Bugun...

İbrahim İLBASMIŞ
CHP KAYSERİ İL KONGRESİ
Tarih: 20-01-2018 09:58:00 Güncelleme: 20-01-2018 09:58:00


  CHP,  2017 yılı eylül ayında kongre sürecine başladı.
   Yeni dönemde Sayın Ümit Özer, İl Başkanı adayı olduğunu söyledi. Görev yapmakta olan Başkan Feyzullah Keskin ise devam edip etmeme konusunda kararını açıklamadı.
   Önce mahalle delegeleri seçildi. Sonra ilçe kongreleri süreci başladı. Özellikle Talas İlçesi seçimlerinde görüldü ki, parti içinde çeşitli gruplar oluşmuştu. Parti deyim yerindeyse iki büyük kampa ayrılmış görüntü içindeydi.
   Talas ilçe seçimlerini bir oyla Serdar Altuner kazandı.  Mustafa Çalıksoy’un kazanacağı beklentisi sonuç yönüyle olumsuz sonuçlanmıştı. Kıl payı kayıp durumunda kazanan ve kaybeden gruplar gözünü Kocasinan ilçe seçimine çevirmişlerdi. Ancak adaylık yarışı Oğuz Özsoy’un rakibi olmadan geçti. Bu kez de Talas’ta kaybeden kesimler Kocasinan’da gülmüşlerdi.
   Asıl Melikgazi ilçesi seçimleri,  bu kesimlerden bir tarafı ön plana çıkarmıştı. İbrahim Kaan aynı Oğuz Özsoy gibi güven tazeleyerek, Nurettin Parlak karşısında seçilerek,  Melikgazi İlçe başkanlığına devam ediyordu.
   Sosyal demokrat bir partide olmaması gereken gruplaşma ve ayrışmalar (mezhepsel, yöresel ve etnik) gittikçe keskinlik noktalarına doğru hızla tırmanmaya başladı.  Kayseri milletvekili Sayın Çetin Arık’ta Ümit Özer ile başından beri birlikte hareket ediyordu.  Partililer de milletvekilinin bir başkan adayının yanında yer almasını ve Talas seçimlerinde sandık başında olmasından rahatsızlıklarını dile getiriyorlardı.
   Bu durum bir kısım partililerimiz açısından olumsuz bir durumdu.  Feyzullah Keskin, adaylığı konusunda hala bir açıklama yapmıyordu. İlçe seçimleri tamamlanmıştı.  İl Kongresi sürecine girilmişti.
   Beş yıla yakın il yönetiminde görev yapmaktaydım. Başkan adaylığım sorulduğunda eylül ayında yönetim kurulu toplantısı sonrası kararımı Feyzullah Keskin’in kararından sonra değerlendireceğimi belirtmiştim. Yaz aylarında sürekli çevremdeki partililerimden İl başkanlığına aday olmam telkin ediliyordu.  Ben de bu dönem aktif görev almayacağımı belirtiyordum.
   İl kongresi hızla yaklaşıyordu. Bir kısım partililerimizde yeni bir il başkanı adayı beklentisi içindeydi.  Sonunda Feyzullah Keskin aday olmadığını açıkladı. Kendisine yapılan eleştirileri aday olmayarak boşa çıkarmıştı.
   Ancak tek adayla gidilecek bir seçimde meydana gelen gruplaşma sonucu olarak tek başına bir grubun il yönetimini ele geçireceği ve partinin önümüzdeki süreçte bu bölünmüşlükle hiçte iyi günler görmeyeceği endişesi artmaktaydı. Önceki il başkanları ve ‘Parti Büyükleri’ çözüm bulma konusunda çaba içine girdiler. Çeşitli öneriler ortaya konuldu. Neyin nasıl olacağı netleşmedi. Bu süreçte yoğun bir baskı altında kaldım. 
   Öne sürülen görüşler; ‘’-Partide bu güne kadar kimseyi dışlamamıştım. - Her kesimle ilişkilerim sıcaktı. - Partinin bu ayrışmalardan kurtulması gerekiyordu.’’ 
    Bu kaygılardaki arkadaşların/partililerimin isteklerinin yoğun baskısı altındaydım. Onları kıramayacak bir konumda bulunuyordum.
   Çok az bir zaman kalmıştı.
   Kartlar karılmıştı. Delege yapısı oluşmuştu. Sadece iki hafta kalmıştı kongreye. Sonunda olan olmuştu, adaylıktan kaçamadım.
   Bir parti görevi olarak algıladım. Sorumluluğu üzerime aldım.  Nihayet adaylığımı açıkladım. Aday açılamamda bir kısım partililerimin gözlerindeki memnuniyeti görmek beni çok mutlu etti. Basın açıklamamda belirttiğim gibi kazanıp kaybetmeyi hiç aklımın köşesinden geçirmedim. Kazanmamın güç olduğunun farkındaydım. Tek tesellim güvencim partilerimin ortak vicdanı idi.
   Zaten eşit olmayan bir seçim sürecindeydik. Zaman çok dardı. Dört yüzü aşkın delege ile görüşmek gerekiyordu. Taşra ilçeleri ziyaret gerekiyordu. Yönetim kadrosu oluşturmak gerekiyordu. Ayrıca centilmence bir yarış beklerken, akla gelmeyecek sıfatlarla suçlanmakta olduğumu sonradan öğrenecektim. 
   Hemen işe koyulduk.  Taşra ilçe ziyaretlerimizi yaptık. İlgiden memnunduk.  Yönetim kadrosunu oluşturduk. Bu kadar kısa bir sürede çokta iyi bir kadro meydana getirmiştik.
   Kocasinan ve Melikgazi ilçelerini ziyaret ettik. Talas tadilattaymış. Ziyaret etme yeri ve zamanı bulamadık.  Delegelerin ancak yarısından azı ile telefonla bizzat görüşebildim.
   Süre bitmişti. Çok farklı kesimlerden olumlu tepkiler almıştık.
   Aldığımız olumsuz tepkiler ise ‘Daha önce neden aday olmadın’ diyorlardı. Bende ‘Ha dün ha bugün ne fark eder, işte adayım’  diyordum. ‘Daha vakit var. Yapacakları olanlar için hiç bir şey geç değildir’ diyordum.
   ‘’Biz söz verdik. Oyumuzu değiştirmek bize yakışmaz’’ diyorlardı.  Bende bu bir ticari sözleşme değil diyordum. Kafa-kol ilişkilerinin lümpen tavırların, bu güne kadar partiyi bir yere taşımadığını, bundan sonra da taşımayacağını, bazı şeylerin değişmesi gerektiğini belirtiyordum. Sosyal demokrat partilerde ayrışma ve gruplaşmaların ilke ve ideoloji temelinde olması gerektiğinin altını çiziyordum.
   ‘Falanın adamı’ diyorlardı. Bende beş yıllık il yönetim kurulu üyeliği yaptığımı, 2009 yılı Talas Belediye başkan adayı olduğumu, avukat olduğumu,  halen Büyükkışla Yardımlaşma ve Dayanışma Dernek Başkanlığı yaptığımı vs…  açıklıyordum. Bu durumda birilerinin adayı olduğum iddiasının inandırıcılığını kaybetmesi gerektiğini düşünüyordum. Sosyal demokrasi ideolojisinin partililerimiz tarafından içselleştirilememiş olması üzücüydü. Bu aşamadan sonra yapacak pek bir şey yoktu.  Duruşumuzdan taviz vermeden kongre sürecini tamamlamamız gerekiyordu.
   Sonuçta görüldü ki ufak tefek bir kısım hataları yapmamış olsaydık,  tüm bu olumsuzluklara rağmen bu gün seçimi kazanan taraf olacaktık.
   Kaybettiğimizi düşünmüyoruz. Partimizin birlik ve bütünlük talebinin gerekli bir ihtiyaç olduğunu ortaya koymuş olduk.
   Alınan tavırlar ve gösterilen duruşları gözlemleyerek partimizi daha yakından tanıma imkânına sahip olduk.
   Kazanan CHP oldu. Seçilen arkadaşlara başarılar diliyoruz. Her türlü eylem ve çalışmalarda elimizden gelen katkılarla yanlarında olacağız.
   Bana destek veren oy veren, vermeyen, veremeyen partililerime de teşekkür ediyorum. Adil bir seçim koşullarının partimiz içinde de yapılacağı günleri özlemle bekliyorum. Delegelerin baskı altında olmadan özgürce karar verebilmeleri güzelliklerin, başarıların oluşmasının yolunu açacağına inancım tamdır.
   Önümüzde zorlu bir süreç var. El ele kol kola birlikte başarı için yol yürümeliyiz.
   Kayseri örgütü şekillendi.
   Sıra Ankara’da. 3-4 Şubat tarihinde yapılacak olan CHP Kurultayında. Genel Merkezin de. Şekillenmesi sonrası yeni bir dönem başlayacak.
   Ülkemize şimdiden hayırlı olsun.



Bu yazı 2070 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI