Bugun...

Gökhan ÇANTAOĞLU
AYASOFYA’YI UNUTMADILAR!
Tarih: 19-03-2019 10:10:00 Güncelleme: 19-03-2019 10:10:00


   Avrupa’da herhangi bir İslami gruba uzaktan yakından bağlantısı olmayan birinin yaptığı eylem İslamiyet’e atfediliyor. İslamiyet ile alakası bile olmayan kişi ve kurumların yaptığı eylemlere İslami terör adı veriliyor. Yeni Zelanda’da üzerinde İslamiyet’e ve Türklere zarar vermiş kişilerin isimlerinin yazılı olduğu bir silahla, bir Hıristiyan’ın camide ibadet eden cemaate ateş açması ise katliam, bir şizofrenlik hareket olarak anılıyor.
   Yeni Zelanda’da meydana gelen eylemin öncelikli olarak bir Hıristiyan terörü hatta intikam içeren bir Hıristiyan terörü olduğunu anlamak ve ismini koymak gerekiyor. Yeni Zelanda’da meydana gelen vahşette, teröristin kullandığı silahın üzerinde yazan isimler bir hayli ilgi çekici. Terörist silahının kabzasına ve şarjörüne; Miloş Obilic, Michael Szilagly, Dimitri Senyavin gibi Türk ordularına karşı başarı sağlamış Hıristiyan askerlerin isimlerini yazmış. Buradan da anlıyoruz ki Hıristiyan terörü İslamafobik olduğu kadar Türkofobikte.
   Rahmetli Halil İnalcık Hoca her fırsatta “Batı İstanbul’un fethini ve Ayasofya’yı hiçbir zaman unutmadı” derdi. Bugün yaşanan gelişmelere ve batının Türk düşmanlığına bakınca hocanın ne kadar haklı olduğunu anlıyoruz. Yeni Zelanda’da yaşanan vahim terör eylemini gerçekleştiren teröristin yayınladığı manifestoda Ayasofya ve Türkiye tehdit edilmekte. Bu manifesto içimizdeki Arap kültürü düşkünlerine ve sevdalılarına bir mesaj verir nitelikte. Batı dünyasında İslamiyet denince akıllarına Türk milleti gelir, İslamiyet’in kılıcı denince de akıllarına Türk askeri gelir. Endülüs Emevilerinin İspanya macerası dışında Türklerden başka Müslüman ordusu görmemiş ve tanımamıştırlar. Bu sebeple kendi milletinin önüne Arap milletini koyan ve kendini o kültüre adayanlar bilmelidirler ki batı dünyasının gözünde Türkler ve İslamiyet aynı konumdadır.
   Terör Yüzyılı
  
En son dünya savaşının üzerinden 74 yıl geçti. Dünya ardından soğuk savaş ve duvarlar ile tanıştı. Soğuk savaşlar bitti, duvarlar yıkıldı bir dönem daha geride kaldı. Sonra terör yüzyılı geldi. Günümüz tam olarak terör yüzyılıdır. El-Kaide, Hizbullah, ETA, PKK, Taliban gibi sayısız terör örgütü kuruldu ve kurulmaya devam etmekte. Bu örgütlerin birçoğu Orta Doğu’da meydana gelen karışıklığın etkileri olarak gün yüzüne çıktılar. Birbirine karşı kötü olmak istemeyen devletler, terör örgütleri üzerinden birbirlerine zarar verme yolunu seçtiler. Terör ile mücadele, topyekûn bir savaştan daha uzun, meşakkatli ve sonuçsuzdur. Bu sebeple savaşmak istemeyen ülkeler terör örgütlerinin desteklemektedirler. Terör yüzyılı içinde milliyetçi terörden, İslami teröre, Hıristiyan terörden, ideolojik teröre kadar farklı farklı sebeplerle terör eylemleri yapıldı. Adı ne olursa olsun terör mağdurun değil bütün dünyanın sorunudur.
   Bir alev topu gibi büyüyen terörün değmeyeceği, yakmayacağı kimse kalmayacağı aşikârdır. Teröre karşı top ve silahla mücadele elbette gerekli ama bilinçle, eğitimle, sorunun kökenini çözerek mücadele etmek daha kalıcı ve gerekli olandır.

 

 

 



Bu yazı 2280 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI