Bugun...

İbrahim İLBASMIŞ
SEÇİM SONUÇLARI GENELLEME
Tarih: 15-04-2019 10:05:00 Güncelleme: 15-04-2019 10:05:00


   Seçim sonuçları hakkında yazmaya devam ediyorum.
   İki yüz yıllık Osmanlı-Türk modernleşmesi, her fırsatta hırpalanması, yıpratılmaya çalışılmasına rağmen görüldü ki üç beş yılda yok edilememiş. Cumhuriyetin kazanımları yüzeyde değil, derinliklere işlemiş.
   Demokrasinin değerleri, (oy verme, oya sahip çıkma, çok partililik, sandık ) bir çırpıda yok edilemiyor.
   İktidar tarafından muhafazakârlığın yükseklere taşınmasına rağmen, şehirlerde sekülerleşme, kentleşme ivmesi her geçen gün artıyor. Bunun siyasi sonuçları da gün yüzüne çıkmaya başlıyor.
   Siyasi, ekonomik, sosyolojik olarak ülke seçim sonuçları haritamızda, farklı olduğunu düşündüğümüz üç ana bölüm kendini göstermektedir.
   Kıyılar, (güney ve batı Anadolu’da) yukarıda belirttiğim gibi, seküler hayatın yoğun olduğu, kentleşme sonucu hayat pratiklerinin, değerlerinin oluştuğu ve buna göre yaşandığı yerler. Buralarda Millet ittifakı önde.
   Orta ve kuzey Anadolu, kentleşme konusunda epeyce yol alsa da daha muhafazakârlıktan uzaklaşmamış, değerlerinde ve yaşam biçimlerinde dinin de etkisi olan, gelenekselliğin güçlü olduğu bölgelerde,  Cumhur İttifakı önde.
   Şehrimiz Kayseri’de bu kategori içinde yer almaktadır. Ancak Millet İttifakı oylarını yükselirken Cumhur İttifakı’nın inişe geçtiği 31 Mart seçim sonuçlarından da gözükmektedir.  İttifak oy oranındaki düşüş bunu gösteriyor.
   Geçecek zaman içinde, değişim trendinden etkilenerek bu inişin devam edeceğini düşünüyorum.
   Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ise, kimlik talebinin yüksek olduğu Kürt yurttaşların bulunduğu, ekonomik olarak daha geri olan seçmenlerin ağırlıkta olduğunu görüyoruz.
   Seçmenler, farklı siyasal yapıları, ana yapıları yok sayamayız. Farklı yerlerde iktidara taşıyarak, hepsini de test etmeye çalışıyor. Değişik siyasal yapıların, çalışma biçimleri, öncelikleri ve başarı durumlarını test etme düşüncesi seçmenlerin önemli bir kısmında var gibi.
   AKP iktidarda ama bu güne kadar hep ‘Muhalif’ duruş sergiledi. ‘Statüko’ karşıtlığı artık eskisi gibi inandırıcı olamıyor. Artık herkes iktidarda ‘muktedir’ olduğunu görüyor/düşünüyor. AKP elindeki malzemeleri yavaş yavaş tüketiyor. Söyleyecek sözleri azalıyor. Kutuplaştırma stratejileri de güçsüzleşiyor. Partinin kuruluş felsefesindeki ilkelerine/fabrika ayarlarına dönmesi istenirken böyle bir şeyin artık olamayacağını rahatlıkla söyleyebiliriz.
   Moral ve güç kazanan muhalefet, Ekrem İmamoğlu’nun yaptığı gibi, ötekileştirmeyen, karşı tarafı rencide etmeyen, kırmayan, incitmeyen bir yaklaşımla yoluna devam etmelidir. İkiye yarılmış bir yapıdan kurtulmanın yolu kamplar arasındaki duvarları yıkmak, sevgi ve saygıyla yaklaşmak, yakınlaştırmak gerekir.
   Evrensel değerlerin öne çıkarılması ve bu değerler etrafında mutabakatlar oluşturmakla ülkemizi ileri seviyelere taşıyabiliriz. Umudumuzu, cesaretimizi eksik etmeyelim. Bunu başaracak yeterlilikte çok sayıda insan kaynağımız vardır.
   Ülkemiz üzerinde bulunan sis bulutlarının dağılıp, güneşli (hukukun üstün olduğu) günlerin gelmesini özlemle bekliyoruz.
   31 Mart sonrası yeni bir Türkiye var.



Bu yazı 221 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI