Bugun...

Esra BOYRAZ
YORGAN MI KALDI?
Tarih: 21-09-2018 10:08:00 Güncelleme: 21-09-2018 10:08:00


   Ülke olarak zor bir ekonomik süreçten geçiyoruz. Dış siyasi saldırılar ve ekonomik sebeplerden dolayı değeri artarak değişen ve dalgalanmanın sonunun gelmediği döviz kuru karşısında TL’miz de sürekli değer kaybediyor.
   Merkez Bankasının ve hükümetin döviz kurundaki dalgalanmayı azaltmak için aldığı ekonomik tedbirler saatlik ya da günlük etki yapıyor.
   Döviz kurundaki dalgalanmayı fırsat bilerek hammaddesi ithal olsun yerli olsun birçok üretici firma ürünlerine zam yapıyor. Marketlerde arkanıza dönmeden zamlı etiketler yapışırken, gizli zamların, gramaj eksiltmelerin, ürünleri stoklama yapmaların ardı arkası kesilmiyor.
   Birde yeni eğitim-öğretim hayatı da bu hafta başlayınca gerçekten aileler ne yapacaklarını, nereye nasıl yetiştireceklerini şaşırmış haldeler. Uzmanlarımız ayaklarımızı yorgana göre uzatmamız gerektiği hakkında demeçler veriyor vermesine de ortada ayak uzatacak yorgan kalmadı.
   İnsanlar aç aç dolaşır hale geldiler.
   Bir devlet anaokuluna giden öğrencinin kırtasiye masrafı en az 300 TL tutuyor. Ailenin tek çocuğuysa pek dokunmayabilir belki ama aileden iki- üç çocuğun okula gittiğini kırtasiye, yol, yemek, giyim masraflarını düşünün.
   Birde tek maaşlı işçi ailesiyse…
   Ne kadar zor bir ebeveyn olarak bir çocuğun ihtiyaçlarını karşılayamamak, bir çocuğa yetememek…
   Televizyon kanallarında her şeyin güllük gülistanlık göründüğüne, dizilerle, saçma sapan programlarla uyutulduğunuza bakmayın. İnsanlar işlerinden çıkarılıyorlar, formaliteden asgari ücret yatırıldığı gösterilip daha az ücretlerle çalıştırılıyor, fabrikalar teker teker kapanma noktasına geldiler ya kapanıyor ya da sınırı zorluyorlar.
   Ülke olarak ürettiğimiz ürünler her geçen gün azalırken üretemediğimiz ürünler artıyor. Birçok üründe kendimize yetemez durumda kalıyoruz. Teknolojiden tutunda etten, tarım ürünlerinden çıkın. İthalat artarak ivme kazanırken ihracatımız düşüyor.
   Sosyal medyada alay konusu hale gelen bir kâğıt üretiminde bile kendimize yetemez duruma geldik. Her fabrikayı ya kapatıyoruz ya satıyoruz, yeşillikleri yakıp beton dikiyoruz. Sonra fahiş fiyatlardan kâğıt alabildiğimiz için kitap basamaz, gazete- dergi yayınlayamaz hale geliyoruz.
   Bu ekonomiye gazetelerin de ne kadar dayanacağı meçhul. Bu gidişle ya sayfa sayılarını düşürecekler, ya işçi çıkaracaklar ya da kapanacaklar. Okumayan bir insan, araştırıp- sorgulamayan bir nesil bizleri bekliyor.

 



Bu yazı 907 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI