Bugun...


Haluk BİLGESAY
ÇOCUK İSTİSMARINDA GELİNEN DURUM
Tarih: 16-01-2020 09:46:00 Güncelleme: 16-01-2020 09:46:00


   Değerli Okuyucularım,
   Bundan önceki yazımda kadın cinayetlerini irdelemiş ve bugünlere nasıl gelindiği hakkında sayısal bilgiler vermiştim. Bugünkü yazımda ise kadın cinayetleri her geçen yıl nasıl artıyorsa çocuk istismarındaki artışlarla nerelere geldiğimizi anlatmak istiyorum.
  Dünya Sağlık Örgütü; 1985’de “Çocuğun, sağlığını, fizik gelişimini, psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen bir yetişkin, toplum veya ülkesi tarafından bilerek veya bilmeyerek yapılan davranışlar” tanımıyla çocuk istismarını tarif etmiş. 
   Birleşmiş Milletler tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne göre de, on sekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılmaktadır.
   Türk Tabipleri Birliği ise çocuk istismarını “Çocuk ve erişkin arasındaki temas ve ilişki, o erişkinin veya başka birinin seksüel uyarımı için kullanılmışsa, çocuğun cinsel istismara uğradığı kabul edilir. Cinsel istismar bir çocuğun bir başka çocuk üstünde belirgin bir gücü veya kontrolü söz konusuysa ya da bariz bir yaş farkı varsa da gerçekleşebilir” şeklinde tanımlamaktadır.
   İhmal, duygusal, fiziksel istismar ve cinsel istismar çocuğun ruhsal dünyasında onarımı olanaksız yaralar açmakta, çocuğun gelişimini en üst düzeyde tamamlamasını engellemekte. İstismar ve ihmalin bu farklı şekilleri yalnız aileleri değil, toplumu, sosyal kuruluşları, yasal sistemleri, eğitim sistemini ve iş alanlarını da olumsuz etkilemektedir.
   Yetersiz sevgi, şefkat ve ilgiyle sürekli saldırıya uğrayan bir çocuk sadece cinsel istismarda değil tüm tehlikelere açıktır. Yapılan çalışmalar istismara uğrayan çocukların çoğunlukla duygusal yönden zayıf çocuklar olduğu gözlenmektedir.
   Çocuk istismarı, karmaşık nedenleri ve üzücü sonuçları olan bir sağlık sorunu, aynı zamanda bir hukuksal sorun, ayrıca gelişimsel ve psiko-sosyal kapsamlı ciddi bir sorundur. Çocuklarda uzun süreli duygusal ve davranışsal etkilere, korku, depresyon, kızgınlık, düşmanlık ve uygunsuz cinsel davranışlara yol açmaktadır. Çocukluk dönemindeki cinsel istismar çoğu zaman kimseye söylenmediği için fark edilinceye kadar da çocuk tarafından gizlenmektedir.
   Son yıllarda cinsel suçlar artmakta ve çocuk cinsel istismarı da ilk sıralarda yerini almaktadır. İHD İstanbul Şubesi Çocuk Hakları Komisyonu'nun raporuna göre, son 16 yılda 18 yaşın altında 440 bin çocuğun doğum yaptığı. cinsel suçların yüzde 46'sının çocuklara karşı işlendiği, çocuğun cinsel istismarında Türkiye'nin dünya listesinde 3. sırada olduğu belirtilmektedir.
   Adalet Bakanlığı’nın son 10 yıllık verileri ise akıl almaz bir şekilde çocuk istismarında dava sayısının 3 kat arttığını gösteriyor. Bunlar sadece kayıtlara girenler...
   Bugün çocuklara yönelik cinsel istismar; siyasi, ideolojik, dini ve etnik kimliklere bakmaksızın toplumun her kesimini etkiliyor.
   İktidarın, küçük yaştaki kız çocuklarına karşı istismar suçu işleyen erkeklerin bu kız çocuklarıyla evlenerek istismar suçundan affedilmesiyle ilgili olarak hazırlamış olduğu ve sık sık gündeme gelen yasa tasarısı, çocuk cinsel istismarına hayır kampanyalarını başlattı ve ülkenin hemen her yerinde çeşitli eylemler yapılıyor.
   2016’da “Tecavüzü meşrulaştıramazsınız”, 2018’de “İstismarı affettirmeyiz” diyen kadınlarımız, 6-7 Ocak 2020 tarihlerinde de Türkiye’nin pek çok yerinde buluştu ve “Çocukların Cinsel İstismarının Affı Olmaz” dediler. Kayseri’de de bu çağrıyı yaptılar.
   Bir toplumun geleceği olan çocukların böyle bir şiddete maruz kalmamaları için toplumdaki tüm paydaşların kimliklerini ve dünya görüşlerini bir kenara bırakıp seferber olmalarının ve ortak bir eylem planı etrafında harekete geçmelerinin zamanı geldi ve geçiyor.
   Yaşayacağımız bütün günlerimiz aydınlık olsun.
   İletişim: bilgesay.haluk@gmail.com

 

 



Bu yazı 411 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI