Bugun...

İbrahim İLBASMIŞ
MELEKLER DİŞİ Mİ?
Tarih: 15-09-2018 10:20:00 Güncelleme: 15-09-2018 10:20:00


24 Haziran seçimlerinden sonra kendime bir söz vermiştim. Siyasetin biraz dışında kalacaktım. ‘Irmak kenarında oturma’ eylemi yapacaktım. Bu güne kadar da sözümü tutma gayreti içinde oldum.
   Bu nedenle seçimler, sonuçları, süreci, süreçte yaşananları, kendim de dâhil eleştirilerimi yazacaktım ama gönlümden geçenler kalemimden geçemedi. Öylece kaldı.
   Ancak kaşıntılarım durmadı. Her geçen gün arttı. Yine de müdahil olmadan ırmak kenarında otururken gördüklerimi yazmadan edemeyeceğim.
   Ülkemiz ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine’ önceden fiilen geçmişti.  Seçimlerden sonra hukuki süreçte tamamlandı.
   Cumhurbaşkanı olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı, bir kısım medya ve taraftarları  ‘Başkan’ olarak görmeye ve konuşmaya başladı. Artık televizyonlar ve gazeteler ‘Başkan’  sıfatını kullanıyorlar.
   Yürütmenin başı olarak, daha önce kurulmuş olan Varlık Fonu Başkanlığı’na  ‘Cumhurbaşkanlığı Kararı’ ile (Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yapılmadığı içinde hukuki sorunlar doğabilir ) kendini atadı. Yönetim Kurulu oluşturuldu. Yardımcılığına ise damadı Berat Albayrak’ı atadı.
   Devlet görevlileri atamalarında ‘akraba’ ölçütü kullanılmaya devam edildi. Birkaç örnekleme: Eski Kültür Bakanı Atilla Koç’un kızı Zehra Zümrüt Selçuk Aile bakanı oldu. Oğlu Ali Taha Koç Dijital Dönüşüm Ofisi başkanı oldu. Yine Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç’un damadı Abdülhamit Gül Adalet Bakanı olmuştu. Eski Bakan Fatma Kaya’nın kardeşi ise Bakan Yardımcılığı yapıyor.
   Ülkemizin ekonomik durumu içler acısı.  ‘Dış Düşmanlar’  edebiyatı devam ediyor. Döviz fiyatları hızlı uçuyor. Alım gücü hızla düşüyor. Krizin bizim krizimiz olmadığı söyleniyor.  Merkez Bankası faizleri 6,25 baz puan artırmış.
   Bir bakıyoruz ki ülkemiz, güllük gülistanlık.  ‘İkinci çeyrekte’ % 5,2 büyümüş. Yoksullar neredeyse, ülkenin geldiği yere kendileri sebep olmuşlar gibi saraya destek içinde.
   Muhalefetin ‘Amiral Gemisi’ CHP ‘de, ülkemiz gibi durumunun iyi olduğu söylenemez.
   Seçimin hemen ardından ‘Kurultay’ tartışmaları partilileri ayrıştırdı.  Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce Kurultay istedi.  Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu istemedi. Kurultay delegeleri çoğunluğu da istemedi.  Genel Başkan, koltuğunda oturmaya devam ediyor.
   Eşit koşullarda yapılmayan seçimin sonuçlarını analiz etme, yeterli içerikte, sosyolojik çerçevede, derinliğine yapılmadı/yapılamadı.
   Yeni bir siyasal düzende yaşamaya başladığımız için, patinin yeni konumu, programı, örgütlenme biçimi, siyaset anlayışı nasıl olacak, bilinmiyor. Bunlar hakkında çalışmalar ya da düşünce üretenlere rastlayamıyoruz.
   Yukarısı görünen gibi olan partinin aşağısına da baktığımızda çok farklı bir durumla karşılaşmıyoruz. İlimizde, son zamanlarda ‘Disiplin Kuruluna verenler’  ve ‘Disiplin Kuruluna verilenler’  tartışmaları/atışmaları, sosyal medya ve yerel gazeteler üzerinden yapılmaya devam ediyor.
  Beklenti, tüm muhalefetin bir araya gelerek yeniden demokratik düzene gidişin yollarını açma ve yol açmada yerel seçimlerim bir manivela olarak kullanılması olmalıyken parti içindeki ayrışmaların ön plana çıkmasını ‘ırmak kenarında oturarak’ seyrediyorum.
   Beni merak içinde bırakan bir soru var.
   Gerçekten melekler dişi mi erkek mi?

 

 



Bu yazı 747 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI