Bugun...

Ayhan GÜLSOY
TİYATRO
Tarih: 12-04-2019 12:28:00 Güncelleme: 12-04-2019 12:28:00


   Ankara’ya, İstanbul’a ne zaman gitsem, bir oyun izlemeden dönmem. Tercihim genellikle Devlet Tiyatroları olur. Özel tiyatroların sergilediği nitelikli yapıtları da kaçırmak istemem. Ankara'da AST’ta izlediğim Uğur Mumcu'nun ölümsüz yazılarından oluşan “Sakıncalı Piyade’'yi, İstanbul'da Dostlar tiyatrosunda izlediğim “Şili'de Av"ı nasıl unuturum.
   Kenter tiyatrosundaki Müşfik Kenter’in, Yıldız Kenter'in oynadığı Necati Cumalı'nın “Yürüyen Geceyi Dinle” adlı oyununu, kardeşim İlhan Nevzat ile Ankara’da izlemiştik. Yıl 1978’di.
   1982 yılında yazdığım “Gevher Nesibe Sultan”, Erciyes Üniversitesi Sağlık Meslek Lisesi öğrencileri tarafından sahneye kondu. Yapıt beğenilince, dönemin Rektörü Hüseyin Sipahioğlu, TRT yetkililerine çekim yapmalarını önermiş, TRT ekibinin de beğenmesi üzerine, oyunun on dakikalık özeti, 1982 Mayısında TV’de gösterilmişti.
   Tiyatroyla ilişkimiz değil demek ki...
   * * *
   Namık Kemal der ki, “Tiyatro faydalı bir eğlencedir” Hürriyet ve vatan şairimizin “Vatan Yahut Silistre” adlı yapıtı1 Nisan 1873'te sahnelendiği zaman yer yerinden oynar. İzleyiciler oyunda vatan sevgisini, vatanın değerini görür. Hürriyet aşkıyla kavrulur.
   Almanlar, İkinci Dünya Savaşı'nda mahvolmuştur; savaş biter bitmez ilk işlerinden biri tiyatro binalarını onarmaktır. Derler ki, “Tiyatrosu olan bir ülkede kötülükler sürüp gitmez.”
   * * *
  
İstanbul Büyükşehir seçim sonuçlarından sonra gelişen olaylara bakınca, sanki bir tiyatro izliyor gibiyiz. Soluk soluğa, merak içinde izleyiciler. Sahneye girenler, çıkanlar. Yeni oyuncular, yeni replikler... Dün, kazanmak için bir oy yeter, diyen aktörler, bir sonraki sahnede, ‘on üç bin oy yetmeeezzz!’ diyorlar. Aynı seansta oluyor bunlar. Komedi mi izliyoruz, trajedi mi, anlayabilmiş değiliz. Tam bir dram bu... İçinde hem komedi var, hem de trajedi...
   * * *
   Her oyun biter. Kimi piyesler tek perdeliktir, kimi iki ya da üç... En uzun oyun bile birkaç saat içinde son bulur. İstanbul seçim oyunları da bitecektir. Ama belleklerde bıraktığı iz; onlarca, yüzlerce yıl silinmez. Kılıç yarası gibi; izi kalır, baktıkça acı verir.
   1946 seçimlerini savunabilen bir Allah'ın kulu var mı çevrenizde?“Açık oy, gizli sayım" ile seçim kazananların çocukları, bugün en büyük ıstırabı çekmekteler...
   Kör topal da olsa bir demokrasimiz var; gelin bunu koruyalım.  Seçmen, attığı oyun sayılmayacağını, egemen güçlerin sonuçları beğenmediğinde seçimi yenileteceğini düşünürse; eyvah, eyvah; hepimiz yanarız. Demokrasi yanar!
   Asıl trajediyi o zaman izleriz!
   (Dün akşam izlediğim “Karmakarışık" adlı oyunu sevdim. Tüm oyuncular göz doldurdu. Ama birkaç oyuncu vardı ki, gecenin yıldızıydılar. Yönetmeni ve tüm oyuncuları kutlarım.)

 

 



Bu yazı 705 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI