Bugun...

Recep BULUT
ALİ PAŞA TAN VE İSMAİL ESER’DEN AÇIKLAMA GELDİ
Tarih: 13-08-2013 16:33:00 Güncelleme: 13-08-2013 16:33:00


Dünkü köşe yazılarımdan dolayı epeyi telefon aldım…

Övenler de yerenlerde vardı…

Övene de yerene de saygı duyuyorum…

Yeter ki medeni ölçüler dahilin de olsun gerisi mühim değil…

Farklı seslerin, farklı yorumların ve farklı değerlendirmelerin olması tamamen bir zenginlik…

ALİ PAŞA TAN

NASIL YORUMLADI?

Dün Ertuğrul Gönenç’in nasıl atandığına ilişkin yazdığım yazı nedeniyle arayanlardan birisi Ali Paşa Tan idi…

Tan, dün sabah cep telefonumdan arayarak: “Recep Bey yazınızı okudum… Genelde konu anlattığınız şekilde gelişti… Fakat orada İlçe Başkanlarını arayarak geçici İl Başkanı olarak görevlendirildiğime ilişkin haber verdiğim hususunda  bir yanlışlık var!” dedi.

“Ne gibi?” diye sordum.

“İnanın ben hiçbir İlçe Başkanını arayıp Kayyım başkanı olarak atandığımı bildirmedim” dedi.

“Olabilir, doğrudur, o husus bir detay, onu seve seve düzeltiriz! Peki, senin görevlendirilmen nasıl oldu? Sonra ne değişti de Ertuğrul Bey’in ismi öne çıktı?” diye sordum.

Tan: “Valla ben zaten İzmir’deydim… İşlerimden dolayı sık sık gidip-geliyorum…Beni önce Sayın İsmail Eser aradı… Dedi ki, Sayın Tan Adnan Bey benden birkaç isim istedi. Benim aklıma siz geldiniz, gelin şu 45 günlük kayyım Başkanlığı görevini siz yürütün dedi.  Valla ben zaten İzmir’deydim. İşim gereği sık sık gidip-geliyorum, benden önce bu işi Kayseri’de rahatlıkla yapabilecek bir yığın partili arkadaş var, onlarla görüşseniz dedim. İsmail Bey, ya Sayın Tan ben epeyi araştırıp-soruşturdum, genelde arkadaşlar sizin isminizi önerdi gelin bu işi siz yapın. Ortada bir sıkıntı var, üstelik zaman da dar şu sorunu el birliğiyle halledelim dedi. Israr olunca ben de eşimle, kardeşlerimle bir görüşüp değerlendireyim ona göre karar veriyim dedim. Eşimle kardeşlerimle görüştüm, eşim uygun gördü, kardeşleri de eğer işini-gücünü aksatmayacaksa sen bilirsin dediler ve sonunda İsmail Bey’e olur dedim. Sonra Sayın Genel Başkan Yardımcımız Adnan Keskin Bey aradı ve benim için, partili arkadaşlar sizin için son derece güzel ve olumlu sözler söylediler, sizin bu görevi başarıyla yapacağınıza inanıyorum dedi. Ben de durumumu anlattım, Kayseri’de bu görevi benden daha iyi yapabilecek arkadaşların olduğunu söyledim. Adnan Bey, yok artık biz karar verdik bu görevi siz üstleneceksiniz, ben size şimdi bir de faks numarası veriyorum sizinle beraber çalışacak 6 kişiyi de belirleyin ve bana verdiğim faks numarasından iletin ve derhal göreve başlayın, süremiz az dedi. Ben de bunun üzerinde partimin bugüne kadar verdiği hiçbir görevden kaçmadığımı, hem aile hem de devlet terbiyem gereği en uygun şekilde yapmaya gayret edeceğimi söyledim. Telefon kapandıktan muhtemelen yarım saat sonra tekrar Genel Başkan Yardımcımız Sayın Adnan Keskin aradı ve Sayın Tan siz biraz bekleyin, Kayseri’de bazı gelişmeler oldu, ben tekrar size haber veririm dedi ve konu benim için öylece kapandı. İnanın yaşanan bu durum nedeniyle benim en ufak bir kırgınlığım da yok. Partim bana ne zaman ve nere de hangi görevi vermişse koştum el attım. Bunun örnekleri de fazlasıyla var. Mevcut atanan İl Başkanımızı da gayet takdir ediyorum. Çalışmalarını da can-ı gönülden destekliyorum. Önemli olan partimizin bir yol alması. Ülke olarak yaşadığımız şu sıkıntılardan kurtulabilmemiz” dedi.

Ali Paşa Tan’ın değerlendirmesi aynen böyle…

Aslında her ne kadar Ali Paşa Tan dile getirmek istemiyorsa da, bir “garezliğe” uğradı… Ama o parti sorumluluğu gereği bunun üzerinde durmak istemiyor…

Ama parti kamuoyu tarafından da sanki bu görevi almak için ha bire parti Genel Merkezi kapılarında koşturmuş gibi hak etmediği bir yorumla da anılmasını istemiyor…

İSMAİL ESER

NASIL YORUMLUYOR?

Dünkü yazımdan dolayı adı geçtiği için İsmail Eser’de aradı:

“Recepciğim yazını okudum…Genelde konu anlattığın gibi fakat biraz Ali Paşa Tan’a haksızlık oldu gibi!”

“Ne gibi?” diye sordum.

“Gerçekten Ali Paşa Tan Bey bu görevi baştan kabul etmedi…Sayın Adnan Keskin ile özel bir dostluğumuz var. Önce beni aradı ve bu görevi sen kabul edeceksin dedi. Ben de durumumu anlattım, bu görevi gerçekten tam anlamıyla yürütemeyeceğimi buna hem temsil ettiğim makamın uygun olmadığını hem de benim uğraşacak durumda olmadığımı samimi bir dille izah ettim. O zaman bana o halde akşama kadar bir isim bul dedi. Ben de akşama kadar bulmam mümkün değil, bir-iki gün araştırayım dedim. Peki dedi ve telefonu kapattı. Bunun üzerine 8 isim tespit ettik. Bu kişileri tek tek aradım ama çoğu işinin yoğunluğunu gerekçe göstererek kabul etmedi, bazılarına da ulaşamadım. Ali Paşa Tan’a ulaştım, durumu anlattım. O da önce kabul etmedi. Sonra ben Sayın Keskin’e adını vermiştim, Sayın Keskin aradı ve görüştü.  Sayın Keskin’in ısrarı üzerine Ali Paşa Tan bu görevi kabul etmişti. Sonra tekrar Ertuğrul Beyin ismi gündeme geldi. Ertuğrul Bey’i aradım, bu görevi sana verelim dedim. Önce konu kendisine ilk etapta farklı yansıtılmış, sanki mevcut yönetimle görev yapacakmış gibi anlaşılmış sonra konuyu enine-boyuna izah edince kabul etti ve öylelikle Ertuğrul Gönenç isimi atanmış oldu. Bunda Ali Paşa Tan’ın hiçbir kusuru olmadığı gibi, son derece medeni bir insan olarak vay efendim önce bana bu görevi verdiniz sonra ne oldu da kararınızdan vazgeçtiniz gibi en ufak bir mesele yapmadan işine gücüne devam etti. Mesele tamamen bundan ibaret” dedi.

Evet mesele tamamen bundan ibaret… Ben de tarafların verdiği bilgileri olduğu gibi aktarmaya çalıştım… Önemli olan hiçbir şeyin saklı-gizli kalmaması… Herşeyin medeni ölçüler dahilinde yürümesi… Bizim derdimiz de zaten o! Yoksa ne Ahmet’in ne de Mehmet’in davasını güdüyoruz…

 

KEMAL NAKİPOĞLU’NUN CHP’YE DÖNMESİNİN YANKILARI…

 

Dün yazdığım köşe yazısından birisi de daha önceden CHP’den istifa eden Kemal Nakipoğlu’nun tekrar CHP’ye dönmesi ve hatta Nakipoğlu’nun İl Başkan adaylığı için bile sinyal verdiği yönünde ki yazımdı!

Sayın Nakipolu’nun CHP’ye tekrar dönmesini olumlu karşılayanlar da var ancak çok kesin bir dille karşı olanlarda var…

Dönmesini olumlu bulanlar:

“Ne güzel işte parti de bir birlik beraberlik ve bütünlük oluşuyor…Kemal Bey de bu partiye çok emek verdi…Bugün Partimize hizmet veren o binayı da partimize o kazandırdı!” diyenler de var şiddetle karşı çıkanlarda…

 “Kemal Nakipoğlu, istifa ettiği bu partiye niye geri dönme gereği duymuş olabilir? Herhalde partinin önünün açıldığını görmüş olmalı! Nakipoğlu siyasette yalnız hareket etmez, onunla birlikte parti üzerinde hesapları olanlar olmalı ki Sayın Nakipoğlu’nu tekrar cepheye sürdüler” diyenler de var…

Ama en keskin tepkiler DSP kökenli olanlardan geliyor:

“Sayın Ali İhsan Alçı DSP döneminde Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğunda çok iyi bir nabız yakalamıştı. Muhalefet partileri dururken Sayın Nakipoğlu yaptığı çıkışla Mehmet Özhaseki’nin ekmeğine yağ sürmüştü. Unuttunuz mu, Ali İhsan Alçı’yı Yenidoğan’a kurdukları kooperatifte yolsuzluk yaptılar diye basına belgeler dağıtmıştı? Ne oldu Ali İhsan Alçı yargılandı da mahkum mu oldu? Asıldı mı, kesildi mi? Yok! Ama ne oldu? Sayın Nakipoğlu o çıkışıyla Mehmet Özhaseki’nin ekmeğine yağ sürmüş olmuştu! Bunlar kolay kolay unutulur mu?” diyenler de var…

Yine aynı DSP kökenliler:

“İsmail Cem, Hüsamettin Özkan ve Kemal Derviş üçlüsü ortaya düşüp Yeni Parti’yi kurduklarında rahmetli İsmail Cem ilk yurt gezisini milletvekili seçildiği Kayseri’den başlatacağını açıkladığında Sayın Nakipoğlu, ‘İsmail Cem hangi yüzle Kayseri’ye’ geliyor diye bir-iki gün öncesinden çarşaf çarşaf beyanatlar vermişti…Bu çıkışları kime yaradı, CHP’ye mi yaradı? Şartlar gereği belki o günlerde ayrı düşmüş olabiliriz! Ama bakın bugün aynı parti saflarında omuz omuza yan yanayız!” diye çok keskin eleştiriler getirenler de var…

Gördüğünüz gibi Sayın Nakipoğlu nasıl ki yaptığınız olumlu işler hatırlanıyorsa, yaptığınız olumsuz çıkışlar da öyle kolay kolay unutulmuyor… Henüz sadece bir bayram ziyaretinde bulundunuz ve partiye geri dönüş sinyali verdiğiniz şu kısacık günde yapılan olumlu ve olumsuz yorumlar işte böyle… İl Başkanlığına adayım diye resmen çıkıp kampanya başlattığınız da CHP içinde epeyi tartışmalar yaratacak gibisiniz! Tüm bunları göze alabiliyorsanız hodri meydan!

 

 

AKP’DE BAYRAMLAŞMA HÜSRANI!

 

İktidar partisi AKP sıkıntılı bir süreçten geçiyor…

Tabii sıkıntıyı yaşayan sadece kendileri değil Türkiye’ye de yaşatıyorlar!

Yani bedelini hepimiz tüm Türkiye yaşıyor!

AKP’nin gerek iç ve gerekse dış politikada yaşattığı sıkıntılar vatandaşlar düzeyinde AKP’ye olan ilginin ciddi anlamda kırılmalara yol açtığı gibi kendi partisinde de benzer kırılmalara neden oluyor…

Bunun son örneğine gayet bariz bir şekilde partide ki bayramlaşmada bizzat parti yöneticileri, bakan, milletvekili ve belediye başkanları tanık oldu…

Partide günler öncesi bayramın ikinci günü bayramlaşma yapılacağı duyurulmasına rağmen merkez ilçeler (Talas, Hacılar ve İncesu dışında) taşra ilçelerinden sadece ve sadece Bünyan ile Yeşilhisar katıldı…

Bakan Taner Yıldız, TBMM Başkan Vekili Sadık Yakut milletvekilleri ve başta Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, Kocasinan Belediye Başkanı Bekir Yıldız olmak üzere tüm partinin ileri gelenleri parti İl Merkezinde hazır bulunmasına rağmen taşra ilçelerinde ve partinin sıradan kayıtlı üyelerinden pek fazla gelen olmadı…

Bu durum hem parti yöneticileri hem de Bakan ve milletvekilleri ile Belediye Başkanlarının da bir hayli dikkatini çekti…

Bünyan ve Yeşilhisar teşkilatlarına da bir hayli övgü ve taktirde bulunuldu…

Bakan Taner Yıldız ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki özellikle Bünyan’a bir çok yatırım ve hizmet sözü verdiler…

Bayramda yaşanan bu hüsran partinin ileri gelenleri, Bakan, milletvekili ve Belediye Başkanları tarafından da yakın takibe alınması yönünde görüş birliğine vardılar…

 

 

VEDAT ALİ ÖZIŞIK’IN YÜRÜTTÜĞÜ

KAMPANYA VE HÜSEYİN AKAY’IN ENDİŞESİ...

 

Malum Vedat Ali Özışık, Cezaevinden çıktığı günden beri yoğun bir ilgiyle karşı karşıya…Hele hele kendisinin hemen her cenazeye ya da düğüne katılması ve tüm bunların dışında köyünde pancar çiftçilerine verdiği iftar yemeğinin oldukça kalabalık olması Pancar Kooperatifi Başkanı Hüseyin Akay’ı bir hayli rahatsız ediyor gibi…

Özellikle Hüseyin Akay’ı ziyaret eden bazı pancar çiftçilerinin, “Vedat Ali Özışık’ın niyeti, en kısa zamanda imza ve yetki toplayarak Pancar Kooperatifini olağanüstü genel kurula götürmek. Bunu yapabilir  mi? Valla gördüğü bu yoğun ilgiden yola çıkarsak yapabilire de!” şeklindeki yorumları Hüseyin Akay’ı bir hayli tedirgin ediyor şeklinde yansımalar alıyorum!

Bu yansımalar ne denli gerçeği yansıtıyor bilemiyorum ama bildiğim şey, Vedat Ali Özışık çok organizeli bir şekilde çalışıyor…Yarın-öbürgün hadi olağanüstü kongreye diye kampanya açarsa hiç şaşmamak lazım!

O zaman Hüseyin Akay’ın işi bir hayli zor olur!

Zaten Vedat Ali Özışık’a yakın bazı çevreler:

“Vedat Ali Özışık, boşuna Hüseyin Akay’a destek vermedi! Mahmut Çeçen ve ekibine destek vermiş olsaydı, onlar tekrar Pancar Kooperatifi ve Şeker Yönetiminden uzaklaştırması kesinlikle mümkün olmazdı! Hüseyin Akay, sonuçta bir memur zihniyeti ve iktidar partisinin desteğiyle gelmiş birisi…Yarın -öbür gün hadi kongreye dendiği zaman bundan iki ay önce topladığı aynı desteği bir daha toplaması mümkün değil. O nedenle Vedat Ali Özışık ve ekibi bilinçli olarak Hüseyin Akay’a destek verdiler!” yorumu yapıyor…

Bence de çok doğru ve çok ince bir hesap! Tutar mı tutmaz mı onu da zaman gösterecek! 

 



Bu yazı 11713 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI