Bugun...


İbrahim İLBASMIŞ
KURUMLAR
Tarih: 13-02-2020 09:50:00 Güncelleme: 13-02-2020 09:50:00


İnsanoğlunun, diğer canlılardan farkı/üstünlüğü, beyninin daha gelişmiş olmasıdır. Evrimsel süreç içinde, insan, beyin gelişimini sürekli ileriye taşımıştır.
   Doğayı tanıdıkça, diğer bitki ve hayvanları tanıdıkça, kendisi için bunlardan yararlanmış, gelişimini her geçen çağda hızlandırmıştır.
   Günümüzde, hayvanlar, bitkiler ve doğa, yalnız insanlar için kullanıldıklarından ,  tüm dünya için yaşamsal sorunlar ortaya çıkmaya başlamıştır.
   Avcılık ve toplayıcılık yaparken, bireysel olarak ve gruplar halinde  yaşayan insanoğulları, zamanla toplu halde yaşamaya başlamışlar. Göçebelikten sonra yerleşik düzen geçmişler. Köyler şehirler, devletler, imparatorluklar kurmuşlardır.
   İnsanlar, toplu halde yaşamanın getirdikleri sorunları çözmek içinde kuruluşlar, kurumlar oluşturmuşlar. En üst kurum olarak Devlet aygıtı oluşturarak yönetmeye/yönetilmeye başlanmış.
   Her geçen zaman içinde, öneki yapılardan dersler çıkarmışlar.  Bulunulan çağa uygun yenilenmeler/değişimlerle yeni örgütlenmeler meydana getirmişler.
   Toplumsal yaşam içinde bireylerin istek ve ihtiyaçlarını karşılamak, hak ve sorumluluklarını belirlemek için çeşitli kurallar ve kurumlar oluşturmuşlar.  Kurumlarında üstünde bir üst kuruma/kurama ihtiyaç duyulmuş ve devlet ortaya çıkmış.
   Devlet tanımına, farklı bilginler farklı açıklamalar getirmişler.
   Günümüzde,devlete baktığımızda  çok sayıda kurumdan  meydana geldiğini görürüz.  Toplu yaşamanın getirdiği ihtiyaçları gidermek için değişik alanlarda, kurumlar oluşturulmuştur.
   Birkaç örnek verelim. İnsanların kendi aralarındaki sorunları ve devletle olan nizalarını çözüme bağlayacak, hukuk kurumları, toplumun ve devletin güvenliğini sağlayacak olan ordu, polis teşkilatı v.s kurumlar, eğitim, sağlık, ve daha sayabileceğimiz çok sayıda alanlarına göre sorunların giderilmesi için kurumlar oluşturulmuştur.
   Her kurumun kendi örgütsel yapısı vardır. Hiyerarşisi vardır. Faaliyet içinde bulundukça da kendisini değiştirir/geliştirir. Zamana uygun hale gelir. Fiziki yapısı ve enerjisi güçlenen kurum, önüne gelen sorunları da daha kolaylıkla çözer.
   Çeşitli tecrübeler kazanarak meselelerin üstesinden gelmede başarılarına göre güçlenirler.
   Ülkemizin kuruluşundan bu güne kadar çok saygın kurumları, kuruluşları olmuştur.
   Devleti yönetenler/hükümet edenler, bu kurumların stratejilerine yön verirler.  Ulaşılmak istenen hedeflere giderken yol gösterici ve ufuk açıcı  tavırlar sergilemeleri beklenir.
   Bu güne kadar ülke yönetiminde bulunan siyasi kadroların büyük çoğunluğu, sorunları kökünden çözmek yerine, günü kurtaracak, palyatif çözümlerle hareket etmişler. Kurumları kendi siyasi gelecekleri için payanda olarak kullanmak istemişler ve kullanmışlar.
   Son o nsekiz yılın iktidarı AKP’ de aynı şekilde hareket etmektedir. Hatta farklı olarak, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin özelliği olarak kurum aklı, ortak akıl gibi değerlendirme tekniklerinden uzaklaşılmış ve ‘tek adam’ın aklına muhtaç duruma gelmiştir.
   Böyle olunca, inisiyatif gösteremeyen/göstermeyen kurumlar ve kurum yönetimleri, işlerin aksamasına, yeterli seviyede sorun çözmede sıkıntılar oluşmasına neden olmakta. Bu durumda kurumların içi boşalıyor. Sadece levhada kalıyor. Böylece ülke yönetiminde sıkıntılar her geçen gün artıyor.
   Kurumlarımız güçlü olmadığından, ne dış politikada, ne ekonomide, ne sağlıkta, ne eğitimde başarı elde edemiyoruz. İlerleyemiyoruz. Gelişemiyoruz.
   Kurumları ve kurallarıyla işleyen bir ülke vatandaşı olma, umudumuzu yitirmedik.
   İletişim: av.ilbas@hotmail.com

 



Bu yazı 207 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI