Bugun...

Haluk BİLGESAY
SOSYAL MEDYADAKİ TEHLİKE
Tarih: 25-06-2020 09:33:00 Güncelleme: 25-06-2020 09:33:00


   Değerli Okurlarım,
   İnternetin sağlamış olduğu olanaklar ve sosyal medya, sosyal yaşamımızı boyutlandırdı. Özellikle mobil cihazların yaygınlaşması ve internete erişimin kolaylaşması, sosyal medyanın kitle iletişim aracı olarak kullanımını da yaygınlaştırdı.
  2008 yılında İngiltere’de Londra merkezli kurulan We Are Social şirketi, her yıl hazırladığı raporunda ülkelerin internet, sosyal medya ve mobil kullanım verilerini ve e-ticaret istatistiklerini  paylaşmaktadır. Bu uluslararası şirketin 2020 raporunda; ülkemizde 62 milyon internet kullanıcısının (%74), 54 milyon sosyal medya kullanıcısının (%64) ve 77 milyon mobil kullanıcısının (%92) olduğu ve internet kullanıcılarının günde ortalama olarak 7,5 saatinin internette, 3 saatinin sosyal medyada geçirildiği belirtilmektedir. Ayrıca bu rapora göre internet kullanıcılarının %93’ü çevrimiçi video izlemekte, %72’si internet servislerinden müzik dinlemekte ve %42’lik bir kesimi de çevrimiçi radyo dinlemektedir.
    Görüleceği üzere, sosyal medya, kişilerin birbirleriyle iletişime geçmelerini sağlamakla kalmamakta, bilgilenme, eğlenme, etkileşim, tanıtım gibi çok çeşitli amaçlara hizmet edebilmektedir.
    Sosyal medyada etkin olan sosyal paylaşım siteleri, kişilerarası etkileşimin yüksek olduğu ortamlardır. Bu ortamlarda paylaşılan içerikler hızla yayılabilmekte ve geniş kitlelere ulaşıp onları etkileyebilmektedir. Duygu, inançlar, ilgi alanları, dünya görüşleri çerçevesinde kişilerin bir araya toplanmasını ya da grup oluşturmasını da kolaylaştırmaktadır. Diğer alanlarda olduğu gibi, siyasal alanda da çok yönlü ve etkili kullanım olanağı sağlaması nedeniyle sosyal medyanın siyasal amaçlı kullanımı da gitgide artmaktadır. Bireyler, sosyal medya ortamında yüz yüze karşılaşmadıkları ya da tanışıklıklarının olmadığı kişilerle ilgili olarak doğruluğu kanıtlanmamış bilgilere de kolayca erişebilmektedir. Bu nedenle son zamanlarda bu ortamlarda, gerçek hayatta yapamadığı ya da ifade edemediği sözleri sahte kimliklerle aktaran kötü niyetli kişiler etkin rol almaya başlamıştır. Çevrim içi ortamlarda sahte kimlik kullanarak insanları aldatan, ortamın huzurunu bozan, çoğu zaman saldırganlık eğiliminde olan bu kişiler trol olarak adlandırılmaktadır. Sosyal medyanın geleceğinin en büyük tehlikesidir, bu durum.
   Peki, kimdir bu troller? Neden bu isimle anılıyorlar? Hakaret ve taciz içeren, yalan haber yayan paylaşımlarına karşı ne yapılabilir?
   Trol kavramı İskandinav mitolojisinde genellikle köprü altında gizlenen ve insanları aldatmak ya da onlara saldırmak için fırsat kollayan doğaüstü güçlere sahip cüce ya da dev şeklindeki yaratıklar için kullanılan bir terimdir. Sanal alemde ise, saklanan ve insanlara hakaret eden, küçümseyici davranışlar sergileyerek eğlenen kimselerdir. Sosyal medyanın diğer alanlarda olduğu gibi, siyasal alanda da çok yönlü ve etkili kullanımı artınca yeni bir trol türü ortaya çıkmıştır. Bunlar politik trollerdir. Temel işlevleri; siyasi propaganda yapmak, muhalif görüşlerin propagandalarının önünü keserek onları işlevsiz hale getirmek ve siber psikolojik savaş yapmaktır. Bunların rolü o kadar büyük ki başta büyük siyasi partiler olmak üzere hemen tüm partiler, bu güçten yararlanma çabası içine girmiştir.
   Politik troller karşıtlarını baltalamanın yollarını aramaktadır. Özellikle karşıt görüşleri savunarak muhaliflerle alay edip partizanları aşırı uç diyaloglara maruz bırakmak için ölçüsüz ve çirkin yorumlar yazmakta ve muhalifleri baltalamaktadır. Sözde saygı ve samimiyet göstermek için hiciv ve güldürüden de yararlanmaktadır. Nitekim youtube, facebook, twitter, instagram, whatsapp, ekşi sözlük gibi sosyal medya ortamlarında siyasi içerik paylaşımında aşırı uç yorumlar ve paylaşımlarla karşılaşılmaktadır.
   Ülkemizde yaygınlaşması, 2011 Arap Baharı adı verilen Ortadoğu’daki siyasi hareketlerle başlamış ve 2013 yılında Gezi Parkı Eylemleri sürecinde etkin kullanılmıştır. Siyasi partiler, 2013 ve sonrasında siber propaganda ve politik trollerin gücünü fark edince, bu durumu lehlerine çevirmek için arayışa girmişlerdir. Bazı siyasetçiler, bu gücü rakiplerine karşı politik linç için kullanırken, bazıları da toplumsal şiddet hareketi yaratmak için kullanmaya başlamıştır. Yapılan siyasi hileli yönlendirmeler yüksek derecede etki gösterirken, aynı zamanda gerçeklerin üstü bu yolla örtülmeye çalışılmıştır. Dolayısıyla aşırı politik görüşler, ırkçılık, dinlere karşı hoşgörüsüzlük, bağnazlık veya seçkincilik gibi toplumda kabul görmeyen ifadeleri sık kullanmak ve karşıtları provoke etmek bir virüs gibi toplumu sarmıştır.
   Örneğin, Adana Yüreğir’de bir siyasi parti gençlik kolları başkanının ve İzmir’de minarelerden müzik yayını ile ilgili paylaşım yapan bir kadının tutuklanmasının, araştırmacı gazeteci-yazarlardan tutuklanmış olanların, darbe içerikli paylaşım yapanların ve Fox, Halk tv, Tele1, Krt tv yayınları hakkındaki uygulamaların hemen hepsinin trol yönlendirmeleri ve algı yanıltması amaçlı sosyal medya kullanımlarından kaynaklı olduğunu söylemek yanlış olmaz.
   Ben, trolleri, internette kargaşa ajanları, sosyal medya teröristleri diye nitelendiriyorum. Web’in yani “Dünya Çapında Ağ”ın kurucusu Tim Berners Lee bile, adını verdiği bu sisteme ilişkin bugün “Maalesef sahtekarlar tarafından ele geçirildi” diyor ve kurtarılması için “Ağı kurtarın” isimli bir kampanya yürütüyor. New York Times’de yazdığı bir yazıda, internetin sahtekarlar, düzenbazlar ve troller tarafından ele geçirildiğini ve dünyanın her yerinde toplumları manipüle etmek için kullanıldığını ifade ediyor. Lee yazısında karanlık web, siber suçlar, sahte haberler ve kişisel veri hırsızlığının 21. yüzyıl için ciddi tehlike oluşturduğunu kaydediyor.
   Diyeceğim o ki, ülke gündeminde sıcak gelişmeler oluyorsa, konu ile ilgili takiplerinizi güvenilir haber platformlarından yapın, sizleri tahrik eden sosyal medya trollerine asla yanıt vermeyin, her yoruma takılmayın, sosyal medyadaki her paylaşımı akıl ve bilim ışığında değerlendirin ve o paylaşımlardan öylece yararlanın.
   Yaşayacağımız bütün günlerimiz aydınlık olsun.
   İletişim: bilgesay.haluk@gmail.com

 

 

 



Bu yazı 1582 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI