Bugun...

Hami KIRANARTLIOĞLU
KAYSO BAŞKANI BÜYÜKSİMİTCİ'YE AÇIK MEKTUP
Tarih: 05-12-2018 10:09:00 Güncelleme: 05-12-2018 10:09:00


Sanayi Odası Başkanı olarak siz ve sanayicilerin hükümet ile iyi geçinmek zorunda olduğunuzu biliyor ve anlayabiliyorum ama bıçak kemiğe dayanmak üzere iken de sorunları, yaşanan sıkıntıları ve bu sıkıntıları aşmak içinde çözüm önerilerinizi ilgili bakanlıklara ve kurumlara iletmenizin hem sanayicilerimiz hem de ülkemiz için üzerinize yüklenmiş bir sorumluluk olduğunu düşünüyorum…
   * * * * *
  
Değerli Başkan, yazacaklarım siyasi bir değerlendirme olmayıp, şehrimizin sorunlarına duyarlı, şehrimiz ve ülkemiz kalkınmasının sanayi üretimini, özellikle katma değeri yüksek imalat sanayimizi, üretimimizi artırmak ve geliştirmekten geçtiğinin şart olduğunu savunan bir mühendis arkadaşınızım. Hastalığa gerekli ve doğru teşhis koyamazsanız hastalığı iyileştiremezsiniz. Tabiidir ki tedavi bir süreçtir ve akşamdan sabaha iyileştiremezsiniz. Sizin de bu yönde birçok açıklamanızı dinledim ve memnun oldum. Meclisinizdeki sanayici arkadaşların çoğunu da tanıyor, vizyoner, genç kuşak sanayicilerin görev almasından da memnuniyet duyduğumu ifade etmek isterim...
   * * * * *
  
1990-2010 yılları arası ülkemizde olduğu gibi şehrimizde de fabrikalar kurma, üretim yaparak büyüme, işsizliği önlemek için istihdam seferberliği hayallerimiz vardı. Hükümetler yatırım yapacak sanayicileri teşvik ediyor, bedava sayılabilecek fabrika arazileri tahsis ediyor, kalkınmada öncelikli, ya da organize sanayi bölgeleri ihdas ediyor, makine parkuru kurmakta, vergi muafiyetlerinde ve ihracatta her türlü desteği sağlıyordu. Şehirler yatırımda, OSB’lerde 1.2.3... diye birbiriyle yarışıyor. O kadar ki, Kayserimiz 140 fabrika temelini aynı anda atarak Guinness rekorlar kitabına girme heyecanını yaşıyordu... Serbest bölgelerde ihracatı destekleyen işin kaymağı gibi olacaktı. Yeni kuşak sanayiciler büyük bir şevk ile yurt dışındaki fuarları takip edip yeni teknolojik makineleri, ya da yeni müşterileri takip ediyor, ihracat için yeni pazarlara açılıyorlardı. Her şey güzel gidiyordu.
   * * * * *
  
Peki ne oldu da bu günlere,  fabrikaları kapanan, konkordato, ya da iflas isteyen, çekleri senetleri dönen, küçülmeye çalışan, sanayici olduğuna pişman olan insanların günlerine geldik? Sözde olmasın diye son durumumuzu özetleyen bir kaç rakam vermek istiyorum. 2018 yılı ekim ayı protesto senet tutarı bir önceki aya göre  % 41.75 artmış. Sanayi üretimimiz % 2,7 düşmüş. Kayserimiz için önemli olan mobilya sektöründe  % 34, elektrik teçhizat  % 7,2, ana metal sanayi  % 8 düşmüş. Sanayi için en önemli gösterge olan elektrik tüketimi bir önceki yıla göre  % 24,3 düşmüş. Kayseri sanayisinin ve ihracatının, istihdamın lokomotif sektörü tekstil ise yürekler acısı, ihracatta 4.lüğe gerilemiş durumda. Kapanan, konkordato ilan eden firma isimlerinin yazılmasını, konuşulmasını ve sayısını sizin gibi bende doğru bulmadığım için yazmıyorum…
   * * * * *
  
Sayın Başkan, bu örneklemeleri rakamlarla çoğaltmak mümkün. Bunları sizinde bildiğinize eminim... Şimdi gelelim ne oldu bize sorusunun cevabına;
   Hükümetler yanlış politikalarla sanayicileri özendirip, teşvik edeceğine, inşaat sektörünü, yol, köprü, AVM yapımı, geleceğe dönük olmayan, getirisi olmayan, yapıldığı dönemde geçici istihdam sağlayan, lüks tüketimi körükleyen yatırımlara yöneldiler...
   Özellikle İstanbul'da benim bildiğim en az 17 büyük kuruluş fabrikalarını kapatıp müteahhide verip, kimi karşılığı daire aldı, kimi de AVM yaptırdı. Pamuk ve iplik ithalatında  vergileri düşürüp pamuk üreticilerini, iplik  üreticilerini , tekstilcileri ...vb.. sanayicilerimizi   perişan edip bitme noktasına getirdi.Yerli ve milli üreticiler korunmayıp  ne alırsan  ‘1’ lira, kalitesiz ve ucuz mal satan Çin açık pazarına döndük. Sosyete pazarlarında yerli diye satılan kalitesiz, sağlığa aykırı Çin vb… malları ayakkabı, tekstil ürünleri, lamba, oyuncak, tesisat malzemeleri, ürünleri yıllarca kanserojen boyalı ya da hammaddeli olarak halkımıza kakalandı.  Kimse sesini çıkarmadığı gibi göz yumuldu. Yerli sanayici korunmadı...
   * * * * *
  
Sonuç olarak Sayın Büyüksimitci, yazmaya kalksam sayfalar yetmez… Lütfen yanlış anlamayın, ey hükümet, ey bakanlık vb… diyerek kavga etmeyin ama şirin gözükmek içinde sorunları halı altına süpürmeyin. İyi biliyorum ki anlı şanlı büyük sanayicilerimiz, yani üyeleriniz cirolarının yanında küçük kalan kredileri bile bankalardan yüksek faizlerle, kefille zor alır hale geldiler... Bazı şirketlerin kredi ödemeleri erkene alınıp geri istendi. En büyük fırsatçı, tefeci kuruluşlar bankalar haline geldi. Neden, çünkü çoğu yabancılara satılan sözde bizim zannedilen bankalarımızdır… Sizlerin anlatmakta sıkıntı çektiğiniz ortam ve konularda bizler size destek olabiliriz.
     * * * * *
  
Sayın Başkan, hepimiz aynı gemideyiz… Sanayicilerimizi yaşatalım ki işçi yaşasın, ülke kalkınsın, çağı yakalayalım, çağdaş teknolojilere daha çabuk ulaşalım. Yalnız ekonomik sıkıntı işçiyi, emekliyi, dar gelirliyi vurmuyor, riski büyük olan sanayiciyi, döviz ile borçlanıp yatırım yapan sanayiciyi de vuruyor. Sanayicilerimiz batar, fabrikalar kapanırsa Allah korusun ülkemiz dar boğaza girer. Nerelere gittiği tam belli olmayan teşvikler, krediler üretim yapan sanayicilerimize, çiftçilerimize ve hayvancılığa aktarılmalı, gerçek üreticilere verilmeli, yeniden yatırımlar özendirilip, teşvik edilmelidir…
   * * * * *
  
Esnaf, sanatkâr ve ticaret erbabı dostlarımız unuttum zannetmesin, onların sorunlarını ayrı bir yazımda ele almaya çalışacağım…

 



Bu yazı 388 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI