Bugun...

Esra BOYRAZ
HES Mİ PES Mİ?
Tarih: 10-08-2018 10:26:00 Güncelleme: 10-08-2018 10:26:00


   Ordu’nun Ünye ve Fatsa ilçelerinde etkili olan yağışlar sonucu büyük hasarlar oluştu.
   30 ton fındık selle birlikte Karadeniz’e aktı. Akan fındıklar denizde adeta fındık adası oluşturdu. Sahil yolunda heyelanlar meydana geldi, yolun bir şeridi yok oldu. Köprüler yıkıldı. Sel felaketinin tek sevindirici yanı can kaybının yaşanmaması oldu. Bazı ev ve iş yerlerini su bastı. Maddi hasar ise büyük oldu.
   Sel felaketinden en çok fındık üreticileri etkilendi. Fındık toplamak kolay iş değildir, sabır ister, emek ister. Düşünsenize emeğiniz, göz nurunuz, kazancınız bir anda yok olup gitti. Devletimizin maddi kayıpların karşılanacağı sözünü vermiş olması ise üzüntüyü bir nebze azaltmaya yetti.
   Aslına bakarsanız bu sel felaketi bağıra bağıra geliyor ama insanlar üç maymunu oynadıkları için görmek istemiyorlar. Doğa nasıl mı avaz avaz bağırıyor?
   Ağaçlar kesiliyor. Yeşil doğanın yerine beyaz betonarme yapılar kaplıyor. 
   Sahiller taşla dolduruluyor.
   Dere ile deniz arasına set çekiliyor. 
   Dere yatakları ıslah edilerek daraltılıyor.
   Yeşil Yol projesiyle yaylalar talan ediliyor.
   Baraj ve HES’ler doğanın doğasına aykırı bir hal alıyor.
   Sonuç mu? Sonuç sel, heyelan, afet…
   Köprüler, yollar, binalar elbette güzel ama doğanın düzeni bozulmadığı müddetçe güzel.
   Doğanın dengesi bozulduğunda doğa tekrar kendine bir denge kurmaya çalışıyor.
   Her ilin kendine ait bir büyüsü vardır. Zaten büyük şehirlerde her yer beton, taş yığını. Bırakın şehirdeki rahatlığı, konforu bulamayın.
   Bırakın Karadeniz kendisine ait doğasıyla, deresiyle, deniziyle kendine ait kalsın.
   Birbirine benzeyen yapılar yapılmasın.
   Karadeniz’e gittiğinizde doğanın muhteşemliği ruhunuzu sarıversin.
   Yeşili yok etmek yerine ağaçlar dikerek doğayla başa çıkabilirsiniz. Doğa ile savaşmak yerine doğaya dönmeyi deneyin.
   O zaman stresinizin azaldığını, hastalıklarınızın yok olduğunu, afetlerin olmadığını görürsünüz.

 



Bu yazı 624 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI