Bugun...


İbrahim İLBASMIŞ
BU NE ŞİDDET
Tarih: 16-01-2020 09:45:00 Güncelleme: 16-01-2020 09:45:00


Gazetemiz geçen cumartesi,  ‘Eğitimciye Şiddet’ manşetiyle çıkmış.  Haberde Eğitim-Bir Sen Kayseri Şube Başkanı Aydın Kalkan, öğrenci velisi tarafından saldırıya uğrayan öğretmen için  okul önünde öğretmenler ile birlikte basın açıklaması yapmış, ‘Eğitimciye şiddet ne zaman son bulacak, tedbir alınması için daha kaç  öğretmen bıçaklanmalı, can vermeli’ diye sormuş.
   Üniversiteyi de sayarsam,  onsekiz yıllık öğrencilik hayatım ve yirmi sekiz yıllık öğretmenlik hayatım boyunca, böylesi sorunlarla karşılaşmamıştım.
   Elbette toplum hızla değişiyor. Dünya, her geçen gün kendini yeni şartlar içinde buluyor. Ekonomik, kültürel, sosyal şartlar değişim içinde.
   Ülkemizi de son on sekiz yıldır aynı iktidar yönetmekte.
   Geçen son on yıllık sürece baktığımızda,  önceki iktidarlardan niteliği farklı bir yönetim anlayışıyla karşılaşıyoruz.
   Ekonomik gelişme/değişmeler, eğitimde ve sağlıktaki gelişme ve değişimler, kitlelerin  ahlakını, kültürel yapısını da değiştiriyor.
    Dokuz milyon insan, bin liranın altında bir gelirle yaşamaya çalışıyor. Beş milyona (başka bir hesaba göre dokuz milyona) yakın bir işsizler ordusu var. Geçlerin her üçünden biri işsiz durumda.
   2019 yılında elektrik faturasını ödeyemediği için üç buçuk milyon ailenin elektriği kesilmiş. İflas ve konkordato ilan eden Şirketlerin yanında, küçük esnaflarda küçülmeye devam etmiş. Tüketici olarak kişilerinde borç miktarları kat be kat artmış.
   Böyle bir toplumda, insanların ruh dünyasını düşünelim. İşsiz gençlerin dünyaları nasıl aydınlık olabilir. İnsanlar yarınlarından  nasıl umutlu olabilir.
   Elbette stres içinde olacaklar, mutsuz olacaklar. Güvensizlik ve tedirginlik ortamında.korku  içinde yaşamaya çalışacaklar. Ruhsal yapıları sağlıklı olamayacak.
   Böyle bir ortamda da, veliler öğretmenleri dövecek,
   Hasta yakınları, doktorları, sağlık personelini dövecek,
   Erkekler, kadınları dövecek,    
   Trafikte ufacık bir hata yapılsa,  taraflar birbirlerine girecekler,
   Her türlü taciz, tecavüz olayları artacak.
   Tüm bunlarla birlikte birde  Siyasal kutuplaşmayla yaratılması, toplumun ikiye bölünmesi, bu çorbanın tuzu biberi oluyor.
   İşsizlik, yoksulluk nedeniyle sistem dışına itilen ve emeğinin karşılığını alamayan milyonlarca insan var. Çalışanların da büyük bir kısmı zaten asgari ücret almaktadır.
   Bu İnsanların yüzleri gülmüyor. Asık suratlı olma herkese bulaşıyor.
   Nazik olma, hoşgörülü olma, herkese sevgi, saygı duyma gibi duygularımız törpüleniyor ve daha kavgacı bir toplum oluyoruz.
   Hele bir de hukuk işlemeyip, şiddet gösterenlerin hak ettikleri cezaları almamaları durumunda, daha tahammülsüz bir ortamın içinde kendimizi bulmaktayız.
  Avukat olan sevgili ağabey Tural Pınarbaşı’nın anlattığı gibi (hırsızlık yapmaktan sanık olan bir kişiden, avukatlık ücreti isteyince,  sanık ‘’gel de hırsızlık yapma’’ demiş.) gel de böyle koşullarda şiddete özenme/yönelme.
   Yine de diyorum ki, şiddetten her şekilde uzak olalım. Aklı selim davranmak için çabamızı eksik etmeyelim. Şiddet dışında çözümler bulmaya yönelelim.
   Sabredelim. İnsanoğlu, teknolojik gelişmede gösterdiği başarıları, birazda insan olmada gösterdiği zaman her şey daha güzel olacak.
   Sonunda bu günler de geçecek.
   İletişim: av.ilbas@hotmail.com

 

 

 



Bu yazı 649 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI