Bugun...

Hami KIRANARTLIOĞLU
SOSYAL TEST...
Tarih: 25-09-2019 09:59:00 Güncelleme: 25-09-2019 09:59:00


Bu sabah raylı sistemle meydana gidiyorum. Yoğunluk var, ayakta yolcu çok. İki genç bir kadına yer vermek için kalktı, yanında on yaşlarında oğlan çocuğu olan kadın oturdu, yanındaki koltuğa da çocuğunu oturttu. Ayakta yaşlı, hasta görünümlü- ihtimal ki hastaneye gitmekte olan kadın ve erkek yaşlılar olmasına rağmen, gözleri telefonlarında, başlarını kaldırmayan kız ve erkek öğrenciler yer vermediler, çocuğu yerine bir başkasını oturtmayı bile düşünmeyen kadının keyfi yerinde idi…
   * * * * *
  
Şehir merkezindeki bir büyük banka şubesine para yatırmak için sıra numarası alıp beklemeye başladım. Sabah saatleri olmasına rağmen çok kalabalıktı. Ayakta kucağında küçük bir bebekle uzun zamandır bekleyen genç bir çift dikkatimi çekti. Ayağa kalkıp oturmaları için yer gösterdim, nezaket ile ‘Sağol amca’ dediler. Bebek hapşırıyordu, ne kadarlık diye sordum, ‘50 günlük’ dediler! Gişe memuruna
- ‘Kundaklı aileye öncelik verebilir misiniz?’ diye sordum.
- ‘Müşteriler izin verirse olur’ dedi
   Hem yardımcı olmak hem de sosyal bir test yapmak için yüksek sesle 50-60 kişi olduğunu sandığım bekleyen kişilere ‘Muhterem hanımefendiler, beyefendiler, 50 günlük bebeği ile havasız bu kalabalık ortamında bu genç ailenin işlemini yapmaları için izin verir misiniz?’ diye seslendim.
   İnsanlar duvar olmuş ses yok! Sosyal testi kuvvetlendirmek için ‘Ben doktorum, bu küçük bebeğin daha fazla bu ortamda kalması sağlığına zararlıdır, sadece izin verirseniz üç dakikanızı alır’ dememe rağmen ses yok…
   * * * * *
  
Dönüşte Melikgazi Mahallesi’nde özel okulun olduğu, apartmandan bozma, yan binalarla ara mesafeleri 4-5 metre ancak olan, ne bahçesi, ne spor alanları olan, bir özel okulun bulunduğu sokaktan geçiyorum. 14-15 yaşındaki kız ve erkek öğrenciler daracık sokağı doldurmuşlar, hepsinin elinde sigara, yerler sigara kutuları, izmaritleri, pet şişeler, kola kutuları, gofret vb. paketleri ile dolu. Okul görevlisi öğrencileri rica minnet derse sokmaya çalışıyor, dinleyen yok!
   Oysa belediyeler çoğu cadde ve sokaklara çöp kutuları yerleştirmişlerdi. Konuşma ve davranış biçimlerini yazmak bile istemiyorum. Aileleri çocuklarını hiç mi kontrol etmiyorlar diye düşündüm. Valilik, Emniyet Müdürlüğü ve Milli Eğitim Müdürlüğü’nün okulları ve okul önlerini daha sıkı denetlemesi gerektiğini düşünüyorum.
   * * * * *
  
Çıtayı yükseltelim, sağlık ocağına muayeneye gitmiştim, benim doktorum izinli olduğu için başka bir doktora yönlendirdiler. Sıram gelince girdim, elinde telefonu ile oyun oynayan doktor yüzüme bile bakmadan ‘Neyin var?’ diye sordu. Otur falan da yok. Sorunu mu söyledim, kafayı bile kaldırmadı, herhalde oyunun heyecanlı yerinde idi, ufak bir tartışma oldu aramızda, ayrıldım. Durumu Sağlık Müdürü’ne ilettim, hiç bir şey değişmedi. Araştırdım, Face’de baktım, oyun tutsağı bir doktor olduğunu gördüm.
   * * * * *
  
Bu örneklerin daha beterini şüphesiz herkes günlük yaşıyor. TV ve gazeteler, yan baktın, yol vermedin, para vermedin vb. basit nedenlerle kavga çıkaran ya da, karısını, anasını, kızını, kardeşini öldüren, taciz, tecavüz olayları ile dolu.
   Allah aşkına biz ne hale geldik? Dindar ve kindar nesil yetiştireceğiz derken, nasıl bir nesil yetiştirdik? Farklı dinlerden Japonya’dan, Hıristiyan Avrupa’dan nereye bakıp mukayese ederseniz edin, temizlik, davranış biçimlerimiz, saygı, hoşgörü- eski tabirle adab-ı muaşeretimiz- yerlerde sürünüyor!
   * * * * *
  
Sayın Cumhurbaşkanımız 18 yılda sayısız eğitim bakanı, modeli ve sınav sistemleri denedikten sonra, ‘Almanya ve Finlandiya Eğitim Sistemleri’ni inceleyin diye talimat vermiş!
   Biraz geç kalınmadı mı?

 



Bu yazı 819 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI