Bugun...

Gökhan ÇANTAOĞLU
DEĞİŞİM RÜZGÂRI
Tarih: 11-04-2019 12:30:00 Güncelleme: 11-04-2019 12:30:00


   Şehrimizde yerel seçimlerin galibi tahminlerin daha altında bir oyla da olsa Cumhur İttifakı oldu.
   Belediye başkanlığı makamına ise yıllardır tanıdığımız Memduh Büyükkılıç geldi.
   Yeni yönetim seçim öncesi sanat ile iç içe, daha kültürel ve daha kolay yaşanabilir bir şehir vaat etti. Bu vaatlerin gerçekleşmesini güzel şehrimizin sanat ile iç içe olmasını heykel ile tablo ile müzik ile her köşesinin buluşmasını canı gönülden temenni ediyorum.
   Daha önceki dönemlerde yeşilini yavaş yavaş kaybeden şehrimizin millet bahçeleri ile daha yeşil bir şehir haline gelmesini umut ediyorum. Uzun yıllardır şehrin merkez ilçesini yöneten Memduh Büyükkılıç’ın yönetimsel olarak değişime gidip gitmeyeceğini merak ediyorum. Çeyrek asra yakın Mehmet Özhaseki tarafından yönetilen ve bir model haline gelen yönetim biçimi Mustafa Çelik döneminde devam etmişti. Memduh Büyükkılıç başkanlığında Özhaseki modeli yönetim devam mı edecek yoksa bir değişim rüzgârı mı şehri etkisi altına alacak?
   O Odada Gözüm Kalmıştı
   Henüz ortaokul öğrencisiyken Melikgazi Belediyesi’nin bence en güzel işlerinden biri olan Çocuk Meclisi’nde kurs görmekteydim. Hem konuşkanlığım hem de çocuk meclisinde en çok vakit geçirenlerden biri olmam sebebiyle yılda bir kere yapılan belediye başkanı ziyaretine beni sözcü olarak seçmişlerdi. Dört beş öğrenci ve sorumlu hocamız ile Sayın Memduh Büyükkılıç’ı ziyaret etmiştik. O gün sayın başkanın odasını çok beğenmiş, başkana odanızda gözüm kaldı umarım benim olur demiştim. O da ben ne yapacağım diye sorduğunda ise Sayın Özhaseki’yi Ankara’ya göndeririz sizde Büyükşehir’e geçersiniz başkanım demiştim. Ya çocuk dürüstlüğü ya da tesadüf Özhaseki önce koltuğu bırakıp Ankara’ya gitti hatta Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday dahi oldu. Memduh Büyükkılıç ise onun yerine Büyükşehir Belediye Başkanlığına geçti. Tek eksik odayı bana değil Mustafa Palancıoğlu’na bırakmış olması.
   Akif Emre’nin Hatırası
  
Yeni yönetimin aldığı ilk kararlardan birisi BÜSAM’I kapatmak oldu. BÜSAM’ın kapanmasıyla onun bünyesinde bulunan Şehir ve Düşünen Şehir dergileri de yayından kalktı. BÜSAM bünyesinde yayın yapan bu iki güzel dergi Akif Emre merhumun öncülük ettiği, ilk adımını attığı güzel bir projeydi. Sayılar çıktıkça etkisi ve kalitesi arttı. Şaşılacak bir şekilde İstanbul kitapçılarında dahi bulmak mümkündü. Bu kadar güzel ve kaliteli işi kaldırmak yerine azaltmak ya da hiç dokunmamak daha güzel olmaz mıydı? Büyük yazar Akif Emre’nin bu güzel hatıralarını feda etmek yerine onları ayakta tutmak için neden çaba gösterilmedi. Mevzu maliyeti ise dijital yayın haline getirilmesi neden düşünülmedi, oturmuş yayın bir organı kapatmak yerine ona yeni imkanlar sağlamak daha hoş olurdu.

 

 



Bu yazı 1494 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI