Bugun...

Hami KIRANARTLIOĞLU
MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜMÜZE AÇIK MEKTUP
Tarih: 13-01-2020 10:01:00 Güncelleme: 13-01-2020 10:01:00


   Zaman zaman eğitimde geldiğimiz noktayı, güzel binalar yapılırken eğitim kalitemizin düştüğünü, üniversite sayımız 206’ya çıkarılıp, ilçelere kadar yaygınlaştırılırken, üniversite mezunu işsizler ordusu yarattığımızı, bahçesi, spor salonu bile olmayan, apartmandan bozma, sokak aralarına sıkıştırılmış, ticaret odaklı, yeterince kontrol edilmeyen, aileleri maddi olarak büyük sıkıntıya sokan  özel eğitim kurumlarımızı  yazılarımda anlatmıştım.
   * * * * * 
  
Çalışan gazeteciler günü münasebetiyle Eğitim Bir-Sen’in düzenlediği basın toplantısına katılmış, başkan Aydın Kalkan'ın yaptığı güzel konuşmayı beğenmiştim. Ertesi günde Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti olarak Vali Bey'i ziyaret etmiş, Sayın Valimizin eğitim ve okullarımızla ilgili tespitlerini ve çalışmalarını dinlemiş memnun olmuştuk...
   * * * * * 
   Tüm bu gelişmelerin ardından, bir beyefendi beni ziyaret ederek, çocuğunun okulunda yaşanan, elim, üzüntü verici bir olayı anlattı.
   Olay şu şekilde gelişmiş;
   Tarih 7.01.2020. Günlerden salı.
   Okul, eski adıyla Aliye Boydak, yeni adıyla Cennet Yiğit İmam Hatip Ortaokulu.
   Öğrenci; D.A.Y., 13 yaşında, 7. sınıf Öğrencisi.
   Öğrenci D.A.Y., okulun demir kapılarından birine elini sıkıştırır, parmağını kurtaramaz ve sıkışan parmağı 3-4 yerden kırılır, tırnağı düşmek üzeredir. Arkadaşları boş bir odaya alırlar, müdürü ararlar yok, müdür yardımcısını ararlar yok! İlgilenen yok, çocuk 45 dakika acılar içersinde kıvranarak bekler, sonunda bir öğretmen çocuğun annesine haber verir, anne şaşkın vaziyette babaya haber verir, baba arabasıyla gelip çocuğu hastaneye yetiştirir, yapılan operasyonla, 7-8 dikiş atılır çocuğun acısı dindirilmeye çalışılır, doktorlar neden geciktiniz diye sorarlar.
   * * * * *       
   Bana bunları anlatan veliye, ismini sordum, vermek istemedi, kendi çocuğunun da aynı okulda okuduğu ve sert  yapıdaki yöneticilerden çekindiğini, çocuğuna baskı yapılabileceğini endişeyle anlattı. Okulda tanıdığınız varsa dediklerimin doğruluğunu teyid edebilirsiniz dedi ve gitti...
   * * * * *     
   Yırık soyadı bana tanıdık gelmiş, ama çıkaramamıştım. İnternette araştırınca ‘Melikgazi Kaymakamımız Erkaya Yırık ‘ ismiyle karşılaştım!  Tanışıklığımda yoktu. Aradım ve sordum; D.A.Y. neyiniz olur? diye. Oğlum olur, hayırdır niye soruyorsunuz’ dedi. Olayı anlattım, ‘Olayın doğruluğunu teyid etmek ve görüşünüzü almak istiyorum’ dedim. Olay doğru ama görüş ve yorum yapamayacağını  söyledi.
   Peki bu durum  bizim çocuklarımızın, torunlarımızın başına gelse, Allah korusun eli kopsa, kolu kesilse ne olacak, soruşturma falanda mı açmadınız, siz susar, üstünü örterseniz, biz vatandaşlar ne yapacağız diyerek konuşmayı bitirdik! Siz gelmeseniz, bir Allahın kulu, bir öğretmen 155’i arayamaz mı? Bir öğretmen arabasıyla hastaneye götüremez mi? Bu soruları çoğaltmak mümkün. Tanıdık vasıtasıyla bir öğretmene ulaştım, olayı doğruladı ama konuşamayacağını söyledi. Daha çok meraklandım, ‘Yahu burası güzel ahlak ve dini eğitim veren bir  okul mu? Topluma kapalı, kol kırılır yen içinde kalır askeri okul mu, eski demir perde okulu mu? Neden korkuyorlar? Başka bir devlet ya da özel okulda böyle bir olay olsa, veliler okula dayanır, ulusal  basına yansır, milli eğitim soruşturma açar. Öğrenci velisi Kaymakam Bey bile, içi yanarak, sızlayarak susuyorsa, hassas olduğunu bildiğim, haberi olmadığına inandığım Sayın Vali bu konuya el atıp, en azından soruşturma başlatacaktır.
   * * * * *         
   Son olarak bir çift sözüm de Eğitim Bir-Sen Başkanı Sayın Aydın Kalkan ve milli eğitim il ve ilçe müdürlerine olacak. Sayın Aydın Kalkan, hocaların sizin üyeleriniz olduğu söylendi, doğruysa konuşmanızın hakkını verin, kayırmacılık yapmayın. 11 Ocak tarihli gazetemizde  ‘Öğretmenlerimize yapılan saldırıya’  haklı tepkinizi  manşetten vermiştik. Şimdi de öğrenciye karşı öğretmenlerimizin ilgisizliğine tepkinizi merak ediyorum. Sayın Milli Eğitim Müdürlerimiz, Okul müdürü ve  Yardımcısı hakkında tahkikat, soruşturma yaptınız mı? Müdür ve yardımcıları hangi kıstasa göre atanıyor, liyakate ve bu görevleri yapabilecek şefkate sahipler mi, bakılıyor mu? Olay esnasında Müdür ve yardımcısı okulda niye yoklardı, varlarsa niye ilgilenmediler ?
   * * * * *         
   Muhataplarının açıklamalarını bekliyorum.
   İletişim: hamibnt@hotmail.com

 



Bu yazı 421 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI