Bugun...

Ayhan GÜLSOY
MEHMET ÂKİF VE ABDÜLHAMİT
Tarih: 18-02-2020 09:48:00 Güncelleme: 18-02-2020 09:48:00


   Son yıllarda İkinci Abdülhamit “sevgisi" göklere çıktı. Sevgi değil; Abdülhamit üzerinden toplumun aklını çelme çabası bu. Devletin kurucu önderine sahip çıkan, onun yolunda yürüyen halkı Abdülhamit güzellemeleri ile şaşırtmak.
   Güya, millet diyecek ki:
   -Vay be, biz hiç tanımamışız Abdülhamit'i; meğer ne büyük bir sultanmış da, bize anlatmamışlar; cumhuriyeti kuranlar unuturmuşlar “Hünkârı...”
   * * *
   Tarih bilmeyen, Osmanlı siyasi tarihinden habersiz insanlar, TRT'nin Abdülhamit dizisindeki Hünkârı  tanıdıkça,  ağzı açık kalacak öyle mi?
   Burnunun dibindeki Sakarya Zaferini, Dumlupınar zaferini görmeyenler; 1916'da, Birinci Dünya Savaşı içinde, Irak Cephesinde Osmanlı askerinin Kut'ülAmare'de gösterdiği geçici başarı ile övünüp durmuşlardı. İngiliz askerlerini esir alan Osmanlı ordusu, bir kaç ay sonra İngilizlerin karşı saldırıları ile yenilmiş, geri çekilmişti, o kadar! Buydu Kut'ül Amare dedikleri zafer(!)
   * * *
   Abdülhamit övgüsünün ve hayranlığının altında yatan asıl düşünce de; laik Türkiye devletini kuranların karşısına, birilerinin“kendi kahramanlarını"  çıkarma çabasından başka bir şey değil...
   Tanzimat’la başlayan yeni düzenlemeler Abdülhamit döneminde de sürdü. Okullar çoğaldı. İlkokul, ortaokul düzeyinde Rüştiye ve idadiler yaygınlaştırıldı.  Zanaat ve ticaret öğreten okullar açıldı. Kurtuluş Savaşını yöneten, devleti kuran kadroların tamamı Abdülhamit döneminin okullarında öğrenim gördü; hepsi yurtsever, hepsi iyi yetişmişti... Harbiye, Tıbbiye, Mülkiye gibi okullarda iyi eğitim verildi...
   Fakat...
   * * *
   Abdülhamit döneminde Karadağ, Sırbistan ve Romanya'ya tam bağımsızlık ve toprak verildi. (1878) Kars, Ardahan, Batum Rusya'ya bırakıldı. Kıbrıs'ın yönetimi güya geçici olarak İngiltere'ye bırakıldı. Bosna Hersek'in yönetimi Avusturya'ya verildi (1879). Fransa, Tunus'a el koydu (1881). İngilizler Mısır'ı işgal ettiler.(1882). Osmanlı Devletinin ekonomi ve malī bağımsızlığını yok eden Düyunu Umumiye, alacaklı devletler tarafından kuruldu (1881). “Hünkar” 1876 Anayasasını hiçe saydı. Meclisi feshetti. Otuz üç yıl süren padişahlık döneminde, birbirlerini gözetleyen, ihbar eden jurnalcileri ve muhaliflere yönelik baskıları ile tarihe geçti...
   * * *
  
Biz en iyisi Mehmet Âkif’e, İstiklal Marşımızın şairine kulak verelim. Abdülhamit için neler yazmış, bakalım:
“Gideyim, zâlimi ikaz edeyim, isterdim.
   O, bizim cami uzaktır, gelemez, mâni ne?
Giderim ben, diyerek, vardım onun camiine.
   Kafes ardında hanımlar gibi saklıydı Hamid
Koca Şevketli, hakikat budur etmezdim ümid
   Belki kırk elli bin askerle sarılmış yıldız;
O silahşorlar; o fesli herifler sayısız.
   Neye mâl olmada seyret, herifin bir namazı
Sade altmış bin adam kaldı namazsız en azı”

(Mehmet Âkif Ersoy, Safahat, sh. 417, MEB Yayınları, 1996)
   İletişim: ayhangulsoy1@gmail.com

 

 

 

 

 



Bu yazı 1181 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI