Bugun...

İbrahim İLBASMIŞ
ŞEHİT VE HUKUK
Tarih: 05-06-2017 15:15:00 Güncelleme: 05-06-2017 15:15:00


  Kayseri yeni bir şehidini daha hakkın rahmetine uğurladı.
  Yine cenazede öncekilere benzer tablolar yaşandı. 
   Ülkemizde on yılardır devam eden terör, yönetenlerimizin uygulamaları ve buna bağlı olarak hukuk açısından kısa bir bakış sunuyorum.
   Kahvehane siyasetinde hepimizin bildiği iddialı bir laf var. Her konunun çözümü için bulduğumuz anahtar bir söz olan  ‘’Eğitim şarttır’’ denir.
   Bu gün bakıyorum da ülkemin haline  ‘’Hukuk şart’’ diyorum.
   Şehitlerimizin sonu gelmemesinin, yoksulların bu kadar çok olmasının,  eğitimin seviye düşüklüğünün temelinde hukuksuzluk vardır.
   Özgürlüklerin olmaması, basın hürriyetinin tam anlamıyla bulunmaması,  toplumun kutuplaşmasının temelinde vs hukuksuzluğu aramak gerekir.
   Hukuk ve adalet olmazsa;  helikopter kazaları, iş kazaları, trafik kazaları da sanki hayatımızın sıradan olması gerekenler gibi görülmesine neden oluyor ve kanıksanıyor. Neden, niçin, nasıl soruları ve cevapları dillendirilmiyor.  (Engel tanıma sistemi helikopterlere takılmadığını kazadan sonra öğreniyoruz )
   Hukukun olmaması ve sık sık yasaların değişmesi hukuka olan güvensizliği artırıyor.  Mesela, aklıma hemen gelen ihale kanununda yapılan onlarca değişikliği düşünelim.
   Hukukun iki temel özelliği vardır. Yasaların genelliği ve eşitliği ilkeleri.
   Bu ilkeleri birer cümle ile açıklayayım.
   Hukukun genelliği ilkesi,  istisnasız herkese uygulanmasıdır.
   Hukukun eşitliği ilkesi ise herkese eşit olarak uygulanmasıdır.
   Kamu gücünü elinde bulunduranların yetkilerini hukuk içinde kalarak kullanmaları gerekiyor ama idari ve yargısal denetimin tam olarak yapılamıyor olması,  sorumluların hukuk önünde hesap vermemesi, yapılan yanlışların tekrarlanmasına neden oluyor. Böylece sorunlar yumağı her geçen gün çözüleceğine daha da karışıyor. Çözümü zorlaşıyor.
   30 Temmuz 2016’dan bu güne kadar olağanüstü hal ile yönetilmekteyiz. Ne zaman kalkacağını da Allah bilir. Artık bu tür cümlelerle konuşmak doğru tahmin için anahtar oluyor.
   Olağanüstü Halin denetlenemeyen ve içeriği belli olmayan/muğlâk olan Kanun Hükmünde Kararnameleri ile yönetiliyoruz.
   Anayasamız yargıçlarımızdan, dünyanın en gelişmiş hukukunu uygulayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uygun hükümler kurmasını istemesine rağmen,  bir türlü bu aşamaya gelemiyoruz.
   Bu konuda yerlerde sürünüyoruz.  Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yapılan başvuruların büyük bir bölümü sadece bizim ülkemizden yapılmaktadır.  Bu oranın % 25‘in üzerine çıktığı söylenmektedir.  Yani demek oluyor ki,  tüm Avrupa Birliği ülkelerinden gelen ihlal başvurularının her dördünden biri Türkiye’den.
   Yakın geçmişte Ergenekon, Balyoz, askeri casusluk, şike gibi kumpas davarlı hatırlamayan yoktur sanırım.
   ‘’Eskiden de zaten hukuk yoktu’’ demeyin. Son 15 yıldır ülkeyi yöneten partinin adındaki adaletin nerede olduğunu sormayalım mı
   Hukuk ve adalet olmadan yapılacak uçuşlar,  yerçekimini yenemezler. Yere çakılmak zorunda kalırlar.
   Sevgili Sezen Aksu’nun son şarkılarından biri olan manifestoda sorduğu gibi bizde soralım.
Niye herkes bu kadar ciddi
Okunmamış kitaplar ama ciltli
Asık asık yüzlü insanlar
Ta yüreğine kadar kilitli



Bu yazı 949 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI