Bugun...


İbrahim İLBASMIŞ
ŞEFFAFLIK!
Tarih: 23-01-2020 09:49:00 Güncelleme: 23-01-2020 09:49:00


   Ülkemiz öyle bir hale geldik ki, olanı biteni herkesin gerçek haliyle bilmesi istenmiyor. Olan biten de, asıl özünden farklı gösterilmek isteniyor.  Bir kısım basın yayın organlarının oluşturduğu algı gerçekmiş gibi yansıyor.
   Şeffaflığın ne kadar önemli olduğunu, yaşadığımız olayların özünü kavramak konusunda olmazsa olmaz olduğunu çoğumuzun anladığını varsayıyorum.
   Soma’da 301 işçi ölüyor, yayın yasağı konuyor
   Tren kazası oluyor, yayın yasağı geliyor.
   Ankara’da katliam oluyor, yayın yasağı konuyor.
   Çocuk cezaevinde tecavüzler oluyor, yayın yasağı geliyor.
   Takımlar ve kişiler hakkında şike soruşturması oluyor, yayın yasağı geliyor.
   Yayın yasağı olmadığı halde bile şeffaflığın olmadığı her yerde sorunlar çıkıyor.
   Üniversiteler, bakanlıklar, belediyeler çalıştıracakları işçi ve memurları alırken, liyakatten çok başka saiklerle hareket ediyorlar. Yapılan sınavların, hemen herkes tarafından adil olmadığı kanısı yaygın. Mülakat sınavlarının şeffaf olmaması olağan hale geldi.
   Merkezi devletin bütçesinin nasıl yönetildiğini ise, yeterli düzeyde tartışılıp halkın önüne konmuyor/konamıyor.
  Belediyelerimizin bütçeleri ne durumda bilmiyoruz. Ne kadar para, nerelere harcanıyor haberimiz yok.
  İhaleler açık bir şekilde yapılmıyor.
   Hepimizi ilgilendiren bu konularda neden şeffaflık olmuyor sorusunu sormalıyız.
   AH KAYSERİSPOR AH
   Aynı şekilde  şehrimizin spor kulübü de şeffaf  bir şekilde yönetilmiyor.
   Günlerdir Kayserispor’un borçlanması  ve başarısızlığı  üzerine haberler alıyoruz. Bir türlü borçlanma net rakamlara bürünemiyor.
   Bir ‘kadın’ başkanın seçilmesi, kulübün yeniden yapılanması bakımından nasıl sonuçlanacağını ilgiyle izleyeceğim.
   Sayın Başkan  Berna Gözbaşı’na başarılar diliyorum. Kolay gelsin.
   Kayserispor yönetimine gelenlerin liyakatını, sadece takımın başarıları ile ölçüyoruz. Aslında mali yapısının ne olduğuna bakmıyoruz. Kaç  oyuncunun  kaç liraya alındığını/satıldığını göz önüne getirmiyoruz. Sözleşmelerin bir hukukçuyla birlikte  yapılıp yapılmadığına bakmıyoruz. Şehrin adını taşıyan bir kulübün, üye yapısı, gelir kaynakları, hangi branşlarda nasıl  bir örgütlenme yapacağı konusunda kafa yorulmuyor.
  Kayserispor başkanı  ve yönetimine gelenlerin büyük çoğunluğu, o günlerin popüler isimleri oluyor. Mutlaka belediye yönetimlerinin/siyasilerin yakınları oluyor.
   Her ne kadar popüler kişiler seçilse de, Spor kulübünün işi bilen  profesyonel kişilerle/teknik kadrolarla birlikte yönetilmesi gerekir. Gelirleri ve giderleri, o şehre kattıkları ve götürdükleri skalasında  değerlendirilmelidir.
   Spor kulüplerimizin de bütçelerini bilemiyoruz. Hangi giderlerin, ne kadarının, nerelere harcandığını bilmiyoruz.
  Ancak  sorunlar büyükse/birikmişse, daha sonra gelen yönetimlerin  içinde bulundukları pozisyonları açıklamaları ile ya da yargının devreye girmesiyle öğrenebiliyoruz. Böyle bir durumda bile resmin tamamını göremiyoruz.
   Her konuda şeffaf olmayı beceremiyoruz.
   Kurumların yanında kişi/fert olarak da açık/net tavırlar sergileyemiyoruz.
   Uygar bir toplum olmanın yolunun, kurumların şeffaf yönetilmelerinden geçtiğini ne zaman fark edip uygulamaya geçeceğiz.
   İletişim: av.ilbas@hotmail.com

 



Bu yazı 651 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI