Bugun...

Esra BOYRAZ
PARKLAR YEMEK YEME YERİ DEĞİL
Tarih: 03-03-2017 11:26:00 Güncelleme: 03-03-2017 11:26:00


   Güneşin kendini göstermesi, havaların ısınması ile aileler çocuklarını sokağa çıkarmaya başladı. Kış mevsimi boyunca evde oyun oynayan çocuklar şimdilerde parklarda enerjilerini atmaya, arkadaşlarıyla oyun oynamaya başladı.
   Sevgili ebeveyenler her şeyin bir kuralı, bir yordamı olduğu gibi parklarda oyun oynamanın da yordamı var. Parklar çocukların özgürce oyun oynayacağı, koşup zıplayacağı, enerjilerini atacağı etkinlik alanı.
   Yemek yeme yeri değil!
   Neden böyle diyorum. Çünkü her ebevyenin elinde bir poşet. Poşetin içinde zararlı yiyecek-içecek adına ne ararsan var. Parklar amacından çıkmış abur cubur yeme-içme yerine dönmüş durumda. Başımı ne yöne çevirsem elinde abur cubur yemeye çalışan bir çocuk.  Yiyen çocuğa bakıp yutkunmaya çalışan başka bir çocuk. Sonra da aileler bu çocuk neden bu kadar şişman ya da evde hiç yemek yemiyor söyleminde bulunuyorlar.
   Daha bebekken ilk ek gıdaya başlama sürecinde başlıyor ailelerin yanlış tutumları. Yoğurdu yemiyorsa şeker döker içine, emziğini şekere-reçele batırır verir, mamasının içine hazır bisküviler katar. Sonra da bu çocuk yemiyor ya da şekeri çok seviyor olur. Damak tadını neye nasıl alıştırırsak o şekilde gelişip, ilerlediğini hesaba katmazlar. Sonra da çocukları daha küçükken şeker bağımlısı, obezite yapar çıkarız.
   Tabii ki her ailenin çocuğunu istediği gibi yedirme özgürlüğü vardır ama evinde!
   Çocuk parkları piknik alanları değildir. Abur cubur yiyen bir çocuğu görüpte kendisi de yemek istemeyen bir çocuk yoktur. Bu durumu sırf sağlıklı çocuklar adına da düşünmemek gerekir. Şeker hastası, gıda alerjisi, çölyak hastası, diabeti gibi çeşitli sağlık sorunları olan çocuklarında parka geldiğini hesaba katmak gerekir. Ailelerine sormadan ikramda bulunulduğu zannedilerek verilen bir çikolata, bisküvinin içindeki zararlı madde çocuğa ciddi zarar verebilir.
   Bu zararın ne olduğunu anlamayan bir çocuk için istediği yiyeceği başka bir çocuğun yiyip kendisinin yiyememesi de çok vahim bir durumdur. Aileler çocuklarının sağlığını düşündükleri için sırf bu yüzden çocuklarını parka götüremez duruma geliyor. Kimse kimsenin oyun oynama özgürlüğünü elinden almamalı.
   Bu parklarda her yaştan, her gelir seviyesinden çocukların oynadığını da unutmamak gerekiyor. Her aile çocuğunun her istediğini alabilme imkânına maalesef ki sahip olamıyor. Ya da o an çocuğun istediğini alacak parası olmayabiliyor. Çocukların gözünün önünde yenen bir dondurma, muz, cips, çikolata başka bir çocuğun canının çekmesine yol açabiliyor. Neden bir çocuk ailelerin sorumsuzluğu yüzünden mutsuz olsun, kendini eksik, kötü hissetsin. Geçmişte ne güzeldi kimse kimsenin yanında yemek yemezdi. Canı çekebilir düşüncesi hâkimdi. Olan var olmayan var denilirdi. Acıktığın zaman evde hemen ekmek arası birşey yer parka tekrar gelirdin. Şimdilerde ise yiyecek bile gösteriş olmuş. Yenilen yiyecekler adeta insanların gözüne sokuluyor. İnsanları uyarmaya kalktığın zamanda senden suçlusu olmuyor. Sen evde istediğin abur cuburu yedir, asitli içeceklerden içir bizi ilgilendirmez. Ama bunu sokakta çocukların gözüne soka soka yapma!
   Dikkat edilmesi gereken diğer konu ise ailelerin çocuk parklarında otururken yedikleri çekirdek kabuklarını yere atmaları. 2-3 yaşındaki çocuklar etraflarını keşfettikleri için meraklarından her şeyi ağzına alıyorlar. Keza sakızlar da öyle. Ayaklarına yapışıyor. Yine cam şişeleri de yere atılıp kırılmış şeklinde karşımıza çıkıyor. Düştüklerinde dizleri neden yırtılsın ki. Çocuklarımızın oynadıkları oyun alanları neden pis olsun ki! Çöpleri çöp kutusuna atmak varken.
   Anneler, bakıcılar, anneanneler, babaanneler, her kim çocuklarını parka getiriyor ise dikkatli olmalı, duyarlı olmalıyız. Yiyecek içeceklerinizi parka getirmeyelim. Zaten hepsi ambalajlı, sağlıksız ürünler. Evde yedirin. Evimizi nasıl temiz tutuyor isek sokakları parkları da aynı şekilde temiz tutmalıyız.
   Unutmayın!
  Parklar yemek yeme yeri değil, oyun oynama yeridir.

 

 

 

 



Bu yazı 1328 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI