Bugun...

Ayhan GÜLSOY
KAZ(I) DAĞLARI...
Tarih: 23-08-2019 09:55:00 Güncelleme: 23-08-2019 09:55:00


   Çocukluğumda kısa mesafeli tren yolculuğum çok olurdu. Kayseri-Fehimli-Yenifakılı arasında trenle gidip gelmişliğim az değildir.
   İlkokul öğrencisi her gün bir şey öğrenir. Üçüncü sınıftan itibaren yurdunu tanımaya başlarsın. Sosyal Bilgiler dersinde, Kızılırmak'ı öğrendikten sonra; trenle ya da otobüsle Kayseri'den çıkarken Kızılırmak köprüsünün üzerinden geçmenin keyfi başkadır... Ders kitabında öğrendiğin ırmak; işte ayaklarının altında akıp gidiyor...
   * * *
   Ya Erciyes dağı... Öğretmenin haritada gösterdiği dağ, şehirden çıkarken ışıl ışıl seni yolcu ediyor; ardından bir tas su döken anne gibi... Tren kompartımanının camından başını çevirir çevirir bakarsın Erciyes'e...
   Şehre dönerken, kapıda karşılar Erciyes seni, yine ışıl ışıl, yürekten... Derin bir yurt sevgisi kaplar içini, büyümeye başladığını hissedersin. Yanında annen,  baban, deden kim varsa huzur ve güven verir sana. Özgüvenin tomurcuk verdiğini duyumsarsın, içinde...
   * * *
   Dört ve beşinci sınıflarda artık ülkenin kaç coğrafi bölgeye ayrıldığını, iklim çeşitlerini, bozkırları, ormanları, gölleri, yer altı zenginliklerini, tarihini, geçmiş uygarlıkları öğrenirsin. Öğrendikçe mutlu olursun... Tren yolculuklarında kompartımanın penceresinden dışarı bakarken, hayaller kurarsın; boş gözlerle bakamazsın artık ülkenin topraklarına...
   O yolculuklarda verimsiz bozkırlara baktığımda üzülürdüm...“Ah bu toprakların altında zengin madenlerimiz olsa, devletimiz onları yer altından çıkarsa;  kalkınmış ülkeler gibi olsak; devlet kalkınsa, halkımız mutlu olsa" diyerek hayaller kurardım.
   * * *
   Yetişkin olup da, ülkelerin politik ekonomilerini öğrenince, kazın ayağının öyle olmadığını anlar insan. Emek, sermaye, artı değer, sömürü, iktidar, çok uluslu şirketler, ideoloji gibi kavramlar hanyayı Konya'yı öğretir adama.
   AKP hükümetleri, yurdun her köşesini kazdırarak maden aratma işini pek sevdi. Uçak yolculuğu insana ıstırap veriyor. Lime lime edilmiş her yer. Özellikle ormanlık bölgelere uçaktan baktığınız zaman ormanların nasıl mahvedildiğini görüyorsunuz. Kim kazır o toprakları, hangi uluslararası şirket? Çok uluslu şirketler kimlerle işbirliği yapar? Kimlerin yüzünü güldürme amacı taşır bu işler?
   Soruların çengeli mıh gibi saplanıyor kafalara...
   * * *
   Ben çocukken bozkırların, verimsiz toprakların kazılmasını isterdim, cennet ormanların değil! İklim değişikliği, küresel ısınma, sera gazı gibi nedenlerle dünya çölleşmeye doğru giderken; ülkemizin yer altı ve yer üstü su kaynakları kururken;  üç beş altın için ülkenin ormanları talan ettirilmez!
   İşine geldiği her konuyu referanduma götürmekte becerikli iktidar partisi; kazmayı vurmadan önce, bölge insanıyla bir görüşse, referandum yapsa; belki anlar yaptığı yanlışı!
   Sahi, anlar mı dersiniz?

 



Bu yazı 888 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI