Bugun...


Hami KIRANARTLIOĞLU
BEREKETİMİZ KALMADI…
Tarih: 09-12-2019 10:05:00 Güncelleme: 09-12-2019 10:05:00


   Hayırlı, helal bol kazanç anlamındaki ‘Bereket’ dinimizde ayet ve hadislerle bolca anılmaktadır. Bir iş yeri açıldığında ‘Bereket’ duaları hediye edilip kapının üstüne asılır.
   Kişiden ailelere, kurumlardan devletlere kadar bereket dilenir. Ancak günümüzde ne yazık ki hiç bir yerde bereket kalmamış durumda. Bereketli olması için rızka, helal kazanca haram karıştırmayacak, ‘Adaletli’ olacak, ‘İsraf’ etmeyeceksiniz!
   * * * * *
   Gelir dağılımındaki adaletsizliğe TÜSİAD bile dayanamayıp, isyan ederken, Almanya Bertelsmann Vakfı’nın AB ve OECD ülkeleri arsında yaptığı araştırmada, Sosyal Adalet Endeksinde Türkiye’nin 41 ülke arasında 40. olduğu, adil eğitim fırsatları başlığında sonuncu, sağlık başlığında 36. sırada yer aldığı ortaya çıktı. .
   Yani ülke olarak da ‘Bereketi’miz kaçmış durumda...
   - Ticarete haram karışırsa ‘Bereket’ gider... Hadis-İ Şerif…
   * * * * *
   Herkes için ibret alınması gereken ‘Halil İbrahim Bereketi’ sözünün hikâyesini yıllar önce not almışım, notlarımın arasında bulunca paylaşmak istedim. Lütfen bu hikâyeyi okuyun, çocuklarımıza anlatın. Her pozisyondaki bizi yönetenler de mutlaka okumalı, düşünmeli, ders çıkarmalı.
   * * * * *
   Halil ve İbrahim adında iki kardeş varmış. Büyük olan Halil evli çoluk çocuk sahibiymiş. Küçüğü İbrahim ise bekârmış. Bu iki kardeş tarla eker biçermiş, mahsulü de ortak olarak bölerlermiş. Yine bir hasat sonrasında buğdaylarını bölecekleri zaman İbrahim ağabeyi Halil'e "Sen git çuval getir demiş" Ağabeyi gittikten sonra İbrahim düşünmüş. Ben bekârım, ağabeyim evli. Üstelik çocukları da var. Onun bu buğdaya daha çok ihtiyacı var. Kendi payından ağabeyinin çuvallarına bölüştürmüş. Ağabeyi Halil geldikten sonra kardeşine "Sen şu çuvalları içeri taşımaya başla" demiş. İbrahim gittikten sonra Halil düşünmüş. Ben evlendim. Çoluk çocuk sahibi oldum. Benim kardeşim bekâr. Şimdi onun evlenip bir yuva kurması gerek. Onun daha çok ihtiyacı var bu buğdaya. Diyerek kendi payından kardeşinin payına buğday dökmeye başlamış. İki kardeş birbirinden habersiz kendi paylarını birbirlerine paylaştırmışlar. Allah onlara öyle bir bereket vermiş ki günlerce o buğdayı taşımışlar ama bitirememişler. Onlar hallerine şükredip birbirlerini düşündükçe Allah onların buğdaylarının bereketini artırmış.
   Şimdi hangi birimiz bir diğerimizi bu kadar düşünüyoruz? Hepimiz kendi derdimize düşmüşüz. Bencilce sadece kendi hayatlarımızı düşünüyoruz.
   Veren el alan elden üstündür hadisini unutmuşuz. Maalesef git gide kalplerimiz kararıyor.
   * * * * *
   Yüce Allah, herkese bereketli kazançlar, hayırlı evlatlar, bunlara uyan yöneticiler nasip etsin.

 



Bu yazı 1120 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI