Bugun...

Hami KIRANARTLIOĞLU
ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ
Tarih: 19-08-2019 10:13:00 Güncelleme: 19-08-2019 10:13:00


   Yıl 1925. Ülke işgalcilerden kurtarılmış, sıra ekonomide, sanayi ve teknolojide, tarımda, eğitimde vb. kısaca her alanda çağdaş ülkeler seviyesini yakalamak için mücadeleye, devrimlere gelmişti.
   Atatürk ‘Milli ekonomimizin temeli tarımdır. Bunun içindir ki, tarımda kalkınmaya önem vermeliyiz. Köylere kadar yayılacak programlı ve pratik çalışmalar bu amaca ulaşmamızı kolaylaştıracaktır. Yeşili görmeyen gözler renk zevkinden mahrumdur. Buraları öyle yeşillendirmeliyiz ki kör bir insan dahi yeşillikler içersinde olduğunu hissetsin’ düşüncesi Atatürk Orman Çiftliği’nin kurulmasında en önemli etken olmuştur...
   * * * * * *
  
Bir önemli etkende bozkır ortasına kurulmuş başkent Ankara halkının rahatlıkla gezebileceği, nefes alacağı, yaz kış yeşil kalabilecek bir cennet, bir doğa güzelliği yaratmak arzusu ve özlemidir. İşte bu arzusunu gerçekleştirmek üzere ülkenin tanınmış tarımcılarını köşke davet ederek, Ankara civarında modern bir çiftlik kurulması için arazi araştırmalarını ister. Tarımcılar ise ‘Kıraç bir bozkırın ortasında, bir ortaçağ şehri, ağaç yok, su yok, uygun arazi yok, böyle bir arazi yok, nasıl olacak bu iş diye düşünmeye başlarlar’
   İncelemeleri sonucunu üzülerek, sıkılarak büyük şefe arz ederler. mi?
   Büyük Şef; -Elleri ile bu günkü çiftlik arazisini işaret eder ve sorar, burayı gezdiniz
    Buranın çiftlik için gerekli olan niteliklerden hiç birini taşımadığını, bataklık, sazlık, çorak bir yer olduğunu söylerler.
   Atatürk'ün cevabı şu olur;
   - ‘İşte tam da istediğim yer böyle olmalıdır. Burayı biz ıslah edemezsek, yapamazsak, kim gelip yapacak. Derhal çalışmalar başlasın…’
   * * * * * *
   Gazi 1925 yılının 5 Mayıs’ında bu bataklık alanda iki büyük çadır kurarak, ayağında galoş neyim olmadan, 2 traktörle çiftlik işini başlatır, yapımını bizzat takip eder. Gazi, çiftliği tavukçuluk ve arıcılıkla başlayıp, değişik cins koyun, sığır yetiştiriciliği ile zenginleştirilir. Yüz yıllarca kara sabanla sürülen tarlalar dış ülkelerden getirtilen pulluk ve ziraat aletleri ile işlenmeye başlar. Köylünün kolay ve ucuza sahip olması için ilk pulluk ve ziraat aletleri imalatına da çiftlikte başlar.
   * * * * * *
   Yazın Ankara'nın sarı sıcağında bunalan Ankaralılar aileleri ile piknik yapmaya, serinlemeye giderlerken Marmara ve Karadeniz adları verilen iki büyük havuzda da yüzmeye başlarlar. Çiftlikten elde edilen pastörize süt, peynir, yoğurt, tere yağı, dondurma, kaymak, yumurta, bal, üzüm, çeşitli meyveler, Ankara'nın çeşitli semtlerinde açılan ‘A.O.Ç.’ tanzim satış mağazalarında hijyen, sağlıklı ve ucuz bir şekilde halka satışa sunulur. Çocukların eğlenmesi ve hayvanlar âlemini yakından tanıması için hayvanat bahçesi kurulur, lokanta ve cafeler açılır. Ankara halkının en gözde mekânı olur...
   * * * * * *
   Atatürk Orman Çiftliği'nin o güzelim günlerini yaşamış şanslı insanlar hatırlayacaklardır A.O.Ç.'nin yoğurdunun, dondurmasının tadı hala damağımdadır.
   * * * * * *
   Sayın belediye başkanları, bizi yönetenler, halk için çalıştıklarını söyleyenler, bu gün Karadeniz'in zümrüt yaylalarından, Salda Gölü'ne, Antalya'nın cennet koylarından Sapanca Gölü'ne kadar betonlaştırılıyor, A.O.Ç.’ye kadar parsel parsel satılıyor, küçük Arabistan'lar yaratılıyor, Arapça levhalardan geçilmiyor!
   250.000 dolar ile mülk satın alıp T.C. vatandaşı oluyor, şehit kanlarımızla, irfanla kurtarılan ve kurulan güzel ülkemiz ucuz bir şekilde yabancılara satılıyor, yazık olmuyor mu, doğru mu sizce?
   Dolar babaları gelsin tüm cennet koylarımızı, tarihi ve kültürel varlıklarımızı alsın, batan geminin malları gibi, bizlerde seyredelim öyle mi?
   Borçlarını ödemek için iflas eden tüccar gibi her şeyimizi satılığa mı çıkarmalıyız?
   Bu kadar mı durumumuz kötü?
   * * * * * *
  
O günkü zihniyetle, bu gün ki zihniyeti ve uygulamaların yorumunu sizlere bırakıyorum.

 



Bu yazı 809 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI