Bugun...

Ayhan GÜLSOY
DOĞDUĞU GİBİ ÖLMEK
Tarih: 10-09-2019 09:45:00 Güncelleme: 10-09-2019 09:45:00


Bir televizyon kanalındaki söyleşi programında, felsefe profesörü Ahmet Arslan’dan duyduğum söz hoşuma gitti. Üzerinde durmak gerekir.
   Diyor ki Arslan: “Bazı insanlar doğduğu gibi ölür.”
   Üstünü kazımalı bu sözün...
   * * *
   Sokrates, “Sorgulanmayan hayat, hayat değildir,” der.
   Doğduğu gibi ölenler de hayatı asla sorgulamayanlar değil mi? Sorgulasa, insanoğlu doğduğu gibi ölmekten kurtulacak; ama yapmıyor! Çünkü sorgulamak, hele kendi hayatını sorgulamak kolay değil... Bazı din adamlarının felsefeden hoşlanmama nedeni budur. Sormak, sorgulamak, karşı durmak rahatsız eder çoğu insanı; hele din adamlarını...“Çok dalma felsefeye, gidersin vesveseye" demeleri boşuna değil...
   * * *
   Geçenlerde bir arkadaşım sordu:
   -Haklı mı çıkmak istersin, mutlu mu olmak istersin?
   Ben yanıt vermeden, o, kendi düşüncesini söyledi. Haklı çıkmak yerine mutlu olmayı tercih ettiğini dile getirdi. Oysa ben, “haklı çıkayım da, varsın mutsuz olayım” diyenlerdenim. Mutluluğu çok önemserse insan,  giderek onun esiri olur. Mutluluğu her şeyden değerli görenler, bir süre sonra mutluluk uğruna kimi değerlerinden vazgeçmek zorunda kalabilir.
   Hakikatin peşinde koşmak, zahmetlidir, belki tehlikeli de olabilir. Ama saygınlığı başkadır, değeri yüksektir.
   * * *
   Doğduğu gibi ölmek istemeyenler, taşın altına elini koymak zorundadır. Ülke nereden nereye gidiyor; dünya nasıl dönüyor, çevrede neler olup bitiyor; insan nereden geldi, nereye gidiyor?
   Yeryüzüne bir çentik atabiliyor musun, yarına bir şey bırakabiliyor musun? Bu sorulara olumlu yanıt verebilen insan, doğduğu gibi ölmeyecektir. Dünyanın sırtındaki ceketi bir ucundan çekebilmiş, “ben de varım burada" diyebilmiş insanlar, kendi heykellerini dikip giderler...
   * * *
   İnsanın kendi heykelini dikmesi zor değil.
   Yaşamı boyunca eğriye eğri, doğruya doğru diyebilenler; aklın özgürlüğüne, yaratıcılığına sahip çıkanlar; zalime boyun eğmeyenler; hem kendi heykellerini yapıp giderler, hem de doğdukları gibi ölmekten kurtulurlar...
   Doğum ve ölüm tarihi arasına konan o küçük çizgide saklıdır hayatın sırrı. O çizgiyi anlamlı ve uzun ömürlü kılmak ise herkesin kendi elinde...

 



Bu yazı 760 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI