Bugun...

Hami KIRANARTLIOĞLU
ÖLÜMÜNÜN 5. YILINDA DEMİREL'İ ANMAK
Tarih: 25-06-2020 09:34:00 Güncelleme: 25-06-2020 09:34:00


   Süleyman Demirel'i başbakanlıkları döneminde çok eleştirmişimdir. Karikatüristlerin, mizah ve taklit yapan tiyatrocuların başlıca karakteri idi. Kendine has şivesiyle, üstün zeka ve hafızası, hoşgörüsü ile muhaliflerini bile güldürüp, siyasi ortamı yumuşatmayı iyi bilirdi. Hiç bir yazar yada sanatçıyı bundan dolayı mahkemeye vermişliği falanda yoktu. Hazır cevaptı. 1991 seçimleri sonrası SHP Genel Başkanı Erdal İnönü ile kurduğu koalisyon hükümeti en uyumlu, en başarılı hükümet olarak görev yapmıştı. 1993 yılında Özal'ın ölümü ile Cumhurbaşkanı olmuş, o makamda da siyasetten bağımsız, tarafsızlık yeminine bağlı Cumhurbaşkanlığı yapmıştı.
   * * * * *
  
Demirel'i çok güldüğüm ve ders niteliğinde gördüğüm iki anısı ile yad etmek istiyorum. 1.si Metin Akpınar ve Zeki Alasya Demirel'i hicveden, insanları gülüp geçiren bir oyun oynamaktadırlar. Demirel haber gönderir;
   - Çarşamba akşamı oyununuzu izlemeye geleceğim, sakın sansürlemeyin..!
   Zeki, Metin yahu hapı yuttuk, gözünün içine baka baka nasıl eleştirip, tiye alırız, diye düşünseler de geniş hoş görüsüne sığınarak olduğu gibi oyunu oynarlar. Demirel her kesten fazla güler ve tebrik eder..
   * * * * *
  
2. si anlattığı bir fıkra;
   Osmanlı döneminde yolsuzlukları ile ünlü ‘Karakuşi’ adında bir kadı varmış. Bir gün kadı bir fırının önünden geçerken burnuna güzel kokular gelir. Vitrinde göveç içinde nar gibi kızarmış bir ördek sahibini beklemektedir.
   - Kadı fırıncıya ben bunu aldım, demiş. Kadıya itiraz edilebilir mi? Fırıncı el mahkum ördeği vermiş. Biraz sonra ördeğin sahibi gelip benim ördek nerede demiş. Fırıncı boynunu büküp,’uçtu’ deyince, iş kavgaya dönmüş. Kavga sırasında fırıncı araya giren bir gayri Müslim’in gözünü çıkarınca, korkup kaçmaya başlar. Gayri Müslim peşinde kovalar. Bir duvardan atlarken, duvarın ötesindeki hamile bir kadının üstüne düşer ve kadın çocuğunu düşürür. Kadının kocası da fırıncının peşine düşer. Fırıncı can havliyle kaçarken Yahudi bir veterinere çarpar ve devirir. Yahudi de fırıncının peşine düşer. Sonunda duruma müdahale eden zaptiyeler hepsini yakalayarak Karakuşi Kadı'nın karşısına çıkarırlar. Kadı sırasıyla sorgulamaya başlar, Fırıncıyı hemen tanır.
  - Ördeğin sahibi; Bu adam ördeğimi iç etti, şikayetçiyim,
  - Kadı fırıncıya sorar; Ne yaptın bu adamın ördeğini?
  - Fırıncı; Uçtu demiş. Kadı kara kaplı defterini açmış, ‘Ördeğin karşısında Tayyar yazılı, Tayyar uçar demektir, o halde ördeğin uçması suç değildir’ diyerek fırıncıya beraat kararı verir.
   Gözü çıkan gayri Müslim vatandaşa döner, Onun şikayetine de kara kaplı defterden bir madde bulur,
   - Her kim ,bir gayri Müslim’in iki gözünü çıkarırsa, o Müslim’in tek gözü çıkarıla…
   - Davacı, ‘Benim tek gözüm çıktı, şimdi ne olacak?’ diye sorunca,
   - Kadı, şimdi fırıncı senin diğer gözünü de çıkaracak, bizde onun tek gözünü çıkaracağız, der... Tabii gayri Müslim hemen şikayetinden vazgeçer. Fırıncı beraat eder.
   Çocuğunu düşüren kadının kocasına da Karakuşi Kadı, tamam haklısın, ‘Karını vereceksin, bu adam yerine çocuk koyacak’ Adam hemen şikayetinden vazgeçer.
   Kadı Yahudi’ye döner,
   - Senin şikayetin ne bre..?
   Yahudi ellerini açmış ‘Ne diyeyim Kadı Efendi, adaletin ile bin yaşa…’
   * * * * *
   ‘Ananı Öpen Kadı İse Kimi Kime Şikayet Edeceksin..!
’ Hikaye burada biter.
   Nur içinde yatsın…
   İletişim: hamibnt@hotmail.com

 

 



Bu yazı 3600 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI