Bugun...

Ayhan GÜLSOY
DİN ve VİCDAN
Tarih: 04-12-2018 11:09:00 Güncelleme: 04-12-2018 11:09:00


Bıyıkları yeni terleyen delikanlı yurt ve dünya sorunlarıyla ilgilenmeye başlarsa, toplumdaki haksızlıklardan rahatsız olur. Yeryüzündeki çarpıklık, sömürü düzeni ona dokunur. Haksızlık ve zulmü bitirmek ister. Ülkesini yalanla dolanla yöneten herkesi düşman bilir. Sömürü çarkı canını yakar, uykularını kaçırır...
   Delikanlının solculuğa adım attığı an, o andır...
   * * *
   Marks, Lenin, Mao; emperyalizm, kapitalizm, materyalizm, diyalektik; burjuva, proletarya, artı değer; ekonomi politik, sosyopolitik gibi adlar, kavramlar, delikanlının zihnini meşgul etmeye başlar. KarlMarks'ın binlerce sayfa ekonomi, sosyoloji, felsefe alanında yaptığı değerlendirmeler içinde, “Din afyondur” sözü gencin gözünden kaçmaz. Afyon 19. Yüzyılda, tıpta tedavi aracı olarak da kullanılan bir şey... “Din, kalpsiz dünyanın vicdanıdır" diyen de Marks’tır; gel gör ki, yeni yetme solcunun aklında önceki söz kalır: “Din afyondur!”
   * * *
   Başka bir delikanlı da, haksızlıklardan, çarpıklıklardan rahatsızdır. Fakat yazgının bir parçası sayar eşitsizliği. Kendini ibadete vererek, ruhunu dinginleştirir. Abdest, namaz onun için ilaçtır. Hadisleri, tefsirleri okumak iyi gelir ona. Düzenle çatışmaz, başını belaya sokmaz. 
   Ülke yöneticileri ikinci delikanlıyı pek severler... Sömürüyü sorun yapmaz çünkü o,  etliye sütlüye karışmaz! Haksızlık karşısında susmanın dilsiz şeytanlık olacağını bildiği halde susmayı yeğler... Liberallerle iyi geçinir. Yükselişi kolay olur böyle delikanlıların. Ne kendi başlarını belaya sokarlar, ne de yöneticilerin başlarını ağrıtırlar...
   * * *
   Solcu genç hem kendi başını yakar, hem ailesinin... Okulun en zeki, en çalışkan öğrencilerinden biri olmasına rağmen, üniversite yarım kalmıştır, ailesinin ve kendinin hayatı alt üst olmuştur.
   Oysa diğer delikanlı, düzenle çatışmaya girmediği için, adım adım yol kat etmiş, yıllar sonra önemli görevlerin başına gelmiştir. Şimdi, kim bilir nice dev bütçeli kurumların yöneticisi, belki de tek adamıdır artık...
   * * *
  
Allah, kitap, Kuran, peygamber sözü dilinden düşmüyorsa bir adamın;  ondan hukuk ve adalet beklemek herkesin hakkı değil mi? Düzgün yöneticilerin kamu kaynaklarını doğru yerde harcaması, halkın malını koruması gerekir. Nerede, hangi kurumu yönetirse yönetsin; yetkilerini asla kötüye kullanmadan,“Allah için” çalışması gerekmez mi onların? İsraftan, görgüsüzlükten, kibirden, haksızlıktan uzak durmuyorsa siyasetçi ya da kamu yöneticisi; solcuyum dese ne olur, sağcıyım dese ne olur; namaz kılsa ne, kılmasa ne!
   Vicdandan yoksun insanın canı cehenneme!
   Vicdanın üstünü kazırsanız altından adalet çıkar çünkü  adaletin üstünü kazırsanız altından ahlâk…
   Ne demişti Marks:
 -Din, kalpsiz dünyanın vicdanıdır.
  Ya vicdan yoksa?
  Ahlâk da yoktur!

 

 



Bu yazı 216 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI