Bugun...

Ayhan GÜLSOY
“DOKUNMA” “NOKTASINDA”
Tarih: 12-02-2018 10:50:00 Güncelleme: 12-02-2018 10:50:00


   Siyasetçiler gün geçtikçe, daha az sözcük ve kavramlarla konuşur oldu. Mademki politikacının en önemli aracı dildir, o halde onu iyi kullanması gerekmez mi? Dil becerisi, anlatım zenginliği olmadan neyi anlatacaksınız? Ülke yönetimine soyunmuş, işin başına geçmiş siyasetçilere bakın, öylesine kısır ki sözcük dağarcıkları... Okumuyorlar çünkü. Çoğu;  sanat, edebiyat, felsefe eserlerine elini sürmemiş. Hele bazıları var ki; ne doğru dürüst roman,  hikâye okumuşlar, ne birkaç şiir ezberlemişler. Tarih bile okumamış bazıları; yakın tarihi, cumhuriyet tarihini hiç bilmeyen siyasetçiler var. O yüzden siyasi tartışmalar, atışmalar çok sığ; nükteden, espriden yoksun yapılıyor. Siyasetin oyun kurucularından aklınızda kalan çarpıcıbir espri var mı belleğinizde?
   Edebiyat, felsefe eserleri okumadan dilinizi geliştiremezsiniz.“Yürü ya kulum" denildiği için siyaset dünyasına atılmış, anlı şanlı politikacı görünümlü o kadar çok insan var ki... Türkiye sahte şöhretler cennetidir.  Bulunduğu yeri, kazandığışöhreti haketmeyenlerin ortalıkta cirit attığı bir ülke...
   * * * * *
  
Siyasetçilerin dilinde bir ‘dokunmaktır’ gidiyor... Halka ‘dokunmak’ gerekirmiş. Yani halkın sorunlarına eğilmek, onların dertleriyle ilgilenmek, sorunlarını çözmek, onlarla kaynaşmak, iç içe olmak, vs... Anlatmak istediklerini dile getirmek için Türkçede bir yığın söz olduğu halde, ille de “dokunmak."  Oysa “dokunmak”çoğu kez dokunur insana, iyi gelmez bazen! Yemeğin acısı fazladır, mideye dokunur. Biri ters bir laf eder, dostuna dokunur. Mevsim kıştır, soğuk hava dokunur.
   Bazen de “değinmek” anlamında işimizi görür, dokunmak. Kürsüdeki politikacı şehrin sorunlarına dokunur. Köşe yazarı, ülkenin sorunlarına dokunur...
   Kayseri Hakimiyet gazetesinin önceki sahibi rahmetli Hüseyin Topçuoğlu, canını sıkan bir olayla karşılaşınca, ya da birine bir haksızlık yapıldığını görünce; olayı gelir bize aktarır, ardından da eklerdi:
   -Ayhan bey, şu konuya  tokansan!..
    * * * * *
  
Bir de “nokta” var...
   “Noktasında" demekten kendini alamıyor çoğu siyasetçi. Gerile gerile, büyük konulara değinmenin verdiği havayla anlatıyor. Eğitim noktasında, TEOG noktasında, referandum noktasında, aile noktasında, yolsuzluk noktasında, rüşvet noktasında, enflasyon noktasında, Suriye noktasında, seçimler noktasında diyerek konuya giriyor...
   Oysa aynı anlamı verecek onlarca söz kalıplarımız var ama kullanacak adam hani?
   Günümüz siyasetçilerinin kaç sözcükle düşünce açıkladıkları araştırılsa, ilginç sonuçlar çıkar karşımıza.
    Nokta.
   * * * * *
   Yine yandı ciğerimiz. Bu ateş, yalnızca düştüğü yeri değil; Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olmanın, bu milletin bireyi olmanın onurunu taşıyan hepimizin ciğerini yakıyor...
   Dün on bir şehit verdik. Tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Suriye’de çarpışan kahraman askerlerimizi saygıyla, minnetle selamlıyorum.

 

 

 

 



Bu yazı 200 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI