Bugun...

İbrahim İLBASMIŞ
EĞİTİM GELECEĞİN GÜVENCESİ
Tarih: 09-01-2020 09:34:00 Güncelleme: 09-01-2020 09:34:00


   Eğitim artık geleceğin anahtarı olarak görülmüyor. Liyakatı tamamen unuttuk. İş bulmada liyakat kriter olmaktan çoktan çıktı. Artık ‘dayısı’ olanlar iş bulabiliyor. İktidara yakın olanlar iş bulmada sorun yaşamıyorlar.
   Okullarda başarılı olanlar bile artık iş bulmada ümitli olamıyorlar. Çoğu da yurt dışına kapağı atma peşinde koşuyor.
   Sosyal Demokrasi Vakfı tarafından gerçekleştirilen ‘Türkiye’de Eğitim: İmam Hatipleşme, Beklentiler ve Memnuniyet’ araştırması, ülkemizin içler acısı halini ortaya koyuyor.
   İmam Hatip okullarının öğrenci sayısının AKP döneminde 8 kat fazla arttığı belirtiliyor.
   Öğrenci başına düşen bütçe ödeneğinde açık bir adaletsizlik göze çarpıyor. İmam-hatip liselerinde öğrenci başına düşen bütçe ödeneği teklifi 12 bin 707 TL iken genel ortaöğretim okullarında bunun ancak yarısı kadar (6 bin 153 TL) olduğu görülüyor.
   Öğrenci velilerinin % 30 a yakınının çocuklarının özel okullarda okutabilmeyi istiyorlar. Velilerin %10 u çocuklarını İmam Hatiplerde okutmak istiyor. Eğer imkânı olsa velilerin % 55 kadarı da Anadolu Lisesi ve Fen Liselerinde öğrencilerini okutmak istediklerini belirtiyorlar.
   Bir toplumun geleceği olan çocuklar ve gençlerin içinde bulunduğu eğitim sisteminin kötü olması çok hazin bir durum.
   Yarınlarımızın daha güzel olmasının önünü kapatıyoruz.
   Çok küçük bir azınlık dünya standartlarında eğitim alıyor. Ancak büyük çoğunluğun içinde bulunduğu ve bir zamanlar başarılı örneklerini veren devlet okullarının ışığının sönmesi hiçte iyi olmadı.
   Çocukları için geleceğin güvencesi olarak eğitimi gören velilerin bu güvenceden medet ummamaları ve öğrencilerinde bunu hissetmeleri sosyolojik olarak toplumda derin yaralar açmaktadır.
   Kendini geleceksiz sayarak intihar eden genç kızımız için üzülmemek elde mi?
   Her geçen gün bilimden uzaklaşıyoruz. Bu da bize eğitimde kalitesizlik,  ekonomide bozulmalar ve yoksulluk, dış politikada sıkışmışlık getiriyor.
   Televizyonlarda izlediğimiz havanda su dövülen anlamsız tartışmalarla, enerjimizi boşa harcayıp duruyoruz. Hele cahilliklerinin üstünü örtmek için karşısındakilere ‘’laf’’ sokan, elma ile armudu toplayan, başka başka mevzularla açıklama getiren (dam başında saksağan vur beline kazmayı) kifayetsizler yok mu? Onları izlemekten bıktık, usandık.
   Yoksulluktan intihar edenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Şehrimizde de kale surlarına çıkan biri intihar etmek istemiş.

Bir an önce, her şeyi bir kenara bırakıp, öncelikle belediyeler eliyle mi merkezi yönetimle mi olacak açlıktan hiç kimsenin ölmeyeceği bir ortamı/şartları oluşturmak gerekmektedir. Bu konuyu konuşmak gerek.
Eğitimi konuşmalıyız.
Hukuku konuşmalıyız.
Basını ve basın özgürlüğünü dile getirmeliyiz.
Sağlık sorunlarını konuşmalıyız.
Şeffaf bir yönetim olmasını talep etmeliyiz.
Toplanan vergilerimizin nerelere, neden harcandığını bilmeli ve sorgulamalıyız.
Eğitimle başladığım yazıda bir de baktım ki ülkemin sıkıntılı haline getirmişim konuyu.
   Bu yazı da böyle olsun.
   ‘Eğitim şart’ ama ille de her şeyin özgürce konuşulabildiği hukuk devleti.
   İbrahim İlbasmış: av.ilbas@hotmail.com

 



Bu yazı 426 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI