Bugun...

Hami KIRANARTLIOĞLU
NEPOTİZM, ARPALIK VE KIZILAY…
Tarih: 09-09-2019 09:52:00 Güncelleme: 09-09-2019 09:52:00


   NEPOTİZM; Latince yeğen kökünden gelip, eski dönemlerde papaların yeğenlerini kilise içinde önemli ve üst düzey görev olan kardinallik pozisyonuna getirilmesi ile tarihte yerini almış olup, günümüzde iş hayatı içinde, kamuda işe alımda, terfilerde akraba, eş dost, yandaş kişilerin kayırılarak önemli görevlere getirilmelerini ifade etmektedir.
   * * * * *
  
Nepotizmde, liyakate, tecrübeye, eğitime, yeteneğe bakılmaksızın bahsi geçen kişiler işe alınıp, kısa sürede terfi ettirilip, önemli pozisyonlara getirilmektedir Bu durumda özel sektörde olsun, kamuda olsun torpilli diye isimlendirilen kişiler nedeniyle işler aksamakta, iş disiplini kalmamakta, suiistimaller başlamakta, kimse bir şey söyleyemez hale gelmektedir...
   * * * * *
   ARPALIK: 16. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nda atlı kuvvetlere besledikleri atlar için verilen yem bedeline arpalık denilmiştir. İlerleyen dönemlerde, Yeniçeri ağaları, bölük ağaları, ilmiye sınıfı ve saray adamlarına da ek gelir olarak verilmeye başlanır. Giderek görevden alınanlara, emekli edilenlere, saraya yakınlara daha rahat etsinler, lüks yaşamları değişmesin diye verilmeye başlar. İşin suyu çıkınca da Tanzimat ile beraber ‘Arpalıklar’ kesilir, maaş düzenine geçilir. Günümüzde de hala kullanılan ‘Arpalık’ terimi, kayırılan insanların, kamu kurumlarında, fazla bir iş yapmadan (kimi yerlerde bankamatik memurları denmektedir ) kimi kurumlarda CEO, Genel Müdür, Yönetim kurulu üyesi vb. pozisyonlarda bol maaşlarla görev verilmesi olarak tanımlanmaktadır.
   * * * * *
   ‘Nepotizm’ ile ‘Arpalık’ birbirlerini tamamlayan uygulamalar olarak günümüzde de ne yazık ki sınırsız bir şekilde uygulanmaktadır. Hemen her kamu kurumunda karşımıza çıkmaktadır. En çok üzüldüğüm kurum ise 1877’de ‘Hilali Ahmer’ adıyla kurulan, 1935’de Atatürk'ün ‘KIZILAY’ adını verdiği, savaşta, tabii afetlerde zarar gören insanlara, yoksullara, dara düşenlere milliyet, din, ırk, sosyal ve siyasi fark gözetmeksizin, gönüllülük esasına göre çalışan, halkın yardımları ile yaşatılan, zorda kalan insanlara ilk el olarak yardıma koşan, göz bebeğimiz bir bağımsız kurulumuzun son zamanlarda bu tür iddialar ile yıpranması olmuştur.
   * * * * *
   Basında çıkan haberlere göre Kızılay yönetim kurulu AKP aday ya da aday adayları ve akrabalar ile doldurulmuş. Deniz Feneri davasında ‘Görevi kötüye kullanmaktan hüküm giymiş olan İbrahim Altan ( 2 yıl ve 25000 Tl para cezası almış) Genel müdürlüğe getirilmiş ( AKP Yalova milletvekili Ahmet Büyükgüç'ün de kayınpederi oluyor) Bir Gün gazetesi’nin yayınladığı Kızılay Genel Müdür ve yardımcıları, yönetim kurulu üyeleri listesine göre hepsi bir şekilde AKP’de görev yapmış birisinin yakını. Şimdi tek tek isimleri yazmayalım. Ben sanıyordum ki Kızılay gibi, vakıflar gibi ulvi hizmetler yapılan yerlerde insanlar Hak için, bilabedel, gönüllü olarak hizmetler veriyorlar!
   Öğreniyorum ki genel müdür maaşını 34.000 TL’ye, yardımcıları 27.000 TL’ye çıkarmışlar. Ne diyeyim… Fakir fukaraya, garip gurabaya hizmet vermesi gereken kurum böyle ise diğer kurumları yazmayalım bile...
   Ülke genelinde 649 şubesi bulunan Kızılay’ın şubelerinde durum nedir merak ediyorum.
   * * * * *
   Kızılay hastaneleri özel hastanelerden fiyat yönünden farksız hale geldi. Kuruluş amacından sapmış, özel hastane mantığı içersinde hizmet verip, ticari bir kurum olmuş durumda. Çoğunu tanıdığım Kızılay şube yöneticisi arkadaşlar beni aydınlatırsa severek sayfamda yer veririm.

 



Bu yazı 362 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI