Bugun...

Hami KIRANARTLIOĞLU
BİR ESER KALMAMIŞ ESKİ HALİNDEN EY KAYSERİ…
Tarih: 13-02-2018 10:20:00 Güncelleme: 13-02-2018 10:20:00


   İlkokul yıllarımdan, 45 yıl önce Amerika 'ya yerleşmiş bir arkadaşım Kayseri’ye gelmiş beni buldu. Eski günleri yâd ettik. Yıllarca hep hayal ettiği Çandır Mahallesi’nde ki evlerini görmek istedi, mahalle yok edilmişti! Asmalı fırının kıymalısını, kelleci Aliağa’nın kellesini, Hayat Lokantası’nın dönerini özlemiş yok olmuş. Maç yaptığımız 19 Mayıs törenlerinde gösteri yaptığımız Şehir Stadı’nı görmek istedi. İlkokulu olan Hunat -Yoğunburç arasındaki bahçesinde en eski tarihi çınar ağacı olan, taş yapının en güzel örneklerinden biri olan Mimarsinan İlkokulunu görmek istedi yıkılıp yerine ( WC ), Tuvalet yapılmıştı! Zümrüt, Taş pastaneleri yıkılmıştı. Neyi ve nereyi yıllarca düşlerinde yaşatmışsa yoktu… Yeni Kayseri'yi gezdirdim hayal kırıklığına uğradı ‘Bu şehir benim Kayserim değil, Amerika 'da böyle bir şeye asla izin verilmez’ dedi.
   İkimizde susup hüzünlendik.
   * * * * * *
   6000 Yıllık geçmişi olan, Hitit, Sümer, Roma, Bizans, Selçuklu, Karamanoğulları ve Osmanlı Medeniyetleri’nin harman olduğu bu şehrin kıymetini bilemedik. Hoyratça, bilinçsizce yok ettik. Hukuk Fakültelerimizde hala Roma Hukuku okutulurken, Romalılara ait hamam, mezar, eser ne varsa yıktık. Kayseri Kale'sinin dış surlarını yıkıp evler yaptık. İç kaleyi taş yığınları ile doldurup ucube işyerleri yaptık, Gesi, Germir, Endürlük, Reşadiye, Talas ve şehir merkezindeki kiliseler, Ermeni evleri tahrip edildi, içlerindeki freskler, mozaik panolar kazındı. Şimdilerde aklımız başımıza geldi restore etmeye başladık.
   * * * * * *
  
Cumhuriyet Meydanı’ndaki taş yapı Tan sineması, belediye sarayı, valilik binası yıkılıp Avanos taşından, dış cephe estetiği olmadığı gibi içi de labirent gibi dar koridorlu, vali muavinlerinin bile odalarının küçücük koğuş gibi dizildiği odalardan oluşan, Kayseri'ye yakışmayan valilik binası yapıldı. Meydandaki parklar kırpıla kırpıla küçücük bir park kaldı. Çandır, Orta mahalle yıkıldığı zaman Kurşunlu Camii’ye kadar yemyeşil park alanı olarak konan Mimar Sinan Parkı da kenarından köşesinden tırtıklanıp yüksek binalar vs… yapılarak kuşa çevrildi.
   * * * * * *
   Çalık zamanında, belediye gelirlerinin olmadığı bir dönemde, büyük bir alana sadece Kayseri Halkının değil çevre illerden bile insanların gelip sosyalleştiği, ailecek hoşça vakit geçirdiği sanatçılar getirtilip konserler verilen, düğünlerin yapıldığı, aynı zamanda Kayseri Ticaret ve Turizmine önemli katkılar sağlayan Anadolu Fuarımızda kapatılıp atıl hale getirildi. Hâlbuki devrin ihtiyaçlarına göre yeni donatılarla revize edilip yaşatılabilirdi.
   Bu örnekleri yazmaya kalksak sayfalar yetmez. Birbirine yapışık, nefes almanın güçleştiği, hava kirliliğinin, trafiğin arttığı yüksek binalar, iş ve AVM’ler yapmakla şehir olunmaz. Şehir, insanlarının rahat, huzurlu, ticaret, sanayi ve turizmin insanlarına refah, iş imkânı yarattığı, yaşamın bir ızdırap değil coşku verdiği, insanlarının mutlu olduğu mekânlardır. Aynı zamanda şehirler, tarihi ile kültürü ile yaşanmış anıları ile şehir olur.
   Aksi halde ruhsuz, beton yığınlarından oluşan mekânlar olur. Burası da bizim Kayserimiz olmaz…



Bu yazı 423 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI