Bugun...

Recep BULUT
ENiŞTE NASIL TALAS BELEDiYE BAŞKAN YARDIMCISI OLDU?
Tarih: 11-09-2019 10:03:00 Güncelleme: 11-09-2019 10:03:00


İşin içine bir girdik bir türlü içinden çıkamıyoruz…Bizim için önemli olan Erciyes Dağı’ndan sonra merkez de Kayseri’nin simgesi olarak gördüğümüz Ali Dağı’nda ki o çirkin yapılaşmayı gündeme taşımak ve geri dönülebilecek bir durum sözkonusu ise konuyu sürekli gündem de tutarak geri dönülmesini sağlamaktı…Mevcut Başkan Mustafa Yalçın diyor ki, “Ali Dağı'nda ki ilk imar planlaması 23.11.1991 tarih ve 23 sayılı meclis kararıyla başlamıştır. Gelinen bu noktada çoktan treni kaçırmışız! Bundan sonra maalesef yapılacak bir şey yok! En azından bundan sonra bizim yapabileceğimiz Ali Dağı’nın süliyetini koruyabilmek için yeni tedbirler almak. Düşündüğümüz tedbirleri de önümüzde ki günler de Meclis gündemine getireceğiz” dedi. Gerçekten bundan sonra Ali Dağı için ne yapılabilir ne yapılmaz bilemeyiz ancak mevcut duruma hangi ilişkilerle gelindiğini dile getirmekte bizim görevimiz…En azından bu memlekette herkes her istediği gibi dilediği yere ne imar izni vermeli ne de çirkin binalar dikmeli…
Ali Dağı’nda ki o çirkin yapılaşmanın izini sürerken o villaları kimin yaptığı or taya çıktı…Sonra da ilişkiler ağı…
Dün de yazdık, meğer ÖZ-KA İnşaatın Yönetici konumunda olan Halil Özdemir, hani şu yüksek faiz alacağız umuduyla paralarını kap tırdıkları o perişan vatandaşların şehrin hemen her tarafında , “ İHLAS, paramızı öde!” diye yazı yazan perişan olan vatandaşların para bağladığı İHLAS Finans’ın Şefi olduğu ortaya çıktı. Sonra Melikgazi Belediye Meclis Üyesi olduğu…Dün bir sanayici arkadaş telefon açtı, “Halil Özdemir aynı zamanda mevcut MÜSİAD Yönetim Kurulu üyesi” dedi. Araştırdım, doğru! Ne deyim? Helal olsun Sayın Halil Özdemir’e müteahhitliğin yanı sıra zaman bulup da hem Belediye Meclis üyeliğine hem de MÜSİAD Yönetim Kurulu üyeliğine yetişebiliyorsa! Malum ağabeyi Hidayet Özdemir, Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi…Onca yıl Doçentlikten bir türlü profesörlüğe terfi edemedi…Dün de sordum; “Hidayet Bey, öğretim üyesi mi yoksa müteahhit mi? “ diye! Mevcut birbirinden pırıl öğretim üyeleriyle ilgili en ufak bir ihbar ya da şikayet olsa analarından emdikleri süt burunlarından geliyor. Üniversite Yönetimi ve YÖK soruşturma üstüne soruşturma açıyor…Bunu içine sindiremeyen birbirinden değerli birçok öğretim üyesi bu memleketi terk edip gidiyor. Ama ne hikmetse Doçent Hidayet Özdemir hakkında bugüne kadar (bildiğimiz kadarıyla) hiçbir araştırma ya da soruşturma yürütülmemiş!
Demek ki Hidayet Hoca'yı seviyorlar…Toplumda seviyor, cemaatte! Allah selamet versin… Şimdi gelelim bugünkü manşetimize…Yazımızın girişinde herkesin gözüne batan Ali Dağı’nın eteklerine hangi müteahitin o villaları
kondurma cesareti ve gücü olduğundan yola çıkarak hem ağabeyi Hidayet Özdemir hem de kardeşi Halil Özdemir’in ilişkiler bağını epeyce sorguladık ya, gelen ihbarın bini bin parça…Kimi yeğenleri Erdal Özdemir AK Parti İlçe Yönetiminde dedi…Kimi cemaat dedi, kimi tarikat dedi…Ama en ilginç olanlardan biri de Özdemir
kardeşlerin Talas Belediyesi’nde de uzantılarının olduğuna ilişkin ihbarlar… Buna örnek olarak da daha önce görev
yaptığı Büyükşehir Belediyesi’nden Talas Belediyesi’ne nakledilen ve Talas Belediyesi’nde de Başkan Yardımcısı yapılan İlker Sülev ile ilgili…Meğer İlker Sülev, Özdemir ailesinin damadıymış! Olabilir mi? Pekala olabilir, buna
hiç kimsenin itirazı olamaz! Ancak bizi ilgilendiren boyut şu: İlker Sülev’i Büyükşehir Belediyesi’nden alıp kim Talas Belediyesi’ne götürdü ve Talas Belediyesi’nde de Başkan Yardımcısı yaptı? Tamamen o dönem Talas Belediye Başkanı seçilen Mustafa Palancıoğlu'nun kendi insiyatifiyle mi yoksa ta üniversiteden beri dostu olan ve İlker Sülev’in de kayınbiraderi Doçent Hidayet Özdemir’in ricasıyla mı olduğu? Öyle ya, Sayın Palancıoğlu, İlker Sülev’i daha önceden tanıyor ve yeteneğini, becerisini bilerek mi yanına aldı, yoksa üniversiteden beri dostu olan İlker Sülev’in kayınbiraderi Hidayet Hoca mı rica etti? Diyorsa ki Sayın Palancıoğlu, “Ben İlker Sülev’i ta babası İsmail Sülev’den beri tanıyorum. Pırıl pırıl bir mühendis. Yetenekli, dürüst ve çalışkan! O nedenle de Talas’ta bana yardımcı olacağına yürekten inandığım için Büyükşehir Belediyesi’nden alıp onu Talas Belediye Başkan Yardımcısı yaptım!” O zaman diyecek bir söz yok! Ama tanımıyor da özellikle üniversite yıllarından beri dostu ve arkadaşı olan gerek Hidayet Hoca ve gerekse kardeşi AK Parti Melikgazi Belediye Meclis Üyesi Halil Özdemir’in tavassutuyla aldım diyorsa diyecek sözümüz var demektir…O zaman Özdemir Ailesi, damatları İlker Sülev’i Talas Belediye Başkan Yardımcısı yapmak için epeyi gayret sarfetti demektir…Ha damatları İlker Sülev’i Talas Belediye Başkan
Yardımcısı yaparak, ona kendi işlerini takip ettirdikleri gibi bir yorum çıkmasını da doğrusu arzu etmem! İlker Sülev’in babası İsmail Sülev’i Büyükşehir Belediyesi’nden tanırım. Son derece mülayim, kibar ve de çalışkan biriydi…Bildiğim kadarıyla üç-beş yıl önce  emekli olmuştu…İsmail Sülav, Mimarsinanlı…Özdemir Ailesi ise Pınarbaşı-Kamanlı…Babaları Hacı Ustaydı… Kayseri’de özellikle önceleri Gültepe ve Köşk Mahallesi’nde sonra Talas ve İLDEM’de şimdi de önceki gün liste halinde verdiğimiz gibi birçok yerde inşaatları var…Yaptıkları daireleri yüksek bedel biçse de Allah var kaliteli inşaat yapıyorlar. İşlerinde son derece başarılılar! Biz onları sadece herkesin gözüne batan Ali Dağı’nın eteklerine kondurdukları o 8 villadan dolayı gündeme taşıdık. Yoksa kişisel anlam da hiçbir alıp-veremediğimiz de yok! Konuyu biz bu düzeyde tuttuk…Tabii buna bir de işin içine hem siyasi hem de aile bağları devreye girince konu doğal olarak uzadı…Durun bakalım daha ne ihbarlar gelecek? Kolay değil Pınarbaşı-Kaman’dan gelip Kayseri gibi bir yerde bu kadar geniş çaptı iş yapmak! Hemen hemen herkesin dikkatini ve tepkisini çeken Ali Dağı’nın eteklerine 8 villa kondurmak! Bunlar her babayiğidin yapabileceği işler değil!

O FOTOĞRAFI YAYARKEN ÇOK MU KEYİF ALDIN?

Önceki gün BOYDAK CEO’su sosyal paylaşım hesabı twitter’den ilginç bir paylaşımda bulundu…Hasta yatağında ziyaret ettiği Kayserispor Kulübü eski Başkanı Recep Mamur’un son derece yorgun ve de bitkin bir fotoğrafını sosyal paylaşım hesabında takipçileriyle paylaştı…Çoğu kimse ilk bakışta o fotoğrafta ki kişinin Recep Mamur olduğunu anlamakta bir hayli zorlandı. Niye? Sayın Mamur, yattığı İstanbul Florence Nightingale Hastanesi’nde ağır bir beyin ameliyatı geçirmiş! Ameliyat saatlerce sürmüş! Yorgun, bitkin ve de perişan halde! Sen çık gel onu ziyaret edeceğim de! Sayın Mamur’un ameliyatlı olduğu için kafasına şapka giydir sonra o CEO sırıtarak selfi çek ve
yetmiyormuş gibi sen git o çektiğin selfiyi de twitter hesabından iyi bir şey yapmış gibi paylaş! Böyle rezillik olmaz! İnsan biracık olsun o hasta ve hasta yakınlarına saygı duyar…Sanki yılın gazetecilik haberini patlatmış gibi git sen o fotoğrafı da her tarafa yay! Kullananlara da teşekkür et! İnsan sıkılır, utanır! Hiç mi işin-gücün yok? Git işinle gücünle uğraş! Mobilya sat, kanepesat, kablo sat! Bak günler öncesi ne güzel mesaj kullandın… Bari onunla yetinse de herkes taktir etse! Sonra Allah aşkına siz kimsiniz? TMSF tarafından görevlendirilmiş bir memursunuz!
Oturun işinizi yapın! Ne işiniz var sizin şovla, gösteriyle şunla-bunla! Bilmeyen koskoca Boydak Holding’in sahibi sanacak! Geçenler de KANKA Derneği ile OSB’nin organize ettiği malum bir toplantı vardı… Erciyes Üniversitesi Çocuk Hematoloji-Onkoloji ve Kemik İliği Nakli Hastanesi inşaatının kalan ince işinin tamamlanabilmesi için Çocuk Hematoloji-Onkoloji Bilim Dalı ve Kansere Karşı Birlikte Derneği’nin Başkanı Prof. Dr. Musa Karakükçü ve arkadaşlarının başlattığı kampanya ile ilgili OSB’de yapılan toplantıyı kastediyorum…Orada hemen herkes bir konuşma yaptı. Konuşmacılar bu hastanenin tamamlanabilmesi için yapılacak yardıma verilecek destekten sözetti.
Kürsüye gelen CEO’da çık sen bu güzel çalışmayı başlatan Prof. Dr. Musa Karakükçü ve yönetiminde ki hocaları bu anlamlı girişimlerinden dolayı taktir etmek yerine işaret parmağıyla o hocaları göstererek, “Hayatta en zor şey istemektir, bir şeyi talep etmektir, boynunu bükmektir. İnsana da mahcubiyet verir. Bakın şu ikinci sırada oturan hocaların tamamı bana sunuma geldiler. Mahcup, ezik ve boynu bükük” deyiyverdi…Allah! Allah! Söylenecek lafı mı bu? Ne demek, “Mahcup, ezik ve boynu bükük!” Niye mahcup niye ezik olsunlar, bu insanlar kendi şahsına bir şey istemiyor ki? Ortada da yarım kalan bir hastane işi var, Kayserili hayırseverlerden yarım kalan bu hastanenin tamamlanması için yardım talep ediyorlar…Protokol masasında oturanlar bile, “Bu ne diyor, farkında olmadan hocaları rencide ediyor? Bunlar kullanılacak kelimeler mi?“ demeden edemedi… CEO bu! Gider Recep Mamur’u hasta yatağında sırıtarak selfi çeker, onu da götürür millete yayar! Eyy TMSF hiç mi bunları görmüyorsunuz? Hiç mi bu CEO’nun harcamalarını takip etmiyorsunuz? Bu CEO kendisini TMSF tarafından görevlendirildiği holdingin sahibi sanıyor! Ha bu arada unutmuş değilim, hala o “müptezel tetikçi gazetecinin “adını açıklamadın,
bekliyorum ha! Unutmuş değilim! Yüreğin varsa açıklarsın, yoksa seni müfteri ilan edeceğim bilgin olsun ona göre!

ALİ YILMAZ HUZUREVİ MÜDÜRÜ OLDU

Aslında bu yazı gecikmiş bir yazı geçen hafta yazacaktım elim değmedi… Yazacak o kadar konu var ki elim değmedi… Neyse daha fazla gecikmeden yazayım artık. Ali Yılmaz’ı tanımayan belediyeci yoktur herhalde. Önce RP sonra da AK Partili Belediyelerin iktidar oluşuyla Ali Yılmaz’da or taya çıktı…Aslında o belediyeye başlamadan önce pazarlamacıydı…Sonra dönemin RP Melikgazi İlçe Başkanı Ahmet Bayraktar’ın ricasıyla Özhaseki onu
Melikgazi Belediyesi’ne aldı ve Belsin’de ki Spor Salonuna başladı. Sonra Özhaseki, Büyükşehir Belediyesi’ne geçince o da Büyükşehir Belediyesi Başkanlık katına başladı. Zamanla Özel Kalem Müdürü oldu. Gerek partide
ve gerekse belediye de artık onu tanımayan kalmadı. Hatta o günler de Talas-Gülistanevler de bazı arkadaşlarıyla villa yaptırırken belediyenin iş makinelerini kullandılar diye haber yaptığımızda bize çok kızmıştı…Neyse zamanla Ali Yılmaz’da belediye de güçlendi-palazlandı! KEPSAŞ Yönetimine bile girdi, çoluğunu-çocuğunu oralara yerleştirdi. Anlı-şanlı düğünler yaptı! İşte o Ali Yılmaz Memduh Büyükkılıç’ın Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna oturduktan sonra başlattığı değişim kapsamında Başkanlık Özel Kalem Müdürlüğü görevinden huzurevi Müdürlüğü görevine verildi. Hayırlı-uğurlu olsun!



Bu yazı 4013 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI