Bugun...

İbrahim İLBASMIŞ
GEÇİŞGENLİK
Tarih: 04-03-2019 11:04:00 Güncelleme: 04-03-2019 11:04:00


AKP on yedi yıldır iktidarda. Bu güne kadar girdiği seçimleri kazandı. 2015 yılı 7 Haziran seçimlerinde ilk kez tek başına iktidar olamamıştı. Ancak Kasım’da yapılan seçimlerde yine tek başına iktidarı almıştı.
   Daha sonra MHP ile birlikte ittifak yaparak genel seçimlere gittiler. Bu yetmedi, yerel seçimlerde de ittifak yapmanın yararına inandılar.  Hemen hemen tüm belediyelerde ‘beka’ sorunu iddiasıyla ittifakla seçime gidiyorlar.
  CHP de İYİ Parti ile çeşitli illerde ittifak yaptı.
   Şehrimizde de ittifaklar sonucu oluşan listeler yarışacak.
   Son on altı yılda yapılan bütün seçimlerde,  rahatlıkla iktidar olan AKP, ilk kez bu seçimlerde umduğunu bulamayacak gibi görünüyor. Böyle olacağını aşağıda belirttiğim gelişmelerden çıkarıyoruz.
   -İşsizlik, pahalılık, enflasyon gibi ekonomik sorunlar, ağırlaştıkça iktidarın inandırıcılığı ve ona olan güvenin azalması sonucu saflar/ittifaklar arasında geçişgenlik sokakta hissedilmeye başlanmış. Yoksa muhalefetin etkin bir çabası sonucu değil. Daha çok kazan kaynatmanın pahalılaşması, bu dönemde yeni algı oluşturmayı ( beka, hain, PKK’lı gibi) zorlaştırdığı anlaşılmakta.
   -Sürekli dedikodu şeklinde söylenen AKP’lilerin yeni parti kurma çalışmalarının görünür hale gelmesi, internette  ‘’Yenibirparti.org’’  adlı sitenin yayına başlaması.
   -Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın anket sonuçlarına güvenmediğini açıklaması. Yine tabanda ittifak konusunda  ‘maalesef hala istediğimiz konsolidasyon olmuş değil’ demesi.
   -AKP Genel Bakan yardımcısı Mahir Ünal’ın ‘Anketlerde artık sahadan aldığımız veri,  31 Mart’taki sonuca dair size bir kanaat vermiyor. Günlük olarak sahayı kontrol ediyoruz‘ diyor.
   -Farklı anketlerde (Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Antalya) şaşırtıcı sonuçlar geldiği belirtiliyor.
   Bunları ve benzeri gelişmeleri izledikçe, seçmenlerin saflar arasında ilk defa hissedilir geçirgenlik olduğunu/olması gerektiğini düşünmek hayatın olağan akışına uygun düşmekte.
   Seçime bir ay kaldı. Önümüzdeki bir ay içinde ne gibi olaylar ve propaganda ile karşılaşılacak, liderler neler yapacak, göreceğiz.

Bu seçim sonuçları, 1 Nisan’dan itibaren partiler arasında seçmen geçişlerinin nedeni, nasılı, ne kadar olduğu tartışmaları yaşanacaktır.
   Temel olarak parlamenter sistem ile Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi arasındaki rekabette son durum analizleri yapılacaktır.
   Seçmeni AKP’den ‘iten’  nedenlerin çokluğuna karşılık muhalefetin ‘çeken’ nedenlerinin azlığı söz konusu. Muhalif adayların başarı için daha aktif olması gerekiyor. Zaten eşit koşullarda, adil bir seçim süreci olduğunu söyleyemeyiz.
   Şimdiden ortalığı kaplayan ve daha da fazla oranda kaplayacak olan -internet sayfalarında  reklamlar dolaşıyor-  reklam  panoları, afişleri ve bunların giderlerinin nasıl karşılandığı/karşılanacağı açıkça belirtilmiyor. Sorularımız cevapsız kaldı. Bu güne kadar olduğu gibi yine cevabını alamayacağız.
   Bir de sandığa giren oyların sandıktan çıkan oylardan farklı olmaması için sandığa sahip çıkmak gerekiyor.
   Aynı şekilde Bilgisayar Mühendisler Odası’nın ( BMO, 360 bin sandıktan yalnızca 2000 tanesini incelemiş.  250 önemli hata bulmuş. Bu hataların bir partinin lehine ya da aleyhine olduğunu iddia etmiyor) sistemde tespit ettiği açıklara karşı dikkat ve özenin gösterilmesi gerekiyor.
   Parti örgütleri, seçim günü, en büyük çabayla emek sarf edip, kimsenin sonuçtan kuşku duymayacağı bir seçim sonucu için gereken önlemleri bu günden başlayarak almalıdır.
   Seçim sonucuna güvensizlik ve bıkkınlık, sandığa gitmemize engel olmasın. Ruhen ve zihnen ‘normal’ olsaydık (ötekileştirme, hoşgörüsüzlük, ideolojik siyasi bakış, hukuksuzluk vs.) ülkemiz zaten bu halde olmazdı.



Bu yazı 1463 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI