Bugun...

Ayhan GÜLSOY
SANATÇI VE SİYASAL İKTİDAR
Tarih: 14-05-2019 10:07:00 Güncelleme: 14-05-2019 10:07:00


Siyasal iktidar, sanatçıların karşıt görüş belirtmelerine pek bozulmuş. Bugüne kadar onlardan böyle bir tavır görmedikleri için, parti yöneticilerinin canları fena sıkılmış. Sanatçıların, AKP iktidarının hiçbir yanlışına karşı çıkmayışları, ağızlarını açmayışları tuhaftı. Asıl kafa karıştıran durum, kendini ‘sanatçı’ kertesine koyup da, siyasal iktidarın güdümünde yürümeleriydi! Odun kırıcının hınk deyicisi adamdan ‘sanatçı’ olur mu hiç?
   * * *
  
 İnsan, mağara duvarlarına resimler çizerek derdini anlatmaya başladığından beri, sanat var... Oysa AKP, on yedi yıllık bir parti. İnsan ömrünün dörtte biri, beşte biri eder, az değil bu süre ama insanlık tarihi için denizde bir damla bile değil. AKP, sanatçıların muhalefet etmesini anlamakta zorluk çekiyor. Hatta aba altına saklama gereği duymadan, onlara sopa gösteriyor.
   * * *
  
Atatürk'ün sözüdür: ‘Sanatçı, ışığı alnında ilk hisseden adamdır’  Sıradan insan değildir. Sanatçının gücünü anlamak için, sanatın ne olduğunu bilmeli önce.
   Sanat; insanı yontar, arıtır, ayıklar. Bencillikten, kabalıktan kurtarır. Eğriyi, doğruyu ayırt eder; ileriyi, daha güzeli gösterir... Ruhları eğitir, insanları barıştırır, uzakla yakını buluşturur. Bu etkinliklerin öznesidir sanatçı. Elindeki fırçayla, flütle, kemanla, taşa verdiği desenle, sesinin tınısıyla, vücut diliyle sanatını öylesine sergiler ki; biz onları hayran hayran dinleriz, izleriz.  Şiir, hikaye, roman gibi yazılı bir yapıt koydularsa ortaya, onları okurken içten içe haz alırız; büyüdüğümüzü, geliştiğimizi hissederiz. (Kimlere sanatçı deyip dememe konusu, ayrı bir konu. Burada sözü edilen sanatçı, o kavramı hak etmiş olanlardır.)
   * * *
  
Şimdiye dek ‘sanatçı’ların AKP gibi bir siyasal iktidara destek vermelerine şaşırmak gerekir! Bunca kibire batmış, toplumun yarısını dışlamış, en ağır sözlerle insanları yaralamış bir siyasal iktidara,’sanatçı’ gülücük dağıtıyorsa; o kişi ya sanatçı değildir; ya da onun derdi başkadır. Belediyelerdeki savurganlığı, partizanlığı görmemezlikten gelebilir mi sanat adamı? Kötü giden işlere alkış tutabilir mi?
   Sanatçı; gördüğü haksızlık karşısında susamaz; içindeki estetik duygusu, merhameti, vicdanı susmaz... İsyan eder. Zekâsı, sezgisi, sevgisi, doğaya saygısı; izin vermez haksızlığa, zulme, baskıya, şiddete. Kötülükler karşısında hırçındır, asidir. Boyun eğmez, kimseye eyvallah etmez. Hak bildiği yolda, yalnız yürümeyi göze alabilen adamdır sanatçı...
   * * *
  
Siyasal iktidar sahiplerinin yapacağı tek şey: oturup düşünmek! Kendilerine iki soru sormak...
   O soruların yanıtını bulurlarsa, kaybettikleri anahtarı yanlış yerlerde aramaktan, sanatçılarla uğraşmaktan kurtulurlar. İşte o iki soru:
   - Nerede yanlış yaptık?
   - Neden kötü yönetiyoruz?

 



Bu yazı 737 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI