Bugun...

Recep BULUT
“ O VİLLALARA RUHSATI KİM VERDİ, ONU AÇIKLASIN!”
Tarih: 10-09-2019 09:47:00 Güncelleme: 10-09-2019 09:52:00


Ali Dağı’na o 8 villayı kimin diktiği sorusunun peşine düştük ya neler neler karşımıza çıktı? Önce o villaları ÖZ-KA İnşaatın yaptığını öğrendik… Galiba ruhsat başvurusu farklı bir firma adıyla yapılmış! Demek ki ellerinde ikinci bir
şirket daha var! Neyse o ayrı bir detay bilgiler geldikçe ona da açıklık getireceğiz…ÖZ-KA İnşaat resmiyette Halil Özdemir üzerinden yürütüyor… Ağabeyi Hidayet Özdemir dün de yazdığım gibi Erciyes Üniversitesi Mühendislik
Fakültesi’nde Doçent olarak öğretim üyeliği yapıyor… İnşaat sektöründe bu kadar başarılı işlere imza atıp da Hidayet Hoca'nın hala niye profesörlük unvanını elde edemediğine şaşmak lazım. Ama onu yakından tanıyanlar, “Hidayet Hoca onca iş içinde oturup tezle-mezle nasıl uğraşsın?” diyor. Haklılar! Üniversite camiası içinde en ufak bir söylentiye adı karışan öğretim üyeleri hakkında soruşturma üstüne soruşturma açılıyor ama Hidayet Hoca'nın resmiyette değilse bile müteahhitlik yaptığını bilmeyen yok! Eski Rektörün evladına bile daire satmasına rağmen o rektör, “Hoca ya sen öğretim üyesi misin yoksa müteahhit misin?” diye sormadı… Hidayet Hoca'nın durumu böyle…Gelelim kardeşi Halil Özdemir’e… Meğer o Halil Özdemir, hani şu milletin parasını toplayıp batan İhlas Finans Kurumu var ya işte onun Kayseri Şubesi’nin önde gelen üçüncü yetkili kişisinden biriymiş de haberimiz yokmuş! Yani Halil Özdemir İhlas Finans’ın Kayseri Şubesi’nde Müdür ve Müdür Yardımcısından sonra gelen Şefiymiş! Bak şu Allah’ın işine! Halil Özdemir onca alacaklıdan (Elbette onca borç şahsına değil!) nasıl kurtulmuş da sonra siyasete soyunmuş iki dönemdir Belediye meclis Üyeliğine seçiliyormuş? Meğer Halil Özdemir, AK Parti Melikgazi Belediye Meclis üyesiymiş! Bizde Taner Yıldız’la ve diğer AK Partililerle samimi pozlarına bakıp nasıl da samimiler diye şaşıyorduk! Bir seçim boyu Talas’ta ki ofislerine Başkan Palancıoğlu’nun seçildiği yerel seçimler de “Seçim Bürosu” olarak vermişler de haberimiz yokmuş! Hidayet Özdemir ve kardeşi Halil Özdemir ile ilgili bu bilgileri paylaştıktan sonra gelelim Ali Dağı’nda ki o 8 villanın inşaat ruhsatının nasıl verildiği meselesine… Şimdi gelelim işin püf noktasına…İki gündür Ali Dağı eteklerine kondurulan o 8 villanın ruhsatını kim verdi diye sorup duruyoruz…Bu konuyu ilk kez İYİ Parti Talas Belediye Meclisi Grup Başkanvekili Hasan Özsoy dile getirmişti…Özsoy, Talas’ta önümüzü kesen her vatandaş, “Bu çirkinliği görmüyor musunuz, hiç mi dile getirmiyorsunuz?” diye vatandaş sıkıştırıyor demişti… Özsoy’un bu çıkışına Belediye Başkanı Mustafa Yalçın’da, “İmar değişikliği bizden önce yapıldı” demiş, bunun üzerine Talas eski Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu’na , “İmar Planı değişikliği sizin döneminiz de mi yapıldı?” diye sormuş, O’da, “Benden önceki dönemler de yapıldı" demişti! İşte tüm bu süreçten sonra dün Talas Eski Belediye Başkanı Rıfat Yıldırım’ı cep telefonundan bulup, “Başkan bu İmar Planı değişikliği sizin döneminizde mi yapıldı?” diye sordum…Eski Başkan Rıfat Yıldırım, açtı ağzını yumdu gözünü ve dedi ki “Mesele İmar Planı değişikliği değil! Doğru geçmişte bir imar planı değişikliği yapıldı. Ancak konuyu böyle değerlendirirseni bugün o villalara nasıl ruhsat verildiğinin cevabını bulamazsınız” dedi. “Peki işin aslı nasıl?” diye sordum. Sayın Yıldırım da, “Gerek rahmetli Şaban Yılmaz, gerek Sayın Timuçin ve gerekse Orhan Say döneminde Ali Dağı’nı kapsayan imar değişikliği üzerinde durmak lazım. O tarihlerde yapılan imar değişikliği mevcut villaların yapıldığı kesimden ziyade doğu kısmını kapsayan bir değişiklik. Ama Ali Dağı'nı bir bütün olarak değerlendirdiğiniz
de farklı bir tablo karşınıza çıkabilir. Ben o tarihlerde buraların imarlaşmamasının önünü kesmek için bir takım düzenlemelere gittim. Ali Dağı ve eteklerini ağaçlandırmaya başladım. Eskiden bin metresi olan oraya bir bina kondurabiliyordu. Ben bunu on bin metrekareye çıkardım. Ali Dağı gibi bir arazide on bin metre kare bulmak oldukça zor. Biz tamamen imarlaşmaya karşı tedbir amaçlı böyle bir değişikliğe gittik. Aynı şeyleri Kertmeler ve Derevenk’te de uygulamak istedik ama yaptırmadılar” dedikten sonra , “Peki Sayın Başkan şimdi o 8 villanın halihazır durumuna gelelim isterseniz!” dedim. Rıfat Yıldırım, “Hay hay!” dedi ve Ali Dağı eteklerine yapılan o 8 villanın ruhsatlandırma süreci ile ilgili olarak şu bilgiyi verdi: “Bakın Recep Bey, tartışma konusu olan o 8 villanın yapı ruhsatı YAPI RUHSATI 11.06.2018/46 sayı numarasıyla verilmiş. Yani 11 Haziran 2018 tarihinde verilmiş. O tarihte kim Belediye Başkanlığı koltuğunda oturuyordu, ben mi? 26.12.2018 tarihinde de yapı ruhsat izni alınan o 8 villa ile ilgili olarak da tadilata gidilmiş ve hem yapım işe hem de ruhsatlandırma işi Sayın Palancıoğlu döneminde başlamış. Mesele- bu kadar basit! Ne alakası var İmar Planı değişikliğiyle falan filan? Niye doğrusunu
söylemiyorsunuz? “ Talas Eski Belediye Başkanı Rıfat Yıldırım’a, bundan sonra ki sürecin nasıl yürüyeceğini sordum. Sayın Yıldırım, “Valla bundan sonra Sayın Yalçın’a Mesket Ruhsatı verme işi düşüyor. Eğer ortada bir
hukuksuzluk varsa Sayın Yalçın MESKEN RUHSATINI vermeyecek! Yok her şey yasal ise Sayın Yalçın’da tutacak Mesken Ruhsatını verecek! Bu iş bu kadar basit! Yoksa bugün yapı ruhsat izni verdiğiniz bir inşaattan dolayı tutup aralarında ölmüş olan Belediye Başkanını ve bizleri katarak zan altında bırakmak hoş değil, doğru da değil” dedi.
Talas eski Belediye Başkanı Rıfat Yıldırım Ali Dağı’na kondurulmakta olan o 8 villa ile ilgili mealen üç aşağı-beş yukarı bunları söyledi…Şimdi söz sırası Sayın Palancıoğlu ve kısmen de olsa Sayın Yalçın’da… Bakalım onlar ne diyecek?

SAYIN ERTEKİN, BAK ONLAR DA SİZİN SUSMANIZA ÜZÜLÜYOR!

   Dün Kayseri Olay Gazetesi’nin manşetinin solunda iki sütuna bir haber vardı… Sözkonusu haberde Boydak CEO’su Alpaslan Baki Ertekin’in twettır mesajını kullanarak, “CEO’DAN AHMET KAYALI FERYAT” diye bir haber yapmışlar!
   Ne güzel, sağolsunlar onlarda Alpaslan Baki Ertekin’in susup kalmasından bir hayli rahatsız olmalılar! Bakın Sayın Ertekin, bir ben değil birçok kişi bu durumdan bir hayli rahatsız! Gel etme, eyleme kimse şu “müptezel gazeteci?” açıkla, sen de kurtul bizde kurtulalım!
   Herkes sus-pus olmana üzülüyor…
   Yahu hayırdır koskoca CEO niye sus-pus diyor? Tehdit eden mi var, gözdağı veren mi var? Niye konuşmuyor diye soruyor! Bana da, “Yahu hayırdır seninle bir alıp-vermediği mi var?” diye açıp soruyorlar… Ben de “Yok Valla!” diyorum, “Hayatım da bırakın yüzyüze gelmeyi telefonda bile konuşmuşluğum yok!”
   Niye kime feryat edersin?
  Derdin ne? Bi sıkıntın mı var söyle? Söyle de kurtul!
   Ha bu arada üretim nasıl gidiyor? Sıkıntı var mı? Aldığınız kredi hesaplı mı? MANTAR İŞİ nasıl gidiyor?



Bu yazı 3551 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI