Bugun...

İbrahim İLBASMIŞ
İNCE İNCE MUHARREM İNCE
Tarih: 01-06-2018 10:25:00 Güncelleme: 01-06-2018 10:25:00


   İşin doğrusu, Muharrem İnce’nin aday gösterilmesi üzerine yapılan ilk yorumlarda, özellikle entelektüel çevrelerde ideal bir aday olmadığı kanısı oluşmuştu. Diğer adayların gösterilmesinin daha iyi olacağı kanısı hâkimdi.
   Parti içi mücadelede, kongre de salona hâkimdi.  Ama delegeye hâkim olamamıştı. Kongreyi kazanamamıştı.
   Ben de kongrede Kılıçdaroğlu’nu desteklemiştim. ( İbrahim Marzıoğlu’nun kulakları çınlasın.) Ama Kılıçdaroğlu, her bakımdan kendine yakışan bir olgunlukla, hiç gocunmadan gelen taleplere göre hareket etti. Böylece Muharrem İnce Cumhurbaşkanı olarak sahneye çıktı.
   Çünkü Sayın İnce’nin teorik yaklaşımlarına rastlamıyorduk. Kısa cümleler kuruyordu.   ’Derin anlamlı’ sözcükleri yoktu. Usule pek uymuyordu. Grup başkan vekilliğinde de etkili kısa cümleleri ile halk üzerinde olumlu bir etki bırakmıştı. Kitlelerle çok rahat ve sıcacık ilişkileri vardı.
   Adını ilk duyduğumda olumlu yaklaşarak, toplumda bir sinmişlik, korku havası olduğu ve Sayın İnce’nin hiçbir şey yapamasa bile bu korkuyu dağıtacağı ve insanlara bir cesaret geleceğini düşündüm.
   Bu gün bakıyorum da beklentilerimin çok çok üstünde bir Muharrem İnce görüyorum.
   Sahici tavrı, sorulara verdiği kısa cevaplar, kendisini sıkıştırmak adına sorulara bile mantıklı ve karşı tarafı ters yatıracak kelimeler bulabiliyor.  (CNN Türk televizyonundaki programı izlemişsinizdir.  Başlarken cici gazetecilerin sonradan yüz hallerinin ne olduğunu)

   Bu durum zaten partililerin ilgisi yanında diğer kesimlerin gözünün de Muharrem İnce’ye çevirmesine neden oldu.

   Net bir şekilde Tayyip Erdoğan ile farklılıklarını sergilemesi, (20 saniyede Sayın Erdoğan’la farkını anlatabilmesi),

   Görüşlerini damardan şırınga edebilmesi,

   Açık olması,

   Gösterişten ve ‘prestijden’ uzak olması,

   Çalışkanlığı,

   Halk dilini kullanması,

   Şiirsel yaklaşımları ve akılda kalıcı kelimelerle cümle kurması, Rakibini iyi tanıması ve O’nu kızdıracak, damarına basacak sözler etmesi,
   Sınıf arkadaşlarıyla diploma fotokopisini dağıtması v.s. gibi tavır ve davranışları kendisini zirveye taşıyor. Başarıya odaklanmış bir gayret, çaba sarf ediyor.
   Kitleler coşkuyla sevgiyle ilgiyle karşılık veriyor.
   Sanki Karaoğlan günlerini andırıyor.
    Halkçılığın, insanlığın, sadeliğin, sahiciliğin simgesi haline geliyor.

   Barışma büyüme bölüşme diyerek, ülke sorunları hakkında, öz olarak bilgisini, çözümlerini bildiğini ve bunları içselleştirdiğini gösteriyor.

   İnce’nin coşkusu, umudu iyimserliği yetmez. Bizlerde bu rüzgâra katılıp İnce’nin yelkenlerini şişirmesi için çaba içinde olmalıyız. Rüzgar bizden yana esiyor diye yan gelip yatarsak, pişmanlık duymamak için durmadan çalışmanın önemini bir kez daha hatırlatmak isterim.

   Umudun karanlığı yenmesi için gerçekçi ve çalışkan olma gereği vardır.

   İnce İnce bir Muharrem İnce yağar seçim sandıklarının üstüne.

   12 Haziran’da kendisini Kayseri’de bekliyoruz.

 



Bu yazı 599 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI