeniyle de saldırılara maruz kaldığını iddia ederek, “17/25 olayla­rından sonra şahsımın ve şirk etimin aldığı tavır sonrasında karanlık güç odakları tarafından birçok tehdit ve hamleye maruz kaldım.

Ancak bu denli aşağılık bir saldırıda bulunabileceklerine hiç ihtimal ver ­memiştim.

Her daim devletimizin yanında saf tutmuş olmamızın intikamını bir şe­kilde almayı hedeflediğinden şüphe duymadığım karanlık güç odaklarına eyvallah etmeyeceğiz.

Haysiyet cellatlığı yapan komplo­cularla ilgili ve sonrasında yapılan yayınlarla ilgili devletimizin ilgili birimlerine gerekli bütün başvur uları yaptık.

Adli mercilerimize ve emniyet güç ­lerimize olan güvenimiz, devletimize olan inancımız sonsuzdur.

Bu süreçte dostu da düşmanı da gör ­dük. Beni tanıyan, bilen alçak saldırı sonucu öngörüsü ile fiilen ve manen bizden yana tavır sergileyen, dualarını esirgemeyen tüm dostlarıma da sevgi ve saygılarımı sunuyorum” dedi.

NE DEMEK “DEVLETiMiZiN YANINDA
SAF TUTMANIN iNTiKAMI
BiR ŞEKiLDE BÖYLE ALINIYOR!”

Kayseri kamuoyu, yaklaşık bir haftadır gittiği bir gü ­zellik salonunda çalışan genç kızlardan birine tacizde bulunduğu iddiasıyla ünlü bir müteahhidin başına gelen­leri konuştu durdu…

Sosyal medyada boy boy görüntüleri yayınlandı…

Bizlerde haber yaptık…

Haberimizde özenle adını ve soyadını gizledik ve sa ­dece baş harfleriyle verdik…

Sosyal medyada ayan-beyan görüntüleri yayınlanma­sına rağmen bizler hem tacize uğradığı iddiasıyla o ünlü müteahhidi döven güzellik salonu çalışanlarının hem de dayak atılan müteahhidin görüntülerini tamamen kapa­tarak verdik…

Bunu bir basın etiği olarak gördüğümüz için…

Çünkü olay henüz iddia aşamasında, gerçek boyutunu bilmiyoruz…

Kim suçlu kim suçsuz şu aşama da kimse bilemez!

Ama ortada ciddi bir iddia var…

Daha da önemlisi polise yansımış bir olay var…

Ünlü bir müteahhit öldüresiye dövülmüş…

Üstelik sosyal medyada pervazsızca boy boy görüntü­leri yayınlanıyor…

Bir habercinin hele hele polise intikal etmiş böylesine ciddi bir olay karşında duyarsız kalmaya hakkı yok!

Sosyal medyada dolaşan videoyu izlediğinizde bir güzellik salonu çalışanları Kayseri’nin önde gelen bir müteahhidi güzellik salonlarında çalışan genç bir kıza tacizde bulunduğu iddiasıyla hırpalıyor…

Hırpalanan müteahhitte kendini savunmuyor ve sade­ce özür dilemekle yetiniyor…

Görüntü bununla da bitmiyor…

Bir sonra ki gün sosyal medyada paylaşılan görüntü daha da vahim…

Anlaşılan ilk paylaşılan o ki, bu video ilk çekilen vide ­onun devamı mahiyetinde…

Bu video görüntüsünde tacizle suçlanan ünlü müteah ­hit öldüresiye dövülüyor ve eli-yüzü kan revan içinde…

Gerekçe her ne olursa olsun şiddet hiçbir şekilde ka ­bul edilemez!

Cidden iddia edildiği gibi varsa bir taciz vakası polis çağrılır, ifadeler alınır ve adliyeye sevk edilir…

Yargılama sonunda işin aslı ortaya çıkar…

Gerçi olaydan sonra polis çağrılmış, söz konusu mü ­teahhit Emniyet Müdürlüğü Ahlak Büro’ya götürülmüş, ifadesi alındıktan sonra Adliye’ye sevk edilmiş ve nö ­betçi mahkeme adli kontrol şartıyla o müteahhidi tutuk­suz yargılanmak üzere serbest bırakmış!

İşin başından beri yapılması gereken de buydu!

Dayak faslı hiç mi hiç olmamalıydı!

Dedim ya şiddet hiçbir şekilde kabul edilemez…

Neyse o tarafların yargı yoluyla halledebilecekleri bir boyut, o bizim dışımızda…

Bizler sorumlu bir yayın kuruluşu olmanın gereği ola­rak her iki tarafı da açıkça ifşa etmeden, el ve yüzlerini gizleyerek isim ve soy isimlerini kodlayarak verdik…

Kayseri’de ünlü bir müteahhidin başına gelenlerin sizce haber değeri yok mu?

Var elbette!

Es geçebilir misiniz?

Geçemezsiniz!

Bazı meslektaşlarımız, ben duymadım, cidden öyle bir şey var mıymış diye kör ve sağır olabilir!

Ama bizim gazetecilik anlayışımız da öyle bir yaklaşım tarzı olmadı, olamaz da!

Gariban birinin başına bir iş gelirse boy boy ifşa edin! Ama bu şehrin en önde gelen bir müteahhitlerinden biri böylesine çirkin bir iddiayla gündeme gelecek ve sosyal medyada da ayan-beyan görüntüleri yayınlana­cak ve siz kalkıp, “Aman ben bulaşmayım, ne halle­ri varsa görsünler!” diyeceksiniz öyle mi?

Bu mu sizin basın anlayışınız?

Bu mu sizin etik anlayışınız?

Biz yukarı da izah ettiğim şekliyle her iki tarafın iddia ­sını da yazarak gündeme taşırız!

Her iki taraftan birini suçlu ya da diğerini suçsuz ola ­rak ifşa etmeyiz.

Bu bizim işimiz de değil yetkimiz de!

Biz her iki tarafın beyanlarını bir iddia düzeyinde ol ­duğu gibi veririz!

Ötesi!

Ötesi bizi ilgilendirmez!

O bizim bileceğimiz iş değil!

Biz mesleğimizin sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiğini de biliriz!

Gerisi artık kolluk kuvvetlerinin ve yargının bileceği iş!

Kim suçlu kim suçsuz o artık yar gılama sürecinde ortaya çıkar!

Şimdi gelelim Suat Altın’ın yazılı açıklamasına…

Dün sabah saatlerinde baştan beri adı ve soyadını özenle gizlediğimiz o ünlü işadamı Suat Altın açıkça adını ve soyadını zikrederek basına yazılı bir açıklama gönderdi…

Gönderdiği açıklamayı, savunma hakkında duydu­ğumuz saygı gereği noktasına-virgülüne dokunmadan yukarıda aynen sizlerle paylaşıyoruz…

Gönderdiği yazılı açıklamada “Bu basit bir şantaj olayı ya da itibarsızlaştırma çabası gibi algılansa da etraflıca bakıldığında karanlık güç odakları tarafından kurgulanmış olduğu apaçık ortada bulunan bir oyuna geldik, komploya uğradık” diyor…

Sonra işi 17/25 Aralık süresine getiriyor ve “17/25 olaylarından sonra şahsımın ve şirketimin aldığı tavır sonrasında karanlık güç odakları tarafından birçok tehdit ve hamleye maruz kaldım.

Ancak bu denli aşağılık bir saldırıda bulunabi­leceklerine hiç ihtimal vermemiştim.

Her daim devletimizin yanında saf tutmuş ol­mamızın intikamını bir şekilde almayı hedefledi­ğinden şüphe duymadığım karanlık güç odakları­na eyvallah etmeyeceğiz” diyor…

Allah! Allah!

Neredennn nereye?

Bir takım karanlık güçlerin, 17/25 Aralık’ta sürecinde hem şahsının hem de şirketinin devletten yana tutum takınmasından dolayı geçmişte olduğu gibi bugün de farklı bir yöntemle kendisine tezgah ve komplo kur du­ğunu iddia ediyor…

Bizim günlerdir basit bir taciz iddiası olarak algıladığı­mız vakayı Suat Altın taa nerelere götürdü?

Bahsettiğin o karanlık güçler seni elinden tutup tıpış tıpış o güzellik salonuna mı götürdü?

Suat Altın, her ne kadar yazılı açıklamasında açıkça FETÖ yapılanmasının adını vermiyorsa da bir FETÖ yapılanması gibi karanlık bir odaktan bahsediyor…

FETÖ’cülerin bu memlekette kimlere nasıl tezgahla kurduğunu en iyi biz biliriz…

Bu memleketin koskoca Garnizon Komutanının ve Jandarma Alay Komutanının bileklerine nasıl kelepçe vurup götürdüklerini o en güçlü olduğu dönemler de biz yazdık!

Esnafla askeri karşı karşıya getirmek için bilgisayar ortamında sahte emirler üreterek o emirlerin esnafa nasıl dağıtıldığını günlerce biz yazdık!

Onun için Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) yapı­lanmasının nelere kadir olduğunu en iyi bilenlerdeniz!

Ama senin başına gelen olayın (Her ne kadar açık ­ça adını zikretmiyorsan da!) Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) yapılanmasıyla ne alakası var doğrusu çözeme­dim?

Nereden aklınıza geliyor 17/25 Aralık’ta ki tutumu­nuzdan dolayı şahsınıza böyle bir komplo kurulduğu?

O güzellik salonunun adını açıkça vermediğiniz o karanlık yapılanmayla ne ilgisi olabilir?

Bizim bilmeyip sizin bildiğiniz birtakım bilgi-bulgu varsa ona diyecek sözüm yok!

Ama o tür karanlık yapılar işi-gücü bıraktı da size bir güzellik salonunda komplo mu kurdu?

Tezgah mı kurdu?

Dediğim gibi bizim bilmediğimiz ve sizin bildiğiniz bir takım delil, bilgi ve de bulgu var da söyleyecek tek sözüm yok!

Ama bu konuda eliniz de ciddi anlamda bilgi-bulgu ve belge yokta birileri size böyle bir savunma yöntemi tavsiye ediyorsa inanın hiçte inandırıcı olmuyor Sayın Suat Altın!

Olmadığı içinde kamuoyu nezdinde “Bir takım ka­ranlık güçler komplo kurdu! Tezgah kurdu!” şek­linde ki savunmalarınız da ciddi anlamda inandırıcılığını yitirir, benden size dostane bir tavsiye!



Bu yazı 3443 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI