Bugun...


Haluk BİLGESAY
2020’DE BAŞLANAMAZ MI?
Tarih: 06-01-2020 10:13:00 Güncelleme: 06-01-2020 10:13:00


2020 yılına girdik. 2019’daki durumumuzu ve yeni yıl dileklerimi sıralamak istiyorum.
   Önce, ülkemin demokrasi ve hukukun üstünlüğü, ekonomi, eğitim, dış politika, liyakat, kurumsal işleyiş ve toplumsal barış konularında geldiği noktayı görelim.
   02 Ocak 2020 günü yazdığım Vah üniversitelerimiz vah! başlıklı köşe yazımda, özellikle yüksek öğrenimde geldiğimiz yeri özetlemiştim. Yalnızca eğitimde mi geri gidiş var. OECD, Dünya Bankası, Dünya Ekonomik Forumu ile kimi düşünce kuruluşlarının verilerine göre durumumuz şöyle:
* Ülkem, Freedom House’un 2019 yılı raporunda, 100 üzerinden 31 puan alarak özgür olmayan ülkeler statüsünde yer alıyor,
* Dünyada, demokrasisi son 10 yılda en çok gerileyen iki ülkeden birisi olmuşuz,
* Küresel Adalet Endeksinde hukukun üstünlüğü sıralamasında 126 ülke arasında 109. sırada yer almışız,
* Yargı bağımsızlığı sıralamasında 2007’de 50. sıradayken 2019 yılında 104. sıraya gerilemişiz,
* Basın özgürlüğü konusunda 2002’de 100. sıradayken, 2019’da 157. sırada yer almışız,
* Çin’den sonra dünyada en çok tutuklu gazetecinin bulunduğu ülke konumuna gelmişiz,
* Makro ekonomik göstergelerin istikrarına dair yapılan sıralamada son dokuz yılda 64. sıradan 129. sıraya gerilemişiz,
* Enflasyon endekslerinde 141 ülke içerisinde 131. sıradayız,
* İşsiz sayımız 28 AB ülkesindeki toplam işsiz sayısının üçte birine eşit hale gelmiş,
* Ne iş hayatında ne de okul hayatında olan 15-29 yaş aralığındaki gençlerimiz, bu sıralamada OECD’nin en kötü performansına sahip duruma düşmüş,
* Avrupa’daki 30 ülke arasında en düşük 4. asgari ücret uygulanıyor,
* Zengin ile yoksul arasındaki farkın en çok olduğu sondan 2. Avrupa ülkesiyiz,
* Eğitim politikaları sıralamalarında OECD ülkeleri arasında Macaristan’la birlikte en kötü konumda bulunan iki ülkeden biri olmuşuz,
* Üniversitelerle sanayi arasındaki AR-GE ortaklığında 2007-2008 yılında 49. sıradayken 2017-2018 yılında Pakistan, Ürdün ve Gana’nın gerisinde, 66. sırada yer almışız,
* Küresel Barış Endeksi’nde 163 ülke arasında 152. sıraya yerleşmişiz,
* Dünyada terörizmin en çok etkilediği 16. ülke konumuna gelmişiz,
* 178 ülke arasında en kırılgan 59. ülke konumuna düşmüşüz,
* Hâkim ve savcı atamalarını tarafsızlık ve liyakat esaslarına göre yapma konusunda, en kötü 5. OECD ülkesi olmuşuz,
* 2009 yılında 167 ülke arasında yargı sistemine ve mahkemelere güven sıralamasında 31. sıradayken 72 sıra gerileyerek 103. sıraya düşmüşüz,
* 2017 yılında en mutlu 69. ülke iken 2019 yılında 10 sıra gerileyerek 79. sırada yer almışız,
* Suç oranları, şiddet içerikli gösteriler, komşu ülkelerle ilişkiler, istikrarsız politik ortam gibi alt başlıklarla belirlenen toplumsal güvenlik sıralamasında 163 ülke arasında 144. sırada yer bulmuşuz.
   İşte geldiğimiz nokta bu. Hangi konunun neresinden tutsak elimizde kalıyor ve
üzülüyoruz.
   Hani, Onuncu Yıl Nutkunda kurucu önderimiz Atatürk, Yurdumuzu dünyanın en mamur ve medeni milletler seviyesine çıkaracağız diyerek ülkemizin çağdaşlaşmaya yönelik hedefini göstermişti.
   2020 yılındayız. Cumhuriyetin 100. yılına yani 2023’e de üç yılımız kaldı. Bütünüyle gelişmiş çağdaş bir Türkiye istemez miyiz? İstemek zorundayız. İyi dileklerimiz geleceğimiz için. Bu nedenle “sürdürülebilir kalkınma”yı ve “uygulanabilir plan”ı içeren “Ulusal Gelişme Planı”nına ihtiyacımız vardır. Demokrasi ve hukukun üstünlüğü, ekonomi, eğitim, dış politika, liyakat, kurumsal işleyiş ve toplumsal barış konularındaki ilerleme ancak bu yolla sağlanabilir.
   Yaşayacağımız bütün günlerimiz aydınlık olsun.
   İletişim: bilgesay.haluk@gmail.com



Bu yazı 493 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI